GeriMagazin Cem doğru olanı yapmış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cem doğru olanı yapmış

Cem doğru olanı yapmış

Cem Yılmaz, Defne Samyeli ve kızları Derin ve Deren’le izlemeye gittiği Alice müzikali girişinde muhabirlerin “bir Kemal eksik” yorumuna sinirlendi ve “Kemal eksik değil, gayet tam. Kemal 6.5 yaşında saat 21.00, sence nerede olmalı?” diye cevap verdi. Konsey, ünlü komedyenin yanıtını yorumladı.

Ömür Gedik: Cem o kadar haklı ki, yine sakin davranmış ve gayet sabırla, mantıklı bir cevap vermiş “bir Kemal eksik” diye gelen yoruma. “Kemal eksik değil gayet tam” lafına da ayrıca bayıldım.

Cengiz Semercioğlu: Gece 21.00’de başlayan, 23.00’te biten bir gösteri de elbette olmayacak 6.5 yaşındaki bir çocuk. O saatte yatakta olması gerekiyor. Muhabirlerin bu soruyu sormasının nedeni ise Alice müzikalinin 8-9 yaşındaki çocukların izleyebileceği bir gösteri olması... Ama Cem oğlunu getirmeyerek ve verdiği yanıtla doğru olanı yapmış.

Onur Baştürk: Muhabirler kötü niyetli sormamış aslında. Sonuçta Alice müzikalini izleyebilecek yaşta Kemal. Cem Yılmaz fazla alınganlık göstermiş ve sinirlenmiş.

Bebeklerini reklam malzemesi yapmazlar

Fahriye Evcen ve Burak Özçivit’in doğum sonrası hastane çıkışında Karan’ın pusetinin üzerini tül örtü ile kapatmasına ne diyorsunuz? Ünlü çifte, Karan’ın yüzünün çekimi için 2 milyon TL teklif edildi haberleri doğru mu?

Cem doğru olanı yapmış

Ömür Gedik:  Karan daha doğmadan meşhur olan, hatta anne babasının açtığı hesap üzerinden bolca takipçi kazanan bebeklerden.
Farklı ve gizemli bir durum henüz anne karnındayken oluştu yani. İlk günden yüzünü görmeyi beklemiyorduk zaten. Ama tüm bu ön verilere rağmen Fahriye ve Burak’ın bebeklerini para karşılığı reklam malzemesi yapacağını düşünmüyorum. Pusetin üzerini tülle örtmelerini özellerini yaşamak istemelerine bağlıyorum.

Onur Baştürk: Tül örtüye o kadar anlam yüklemek manasız. Bebeğin yüzünü gizlemek istemişler, işte bu kadar basit. Onun dışında bebek için açılan hesapları, gelen -gerçek ya da hayali- teklifleri olaya dışarıdan bakan bir göz olarak hayretle karşılıyorum. Bu konuda tavrım net. Elbette anası babası bilir, bizi son tahlilde ilgilendirmez, ama onlar da olayı bambaşka bir şeye dönüştürmekte katkı sahibi oldular ne yazık ki...

Cengiz Semercioğlu: Çocuklarının yüzünü göstermemek istemeleri kadar normal bir şey olamaz. Yarın öbür gün reklamda kullanırız çocuğu kaygısıyla değil bu saklama isteği, normal bir anne-baba refleksi... Ama 2 milyon TL olayı da tam bir yalan. Farkında mısınız Burak ve Fahriye’yle ilgili son bir yıldır çıkan haberlerin neredeyse tamamı parayla alakalı. Yok şu kadar aldı, şu kadar teklif edildi. Burak-Fahriye denince insanların aklına dolar işareti geliyor artık.

Gülse sinemaya ağırlık vermeli

Gülse Birsel bundan sonra televizyona 100-120 dakikalık komedi dizisi yapmayacağını açıkladı. Bir daha bu kadar uzun komedi yazarsam bu sinema filmi olacak dedi. Gülse’nin bu kararını nasıl yorumluyorsunuz?

Cem doğru olanı yapmış

Cengiz Semercioğlu: Asla olamaz çünkü Gülse Birsel bu çıkışı daha önce de yapmıştı ama sonra ekrana döndü.
Dizinin iki sezon süren yorgunluğu, sezon sonu gelmesi nedeniyle bu tür çıkışların gelmesi normal.
Ama bu sefer Gülse’nin önünde daha çok dijital platform şansı var.
Bence sinemaya ağırlık vermeli çünkü “Aile Arasında” bugüne kadar yaptığı en müthiş iş...

Onur Baştürk: 120 dakika komedi dizisi olmaz gerçekten. Gülse Birsel’in nihayet bu çıkışı yapıp TV dünyasına rest çekmesi iyi bir şey.
Hem dijital platforma yapacağı komedide daha da özgür olacak.
Ama bu olay, TV’de yeni bir dönemin başlangıcı olmaz. 120 dakikalık o diziler yayına devam eder bir süre daha.

Ömür Gedik: Her hafta 100-120 dakika, üstelik dram da değil komedi yazmak dayanılır olmasa gerek. Gülse’nin bu kararı keşke yeni bir dönemin başlangıcı olsa ama böyle bir başlangıç için bireysel değil, toplu hareket edilmesi lazım. Yani sadece Gülse değil tüm senaryo yazarları böyle bir duruş sergilemeli ki bir şeyler değişebilsin.

Birbirlerini aşağılayanlar hep popçular

Işın Karaca, katıldığı “2. Sayfa” programında İrem Derici’nin fotoğrafını görünce, “kaldırın şu canlıyı ekrandan, tahammülüm yok ona hiç” dedi. Karaca, Sedat Doğan’la evliyken İrem Derici’nin eşine evlilik teklif ettiği açıklamasında bulunmuştu. Işın’ın bu yeni çıkışı yeni bir polemiği tetikler mi?

Cem doğru olanı yapmış

Cengiz Semercioğlu: Çok çirkin yaklaşımlar bunlar. İlginçtir bu tür nefret dilini kullanan, aşağılayan, karşındakini küçük gören tavrı sergileyenler hep şarkıcılar. Özellikle de pop müziğin kadınları...
Hepsi de değil ama belli bir kesim var birbirlerine hakaret etmekten küsüp barışmaktan müthiş bir haz alıyor. Işın Karaca da bunu yapan son örnek oldu işte, hiç yakışmadı.

Onur Baştürk: Kaldırın şu canlıyı cümlesi iyiymiş ya, arada biz de kullanalım. Hakaret de değil aslında, “canlı” diyor. Güzel laf hatta... Neyse şaka bir yana, eski bir husumet ama Işın Karaca’nın kini geçmemiş belli. Hem belki de o dönem o malum yakınlaşmanın/teklifin tek sorumlusu İrem Derici değildi. Niye hep kadın tarafı suçlanıyor ki?

Ömür Gedik: Işın’ın hayli aşağılayıcı olan “kaldırın şu canlıyı” çıkışı yeni bir atışmanın fitilini ateşleyebilir.  Muhabirler İrem Derici’yi yakalayıp bunu sorduklarında ilginç bir cevapla karşılaşabilirler gibi geliyor bana.

Oyunculuk bırakılacak bir meslek değil

Müjde Ar “Bir proje teklifi gelirse kabul edemem. Oyunculuğu bıraktım” dedi. Eşref Kolçak ise “çalışarak ölmek istiyorum” derken “bizi çalıştırmayarak öldürüyorsunuz” açıklamasını yaptıktan 15 gün sonra vefat eden Fikret Hakan’ı örnek verdi. Bu iki zıt yaklaşıma konsey ne diyor?

Cem doğru olanı yapmış

Onur Baştürk: Müjde Ar’ın kafası başka. O hayata sadece oyunculukla tutunmuyor, başka uğraşları var. O yüzden oyunculuk diye diretmiyor. Ama çok acayip bir rol gelse ve bu bir sinema filmi olsa, mesela Nuri Bilge Ceylan kapısına dayansa, “Hayır” demez Müjde Ar... Çalışarak hayata tutunanlar da var ama. Oyunculuk ya da başka bir şey, çalışmadıkları an çöküyorlar.
Diğer oyuncuların kastettiği şey de bu.

Ömür Gedik: Müjde Ar’la daha geçen gün beraberdik, sohbet ettik. Gayet iyi görünüyordu, kendisine haksızlık etmesin, ondan bir şeyin geçtiği yok. Doğru bir rol gelse çok güzel olur ekranlara dönmesi. Yurtdışında yaşı çok daha ileri olan oyuncular mesleklerini yapmaya devam ediyorlar. Çalışmanın sanatçıları ayakta ve zinde tuttuğunu düşünüyorum ve bu konuda Eşref Kolçak’a hak veriyorum.

Cengiz Semercioğlu: Müjde Ar’a çok kızdım, ne demek oyunculuğu bırakmak... Böyle bir söz Müjde gibi efsane bir oyuncuya yakışıyor mu hiç? “Dizi oyunculuğunu bıraktım” desin, burada yerde göğe kadar hak veririm kendisine... Ama oyunculuğu bıraktım lafı olmaz. Yarın öbür gün bir film teklifi gelse oynamayacak mı? Oyunculuk bırakılacak bir meslek değildir. Teoman’ın müziği bırakması gibi olmuş bu...

Mazhar’a yapılan haksızlık

Mazhar Alanson’un “yoğun bakımda” haberlerine Biricik Suden’e sarılarak verdiği “ben zaten yıllardır yoğun bakım altındayım” cevabını ve “ne kadar çok ölmemi isteyen varmış meğer, o belalar size bir döner görürsünüz” cümlesini nasıl buldunuz?

Cem doğru olanı yapmış

Onur Baştürk: Evet ya, şu ünlüler hakkında çıkan “öldü”, “hastanede” asparagasları cidden çok kötü. Bir deli kuyuya bir taş atıyor, herkes sorgulamadan inanıyor. Twitter bu anlamda cehennem gibi bir yer.

Ömür Gedik: Mazhar Alanson’un “ben iyiyim” diye çektiği ilk videoda yüzündeki şaşkınlıkla karışık korkuyu izlerken çok kızdım dedikoduyu çıkaranlara. İnsan nasıl böyle bir şey yapar, kendi ya da yakınlarının başına gelse neler hisseder, hiç mi empati kurmaz! Mazhar’ın Biricik için yazdığı cümleye ise bayıldım.

Cengiz Semercioğlu: Mazhar Alanson’a büyük bir haksızlık yapılıyor. Şarkılarını bu sayfaya yazmaya kalksak sığmaz herhalde. Sosyal medya, ne yazık ki çok acımasız, herkes her istediğini yazabileceğini sanıyor. 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle