GeriMagazin Can’la ara sıra mektuplaşıyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Can’la ara sıra mektuplaşıyoruz

Can’la ara sıra mektuplaşıyoruz

“Kuzey Güney”le tanıdığımız, geçen yaz Can Bonomo’yla yaptığı evlilikle gündemde olan Öykü Karayel, şimdi yeni bir diziyle ekrana gelmeye hazırlanıyor. Perşembe akşamı Kanal D’de başlayacak “Muhteşem İkili”de Kerem Bürsin ve İbrahim Çelikkol’la kamera karşısına geçecek. Öykü’ye dizide Kerem’le yaşayacağı, gerçek hayatta Can’la yaşadığı aşkı sordum. Buyrun onun evlilik sonrası ilk röportajına...

◊ İzleyici seni “Kuzey Güney” dizisiyle tanıdı ama öncesinde tiyatro var... Tiyatrodan ekrana geçiş nasıl oldu?

- Üniversitenin son senesi Berkun Oya’nın tiyatrosu olan Krek’te, “Güzel Şeyler Bizim Tarafta” adlı oyunda oynadım. Menajerim, Ece Yörenç ile geldi oyuna bir akşam. Ece de beğeniyor beni. Sonrasında da yeni yazdığı diziyle (Kuzey Güney) ilgili görüşülüyor Ay Yapım’la. Böyle başlıyor işte.

◊ “Muhteşem İkili”nin çekimleri nasıl gidiyor?

- Güzel gidiyor. Kerem ve İbrahim çok kibar, güzel insanlar. Özge (Gürel) de çok tatlı biri, hemen kaynaştık. Kısa zamanda iyi yol kat ettik, 3’üncü bölümü çekiyoruz.

◊ “Muhteşem İkili”de güçlü bir kadın karakteri canlandırıyorsun. Öykü de güçlü biri midir?

- Bilmem. Güçlü kadın karakter nasıl oluyor? Kendi ayakları üzerinde durabilen, kimseye ihtiyacı olmadan yaşayabilen ve bunu kadın olmasına rağmen yapabilen biri mi? O zaman öyleyim.

◊ Rol aldığın “Toz” filmi Afganistan’da çekildi. Neler yaşadın orada? Orta Doğu’daki politik durumu takip ediyor musun?

- Ediyorum tabii ki ama oraya gidince anlıyorsunuz ki hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değil. Çok zor hayat orada. Biz de 25 gün kadar yaşadık o zorluğu.

◊ Bir röportajında “Çekingen olduğumu söyleyebilirim. Biri benimle iletişime geçene kadar asosyal sayılırım” demişsin. Yaptığın meslekle biraz tezat bir durum değil mi?

- Öyle gözükebilir ama aslında hiç alakalı şeyler gibi gelmiyor bana. Süleyman Turan’ın meşhur lafı var mesela bunun üstüne, “Oyunculuk mahcup insanın intikamıdır” diye. Rol yapmaktan ibaret bu meslek. Oyuncunun kim olduğu önemli değil. Ne kadar başarıyla “rol yaptığı” önemli.

Can’la ara sıra mektuplaşıyoruz

İMZA ATINCA HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMEDİ

Can Bonomo ile temmuz ayında evlendiniz. Nasıl bir aşk sizinki?

- Böyle sorulara cevap veremiyorum. Bu kadar içten şeyleri bazı insanlar sevdiklerine zor söylerken, röportajda verilecek cevap inandırıcı gelmez kimseye. O yüzden bir Can, bir ben bilelim.

◊ Evlilik nasıl gidiyor?

- Şahane. Nazar değmesin.

◊ İmza atınca ilişkide ne değişiyor sence?

- Bazıları evliliğin ne kadar zor olduğundan bahsediyor. Bu zaten ilişkinin zor bir şey olmasından kaynaklanıyor. Yepyeni bir insan giriyor hayatınıza; yıllar içinde, yeni yeni taraflarını tanıyorsunuz, öğreniyorsunuz. Bazı tarafları sizi mutlu ediyor, bazen de gıcık oluyorsunuz birbirinize. Hoşumuza gitmeyen bir şey oldu mu vazgeçme eğilimimiz var artık.

