GeriMagazin Bu ceza çok saçma
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    8
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu ceza çok saçma

Bu ceza çok saçma

Seren Serengil, kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Gülben Ergen’le ilgili konuşmaya devam ettiği için 3 gün hapis yatacak. Bu da Türkiye’de bir ilk olacak. Ne diyorsunuz bu işin hapishanelere kadar uzanmasına? Bu hapis cezası Seren’i “kahraman” yapar mı?

Cengiz Semercioğlu: Türk magazin tarihinde bir ilk bu... Bir ünlü, diğeri için bir şeyler söyledi diye hapse giriyor! Olacak şey değil... Aylardır ünlülerin birbirleri hakkında uzaklaştırma kararı aldırarak kanunu istismar ettiklerini söyleyip duruyorum.
Bu kanun kadına karşı şiddetin önlenmesi için çıkarıldı ama ünlülerin elinde oyuncak oldu. Bu hapis cezası infaz edilirse kimse kimse hakkında konuşamaz duruma gelir artık. Yarın Demet Akalın da hapse girer, Seda Sayan da, Hande Yener de, Gülben Ergen de... Dedikodudan hapse giren ünlülerimiz de oldu ya, inanılır gibi değil...

Bu ceza çok saçma

Onur Baştürk: Artık bu işin saçma bir noktaya vardığını düşünüyorum. Bir programda Gülben Ergen hakkında yorum yaptı diye Seren Serengil’in hapis yatması size mantıklı geliyor mu?
İfade özgürlüğünün magazin dünyasında da olmadığının kanıtı oldu bu olay. Seren’in üç günlük hapsi onu kahraman yapar evet, ama gayet haklı olarak.

Ömür Gedik: Güzel ülkemin avukatları, hakimleri, cezaevleri bu magazin olayına meze oluyor ya, pes doğrusu. Üstelik onca tecavüzcü, sapık ve katil dışarıda dolanıyorken. Bu uzaklaştırma kararları, hapis cezaları mağdur, ezilmiş kadınlar için çıkarılan yasaların uzantısı ve gerekleri.
Bu olayda mağdur durumdaki kadınlar için çıkarılmış yasalar oyuncak haline getirildi. Bu gidişle yasaların içi boşalacak, kullanılmaz hale gelecek ve olan da yine gerçekten ezilen kadına olacak.
İkisi için de söylüyorum, bıraksınlar artık birbirleri hakkında konuşarak, atıp tutarak, mahkemelere başvurarak, hapis cezası çıkararak gündemi bu şekilde meşgul etmeyi.
Hele ki bu son hapis olayı gerçekten saçma ve çok üzücü. 

Bu ceza çok saçma

 

Nusret New York’ta tutar mı?

Nusret’in New York’taki yeni restoranı, New York Post’un yemek eleştirmeni tarafından pahalı bulundu. Sosyal medyada da Nusret’in pahalı hesap fişleri dolanıyor. Ne dersiniz, Nusret’e New York da alışır mı?

Ömür Gedik: Nusret her yerde Nusret demek ki. Fazla para verince kendini daha ayrıcalıklı hisseden Türk insanı buradaki Nusret’i doldurur belki ama parasının kıymetini bilen yabancıların aynı kafada olacağını sanmıyorum.  

Cengiz Semercioğlu:
Nusret, İstanbul’da ilk açıldığı zaman da aynı şeyler tartışılmıyor muydu? Herkes pahalı olmasından şikayetçiydi. Sonra alışıldı, kimse Nusret’in fiyatlarını konuşmuyor artık. New York için de aynısı olacaktır merak etmeyin. Çünkü Nusret öncelikle o şehre gelen turisti hedefliyor. New York’un da turistik cazibe merkezi olacaktır Nusret. Öyle ya da böyle bu adam büyük başarıya imza atmaya devam ediyor.

Onur Baştürk:
New York bir Miami ya da Dubai değil. Bambaşka bir arena. Sadece New York’a gelen turistlerle mekanı yürütmeye çalışacaktır Nusret, gerçek New York’luyu mekanına çekemez o eleştiri yazılarından sonra. Orada bu tür yazılar çok önemli. Keşke bu kadar hızlı büyümeseydi, biraz dursaydı Nusret. Hata yaptı.

Bu ceza çok saçma


Olan çilingire oldu!

Ceyda Sabah, eski eşi Coşkun Sabah’ın oturduğunu sandığı eve çilingirle birlikte baskın yaptı, ancak ev başkasının çıkınca hem Ceyda Hanım hem de çilingir davalık oldu! Bu çilingir davasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Baştürk: Çok güldüğüm bir olay. Yani bu devirde, çilingirlerle eve baskın yapmak nedir ya? Çocuk musunuz? Ne olur biri bu insanları uyarsın, “Tatlım siz yetişkinsiniz, yapmayın böyle” desin.

Ömür Gedik: Kocasıyla güven sorunu yaşayan kadınların düştüğü durumlara bak. Hangi nedenle olursa olsun, bir kadının kocasından şüphelenip ev basması, çilingir çağırması çok üzücü gerçekten de. Allah kimseyi bu durumlara düşürmesin. 

Cengiz Semercioğlu: Olan çilingire olmuş valla. “Evli misiniz diye sordum” diyor çilingir, “evet” yanıtını alınca da açmış kapıyı.
Nereden bilsin Coşkun Sabah’la Ceyda Hanım arasındaki bitmek bilmeyen boşanma, ayrılık ve tazminat haberlerini? Ceyda Hanım’ın bastığı evi Coşkun Sabah aslında yakın arkadaşına kiralamış... Yersen...

Bu ceza çok saçma

 

Şahan’ın karakterleri sinemaya taşınıyor

Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik ve Kayhan’dan sonra televizyon şovlarında yarattığı eski karakterlerini de film yapacak olmasını nasıl buldunuz?

Onur Baştürk: Mecburen yapacak, çünkü elinde ne kadar malzeme varsa sırayla kullanmak istiyor. Bundan daha doğal ne olabilir? Ama ben bu Deliha, Kayhan, Recep İvedik gibi karakter komedilerinin Türk sinemasını bunalıma soktuğunu düşünüyorum. Tamam, gişeler über iyi olabilir. Ama hep aynı tarz işler, yaratıcılık yok ve bir noktadan sonra seyirci de tembelleşiyor bu işlerle. Çok yazık.
Cengiz Semercioğlu:
Şahan çok iyi bir ‘karakter oyuncusu’ oldu artık! Ama bildiğimiz anlamda değil, kendi yarattığı karikatür karakterlerin oyuncusu sadece... İvedik, Kayhan gibi onlarca karakteri var televizyonda yarattığı, gişe aldıkça bu karakterleri de sinemaya taşıyacaktır. Ama hiçbiri Recep İvedik olamaz.
Ömür Gedik:
Müzik dünyasında 90’lar moda oldu. O zamanlar herkes sanki daha yaratıcıydı, daha kalıcı şeyler üretiliyordu. Şahan da ceptekileri çıkarıyor işte. Bence doğru yapıyor. Bunlar tutmuş, sevilen karakterler sonuçta.

Bu ceza çok saçma



Talihsizlikler peşini bırakmıyor

Erkan Petekkaya’nın et dükkanına önce yoldan geçen bir araç girdi, aynı gün yangın çıktı ve dükkan küle döndü. Erkan’ın 2016 yazında teknesi yanmıştı, geçen ay da dizisi yayından kalktı ve ayağını kırdı. Konsey, Erkan Petekkaya’nın peş peşe yaşadığı talihsizlikleri konuştu...

Cengiz Semercioğlu: Aynı gün dükkana araba girip, gece de yangın çıkması bir insana büyük ikramiyenin isabet etmesi kadar düşük bir ihtimal.
Sigortadan para alma şüphesini ortadan kaldırmak için hemen böyle bir taleplerinin olmadığını resmi olarak bildirdi Erkan.
Doğru, son yıllarda talihsizlikler peşini bırakmıyor, cana geleceğine mala gelsin diyelim...
Ömür Gedik: Ne denebilir ki. Geçmiş olsun. Daha dikkatli olsun. 

Onur Baştürk:
Doğrusu aynı gün olduğunu bilmiyordum. Bu kadar peş peşe yaşanan talihsizlik elbette kötü ama bazen evren bir mesaj yolluyor hepimize ve bunu görmezden gelebiliyoruz.
Bu tarz kötü olayların da bir mesaj olduğunu düşünüyorum.
O mesajı görmek ve iyi değerlendirmek gerekiyor. Neden bunlar benim başıma geliyor demek işin en kolay ve depresif yanı çünkü...

Bu ceza çok saçma

 

Can mı haklı tartıştığı kadın mı

Can Yaman, Bebek Lucca’da kendisiyle tanışmak isteyen iki kadınla karakolluk oldu. İddiaya göre kadınlardan biri barda bardak kıracak kadar işi ileriye götürdü. Gece aleminde neler oluyor? Önce Onur’a sormak lazım galiba...

Onur Baştürk: Valla o gece olayların tam bittiği noktada Lucca’ya girdim ben. Can Yaman’ı mekandan çıkarırlarken ve olayın kahramanı olan kadın da eli kanamış bir şekilde herkese söylenirken... Kadına sordum ne olduğunu hatta.
O tamamen farklı anlattı. Kendisine taciz edilmiş gibi aktardı olayı bana. Dolayısıyla kime inanmalı bilmiyorum. Can Yaman’a mı, kadına mı? Bildiğim tek bir şey var: Alkolün dozu azıcık kaçınca biz bir türlü medeni ilişki kuramıyoruz ve her şeyi abartıyoruz. Bu olay da öyle bir şeydi bence.

Ömür Gedik:
İçki şişede durduğu gibi durmuyor anlaşılan. Bir de kimse kusura bakmasın, aynı masada iki dakika oturmayacağımız kadar basit bir sürü kadın ve adam dolu gece hayatında.
Mecburen aynı mekanlara denk geliyor insan.
Korunmak için biraz soğuk durmak, seçici ve dikkatli olmak lazım. 

Cengiz Semercioğlu:
Can Yaman avukat olduğu için prosedürü iyi biliyor olmalı. Neden sabah 04.00’e kadar uzayıp, kadınlarla karakolluk olacak noktaya geliyor mesele anlamış değilim. Kalkar mekandan gidersin olur biter. Kadın hayranlarının aşırı ilgisini yönetemeyecekse, Can Yaman bu işleri bıraksın o zaman...

Bu ceza çok saçma

 

Mahsun’la Nurgül çok yakışır

Memduh Ün’ün 1982 yılında yönettiği “Gülsüm Ana” filminin yeniden çevriminde Nurgül Yeşilçay’la Mahsun Kırmızıgül’ün oynaması planlanıyor. Mahsun’la Nurgül bir dizide yakışırlar mı sizce?

Cengiz Semercioğlu: Yakışır derken, “Kıvanç’la Tuba gibi yakıştı mı” şeklinde bakmamak lazım olaya tabii... Gülsüm Ana dramatik bir hikaye. Mahsun buradan bolca ağlamaklı bölümler yaratacaktır. Ancak yan yana gelen kim olursa olsun aslolanın senaryo olduğunu herkes öğrendi artık. Senaryo kötüyse değil Mahsun’la Nurgül, Angelina’yla Brad gelse fark etmez...

Onur Baştürk:
O filmi VHS video kasetlerinde izlediğimi anımsıyorum çocukluğumda. Süper ajitasyon bir filmdi. Bir de Nurgül, Gülsüm Ana rolü için fazla genç değil mi? Nurgül’le Mahsun yakışır ama, yürür o iş. Tam ajitasyon Türk draması...

Ömür Gedik:
Mahsun’la Nurgül çok yakışırlar bence. Yeni moda genç ikililerin karşısında nostaljik bir ikili olurlar. Merakla bekliyorum diziyi. 



İdo, Alişan abisinin izinden gitmesin

Alişan’ın aşkı mı, İdo’nun aşkı mı? İdo sevgilisine şiirler yazıyor, Alişan St. Moritz’e tatile götürüyor. Sosyal medya erkeklerin aşklarını açıkça göstermesinde daha mı etkili oldu?

Onur Baştürk: Aşk gösteriş sevmez. Bu erkekler gösteriş yapıyor sadece. Başka bir şey değil.

Ömür Gedik:
İkisi de dizi karakteri gibi. İdeal erkek rolünü bir dizide oynasalar bu senaryo abartılı der eleştiririz. Oynadıkları rol izlendiği için devam ediyorlar tabii. Gerçekte öyle olmadıklarını ve şimdilik ilgi çektikleri için bu role devam ettiklerini tahmin etmek güç değil. Etrafta, gerçek hayatta böyle erkekler yok çünkü. 

Cengiz Semercioğlu:
İdo daha 25 yaşında, başında kavak yelleri esiyor. Aşkı için şiirler, duygusal metinler yazıyor. Alişan ise geldi 42 yaşına. Bu saate kadar bunları yapmaması yanlıştı zaten.
5 Mayıs’ta evliliğe hazırlanıyor şimdi. Daha önce de 7 Kasım’da evlenecekti. Bir insan 6 ay içinde nasıl iki kadınla düğün planı yapıyor, ilginç...
İdo, Alişan abisinin izinden gitmez inşallah...

Bu ceza çok saçma


Sosyal linç milli sporumuz oldu

Burak Özçivit, Gupse Özay ve diğerleri... Sosyal medya linçleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ömür Gedik: Sosyal medyanın en tehlikeli yanı yıllar öncesinden kalan şeyleri bile bulup gündem yapabiliyor olması. Bunun önüne geçebilmek ise pek mümkün değil.  

Cengiz Semercioğlu:
Sosyal linç milli sporumuz oldu artık. Her ünlü bir gün bu linci tadacaktır. Burak Özçivit ve Gupse Özay son kurbanlar oldu. Herkese aynı şeyi zorla söyletmeye çalışmak demokrasi falan değildir. Burak da, Gupse de bu linci hak edecek bir şey yapmadı. Bırakın ünlülerin vatan sevgisini sosyal medyadan sorgulamayı...

Onur Baştürk:
Burak Özçivit’e linç yapıldığını düşünmüyorum. Filmdeki karakterinin kostümünü hayati bir meselede kullandı diye insanlar eleştirdi onu. Haklıydılar bence. Gupse Özay’a ise abartılı bir tepki geldi. Alaska’daki depreme de üzülebilir insan, bu ülkede yaşanan şeylere de... 

 

 

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 Saatte Magazin Gündemi (29.01.2018) İşte son 24 saatte yaşanan magazin olayları...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle