GeriMagazin Cem Yiğit Üzümoğlu: Adı gibi Efsane
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cem Yiğit Üzümoğlu: Adı gibi Efsane

Cem Yiğit Üzümoğlu: Adı gibi Efsane

Kanal D’nin yeni dizisi “Adı Efsane” kısa zamanda büyük bir izleyici kitlesine sahip oldu. Dizinin ön plana çıkan öğrencilerinden Hakan’ı canlandıran Cem Yiğit Üzümoğlu da gördükleri destekten dolayı çok mutlu. Üzümoğlu, yer aldığı diziyi “adı gibi efsane” olarak nitelendiriyor.

◊ Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Oyunculuğa nasıl başladınız?
- Oyunculuğa dair ilk adımlarımı 2012 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’na girerek attım. Tabii ki öncesinde ilgim ve çalışmam hep tiyatro alanındaydı fakat en büyük basamağım oyunculuk okumak oldu diyebilirim. Sonrasında Hindistan ve Polonya’da fiziksel tiyatro ve modern dans üzerine çalışmalar yaptım. “Adı Efsane” dışında bir yandan da “Troas” adlı uluslararası tiyatro oyununa devam ediyorum.

◊ Dizide Hakan karakterini canlandırıyorsunuz, Hakan’ı bir de sizden dinleyelim...
- Bir oyuncu olarak benim görevim, elime geçen senaryoda yazan karakterimi sözü olsun veya olmasın, bütün bedenim, sesim ve aklımla ifadelendirmektir. Karakterimi sahnede veya kamera karşısından başka hiçbir yerde daha iyi tarif edemem. Umarım karaktere ve harcanan emeğe layık bir iş ortaya koyuyorumdur.

Cem Yiğit Üzümoğlu: Adı gibi Efsane


İÇİMDEKİ BASKETBOL AŞKI DİZİYLE AÇIĞA ÇIKTI

◊ Dizide basketbol takımında yer alan öğrencilerden birisiniz. Basketbol sizin hayatınızın neresinde? Sporla ilgileniyor musunuz?
- Açıkçası basketbolla seyirci olmak dışında herhangi bir yakınlığım olmamıştı. Fakat çekimler başlamadan evvel uzun bir antrenman programına başladık ve içimdeki basketbol aşkı açığa çıktı. Daha fazla maça gidip oyun kurucuların nasıl hareket ettiğini, takımın geri kalanıyla nasıl iletişim kurduklarını, takımı konuşmadan nasıl kontrol ettiklerini ve sahadaki görevlerini incelemeye başladım. Sporla ilgileniyorum, evet. Yıllarca Fenerbahçe’de yüzücülük yaptım. Sonra konservatuvar için bıraktım ama hâlâ koşu yaparım.

◊ Canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı?
- Olmaz mı! Mesela Sokrates’i canlandırmak isterim. Wolfgang Amadeus Mozart, Nazım Hikmet, Hamlet, Mephisto, Girolamo Savonarola... Anlayacağınız say say bitmez.

◊ Hayat felsefeniz nedir?
- Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Herkes gibi bir insansın ve yaşamın sana sunduğu şeylere karşı minnettar ve alçakgönüllü ol. Bireysel bir varlık olarak sen önce kendine, sonra toplumuna, sonra da insanlığa olan sorumluluklarını bilmeli ve inandığın amaç uğruna kararlılıkla mücadele etmelisin. Eylemlerinden sorumlusun. Varoluşunun en önemli özyargısı budur. Bunun için düşün, oku ve çabala.

İDOLÜM HİÇBİR ZAMAN OLMADI

◊ İdol olarak gördüğünüz birisi var mı peki?
- Fikirlerinden, duruşlarından ve kararlılıklarından örnek aldığım binlerce insan sayabilirim ama hiçbir zaman “idol” dediğim bir insan olmadı.

◊ Sette geçirdiğiniz saatler oldukça fazla. Oradaki boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Hemen kitabımı açarım.

◊ Son olarak “Adı Efsane” ve Hakan fanlarına neler söylemek istersiniz?
- Kendi adıma ve ekibimiz adına herkese canıgönülden teşekkür ederim. Bizi sakın kaçırmayın demeyeceğim çünkü bunu sağlayacak olan insanlar, biz kamera önü ve arkasındaki çaycısından oyuncusuna, senaristinden yapımcısına, görüntü yönetmeninden set amirine ve ışıkçısına kadar devasa olan bu ekiptir. Emin olun ki sizin gördüğünüz buz dağının görünen kısmı.
Saatlerce ve günlerce aralıksız süren emeğin ve sizlerin desteğiyle bugün “Adı Efsane”, adı gibi bir dizi oluyor. Sağ olun, var olun...

Cem Yiğit Üzümoğlu: Adı gibi Efsane

Cem Yiğit Üzümoğlu, dizide basketbol tutkunu öğrencilerden birini canlandırıyor. 

TiYATRO SALONU  AÇMAK iSTERiM

◊ “Bir gün mutlaka” diye başlayan bir cümleyi nasıl tamamlarsınız?
- Mutlaka bir tiyatro salonu ve bir kütüphane açmak isterim. Çok hayalim var, tiyatro bunların öncelikli olanı ve ağır basanı. Onun dışında seyahat etmek, yolda olmak benim için tutkunun da ötesinde, kendimi bulduğum zaman dilimleri. Üç yıl boyunca trenle Avrupa’da seyahat etmediğim ülke, şehir bırakmadım. Bunun dışında Asya’da, Hindistan’da bir süre bulunma fırsatı yakaladım. Artık dünyada hiç gitmediğim kıtalarda bulunmak istiyorum. Ama önce ülkemi karış karış bilmem gerekiyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle