GeriMagazin Bu filmde her şey gerçek
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu filmde her şey gerçek

Bu filmde her şey gerçek

Başrollerini Chris Pratt ile Bryce Dallas Howard’ın paylaştığı Jurassic World üçlemesinin ikinci filmi “Jurassic World: Fallen Kingdom” (Jurassic World: Yıkılmış Krallık) önceki gün vizyona girdi. Barbaros Tapan, filmin başrol oyuncularıyla Los Angeles’ta buluştu, merak edilenleri konuştu.

CHRIS PRATT: YENi JENERASYONU ETKiLEMEK ZOR

 ◊ Sohbetimize filmdeki dinozor robotlar ile başlayalım mı?

- Tabii ki... Bu filmde dinozor robotlar bilgisayarla yaratılan görüntülerden daha iyi durdu. Senaryoda dinozorlar çoğu zaman sabit olduğu için robotları kullanabildik. Tabii ki koşmaları, uçmaları gereken anlarda bilgisayar efektleri kullanıldı.

Dinozorlar ile karşılıklı oynadınız yani...

- Evet. Bence daha özgün ve hakiki bir deneyim oldu. Filmde de gördüğünüz gibi gerçek gibiler, sahneleri çekerken dinozorları görmek, onlara dokunabilmek güzeldi.

“Jurassic World” ile “Guardians of The Galaxy” serilerinin de başrollerinden birisiniz. Bu yaratılan iki fantastik dünyayı nasıl karşılaştırırsınız?

- “Marvel” filmlerinde sadece karakterler değil filmdeki dünyalar da bilgisayar ortamında yaratılıyor. “Jurassic World”de ise birçok şey gerçek... Mesela yanardağ patlama sahnesindeki çıkan lavlar görsel efekt ama çekimler ormanda gerçekleşti.

Filmin çekimlerinde yapımcınız Steven Spielberg’in etkisi nasıldı?

- Bu kesinlikle yönetmenimiz J.A Bayona filmi... Steven’ın varlığı sette kesinlikle hissediliyordu ama bu film J. A.’nın (Juan Antonio Bayona) şovu diyebilirim. Tabii bir yönetmen olarak çalışırken arkasındaki sandalyede Spielberg’in oturması başına gelebilecek en iyi şey değildi. Eminim gözü korkmuştur, tedirgin olmuştur fakat yapımcı olarak Steven gerekli yetkiyi yönetmenimize vermişti.

Bu filmde her şey gerçek

SPIELBERG FİLMLERİYLE BÜYÜDÜM

İlk Jurassic filmini izlediğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?

- Aslında çocukluğumun Spielberg filmleri ile dolu olduğunu hatırlıyorum. Sadece yönettiği değil yapımcısı olduğu filmlerin de çocukluğumda önemli etkisi var. Mesela “Gremlins” ve “The Goonies”. Sanırım Spielberg tarafından yönetilen izlediğim ilk film “E.T”ydi. Tabii ki “Jurassic Park”ı da çok iyi hatırlıyorum. Steven harika işler yapan bir insan. Onunla çalışmak benim için bir onur. Aynı zamanda yıllar önce yarattığı Jurassic vizyonunu yeni jenerasyona tanıtmak da özel bir sorumluluk.

Yeni jenerasyonu etkilemek daha mı zor?

- Sanırım... İzleyicinin zevki ve arzusu sürekli değişiyor. Mesela ben bu durumu oğlumla yaşadım. Daha 5 yaşında, belki izletmemeliydim ama “Jaws”ı izlettim. Ne tesadüf ki yine bir Spielberg filmi... Çocuk pek etkilenmedi. Çocukken o filmi biz izlediğimizde dünyamız değişiyordu.

Neden hoşlanmadı, sebebi var mı?

- Oğlum köpek balığını filmde pek göremediği için hoşlanmadı. Sürekli “Balık nerede” diye sordu? Sanırım yeni jenerasyon sabırsız, her şeyi en başta görmek istiyor...

2005-2009 yılları arasında yayınlanan “Parks and Recreation” adlı dizide sizi severek izliyordum. Şimdi iki büyük serinin yüzü, uluslararası bir oyuncusunuz. Bugünlere gelmek nasıl bir serüvendi?

- 18 yıldır bu işi yapıyorum ve sürekli kendimi değerlendiriyorum. “Parks and Recreation”dan önce kendimi daha farklı görüyordum. Diziden sonra komediye uygun olduğumu düşünmeye başladım mesela... “Guardians of the Galaxy”den önce birbirinden farklı birçok rol için seçmelere gittim ama hiçbir şey olmuyordu. Ne zaman ki “Moneyball”, “Zero Dark 30 “ve “Her” gibi dikkat çeken filmlerde rol aldım, o zaman ciddiye alınmaya başladım ve daha da geliştim...