Dönüştürüp iyileştirmek yerine, aman bununla uğraşacak vaktim yok benim diyoruz. Bu zamanda ilişkilerimizi böyle yaşıyoruz artık. Dolayısıyla zor olan şey ilişki kurmak, yaşamak. Evliliğin ekstra bir zorluğu yok bence.

◊ İkinizin de sanat dünyasında olması ilişkiniz için avantaj mı dezavantaj mı?

- Zamansal birtakım sıkıntıları oluyor. Dönem dönem ikimiz de garip saatlerde çalışıyoruz. Bazen birbirimizi çok az görüyoruz. Ama onun dışında büyük avantaj tabii. Başka meslekten birinin bu ritme alışması, anlaması zor olabilirdi.

Can’la ara sıra mektuplaşıyoruz

MAKARNA DA AÇARIM TENCERE YEMEĞİ DE YAPARIM

◊ Güzel yemek yaptığını duydum, favori yemeklerin neler?

- Seviyorum yemek yapmayı. Kendi makarnamı açtığım filan da oluyor, klasik tencere yemekleri yaptığım da...

◊ Tek yumurta ikizin var, nasıl bir duygu ikiz olmak?

- Zor şey tek yumurta ikizi olmak. Çocukluktan beri ister istemez tek insan muamelesine maruz kalıyorsunuz. Birimize soru sorarlardı mesela sonra diğerimize “Sana sormuyoruz, zaten aynı düşünüyorsunuzdur” derlerdi. Bu tip şakalarla büyüdük. Hâlâ da yaşıyoruz ama eskisi kadar takılmıyoruz, alıştık artık.

◊ Çocukken annen ve baban ile kavga ettikten sonra duygularını açıklayamadığın için mektup yazıyormuşsun. Bu alışkanlığın devam ediyor mu? En son kime mektup yazdın?

- En son Can’a yazdım. Arada mektuplaşırız biz. Ama eskisi gibi kavga edip de söyleyemediğim şeyler kaldığından değil tabii.

FiZiĞiMLE iLGiLi ELEŞTiRiYE YAPACAK BiR ŞEYiM YOK

◊ “Muhteşem Yüzyıl Kösem”de Dilruba Sultan’ı canlandırdın. Dönem dizisinde rol almak nasıl bir duyguydu?

- Ben çok eğlendim “Muhteşem Yüzyıl”da. Oyun oynamak gibi geliyor bana zaten oyunculuk. O yüzden dönem dizilerindeki kostümler, dekorlar işi biraz daha enteresan ve eğlenceli kılıyor.

◊ İnternette fiziksel özelliklerinle ilgili yapılan bazı olumsuz eleştirilere rastladım. Bu yorumlar seni demoralize ediyor mu?

- Fizikle ilgili söylenilenler demoralize etmiyor beni. Değiştirebileceğim bir şey değil çünkü. İşimle ilgili olumsuz yorumları tabii ki ciddiye alıyorum. Ama o da demoralize olmak değil. İnsanın eksiklerini fark etmesine, o eksiklerin üstüne gitmesine yardımcı oluyor. O anlamda, hepsi değil ama bazı olumsuz eleştiriler önemli oluyor tabii ki benim için.

◊ Dışarıdan bakılınca soğuk ve mesafeli bir duruşun var. Gerçekten öyle misin?

- Öyle değilim aslında ama dışarıdan öyle gözüküyorum herhalde. Çok girişken değilimdir sosyal ilişkiler konusunda. Ama tanıştıktan sonra samimi ve sıcakkanlıyımdır gibi geliyor bana.

 CAN’IN EN SEVDİĞİM ŞİİRİ “DAR SOKAK”

  En sevdiğin Can Bonomo şiiri hangisi? Dizeleri lütfen...

-  “Dar Sokak”...

(...)

Hangi mâbedim bu tuzaklardan alabildiğine uzak

Uzak yani babamın evinden

Annemin eteklerinden uzak

Kimin yan ürünüydü bu olumsalda cinayetimin muhattapları

Aldım başımı elime durdum doğru, bir kuş indi yanıma kaldırdı başını baktı

Müzmin bir öyküde yitip giden mazmun

Elim vicdanımda bu kaderim ellerimden elim

Bu sokak dar sokaktı


Yorumları Göster
Yorumları Gizle