Bu filmde her şey gerçek

BRYCE DALLAS HOWARD: YÖNETMEN OLMAK iSTiYORUM

  Babanız Ron Howard’ın filmi “Han Solo” kısa bir süre önce vizyona girdi...

- Evet tarihler çok yakın oldu.

Aynı hafta vizyonda rekabet içine girmeniz iyi oldu değil mi?

- Kesinlikle...

İzlediniz mi “Han Solo”yu?

- Evet izledim...Babamı filmi çekerken sette dikkatlice takip ettim çünkü ben de tamamen yönetmenliğe yönelmek istiyorum.Hem çekim aşamasını hem de “Han Solo”nun bir sürü farklı versiyonunu ve son halini izledim.

Senaryo aşamasında bir etkiniz oluyor mu?

- Hayır... “Fallen Kingdom”da şöyle oldu; hikayenin ne yöne gideceğini senaryo gelmeden bilmiyorduk.Sonra çekimler için bir araya geldiğimizde provalardan itibaren biz aktörler için güzel bir ortam oluşturuldu.Fikrimiz soruldu, doğaçlamaya izin verdiler. Film için fikir alışverişi yapabildik.Bir oyuncu için eşsiz bir şey böyle bir sette çalışmak. Sonra çekimlerin son gününde bir sürü not aldım.Herkese üçüncü filmde ne görmek istediklerini sordum. Yönetmenimiz Jay (Juan Antonio Bayona) beni not alıp inanların görüşlerini yazarken görünce “Şaka mı yapıyorsun, daha 5 dakika önce çekimleri bitirdik.Hemen üçüncü film için çalışmaya başlamak da neyin nesi” dedi.Ama bu benim için iş değil, eğlenceli bir şey. Böylelikle üçüncü film için buluştuğumuzda vereceğim görüşler hazır olacak.

Neden bizlerin, özellikle küçük çocukların dinozorlara karşı özel bir ilgisi var sizce?

- Küçük çocuklarım olduğu için bu konu üzerinde ben de çok düşündüm...Çünkü çocuklarım resmen büyülenmiş gibi izliyorlar.Bence sebebi dinozorların daha önce yaşamış mitolojik yaratıklar olması ve görüntüleri onları etkiliyor.

Çekimlerde robot dinozorlar kullanıldığını anlattı Chris...

Daha gerçekçi bir ortamda çekim yaptınız yani...

- Evet sette bir sürü pahalı robot dinozorlar vardı.Hiçbir şey bilgisayarla yapılmadı.Gerçi onları yönlendirmek için onlarca kişi makinelerin başında çalışıyordu ama dinozorlarla karşılıklı film çekmek bizde farklı bir hava yarattı.

Bu filmde her şey gerçek

UMARIM TEKNOLOJİYLE BİRLİKTE İNSANLIK DA GELİŞİR

Neden tamamen yönetmenlik yapmaya yönelmek istiyorsunuz?

- Yönetmenlik benim kişisel tutkum... 12 yıldır zaten kısa filmler yönetiyorum. Ondan önce de tiyatro yönetiyordum. Babam çok iyi bir öğretmen. Yönetmenimiz Jay’in setinde de güzel şeyler öğrendim. Kesinlikle bazı püf noktaları çalacağım ve kendi setimde uygulayacağım! Sanırım oyunculuğun en güzel yanı da bu, farklı yönetmenlerle çalışıp her yönetmenin setinden farklı bir şey öğrenmek.

Var mı yakın gelecekte yönetmenlik tutkunuzu yaşayacağınız bir proje?

- Var, sonbaharda Netflix’e bir film çekeceğim. Adı “Sort of Like a Rockstar”. Daha sonra Universal Picture ile bir projemiz var, adı “Pied Piper”.

Filmde insanların para için yaptıkları hain planlardan yola çıkarak gelecekle ilgili görüşlerinizi sormak istiyorum. Nereye gidiyor dünyamız?

- Değişim ve gelişimin durmasını istemiyorum ama umarım teknolojiyle birlikte insanlığımız da gelişir.

Sosyal medya hakkında neler düşünüyorsunuz peki?

- İyi yönleri kadar kötü yönleri de var. Sosyal medya sayesinde birçok konuda farkındalık yaratabiliyoruz. Birçok aktivist sesini daha geniş kitlelere duyurabiliyor, pozitif sonuçlar elde edilebiliyor. Fakat konu özel hayat ve aileye gelince onları sosyal medyadan tutabildiğim kadar uzak tutmaya çalışıyorum...

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle