GeriMagazin Ben asla kaybetmem
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ben asla kaybetmem

Ben asla kaybetmem

Şarkıcılık ile oyunculuğu bir arada götürmeyi başaran, halen TRT’deki “Kalk Gidelim” dizisinde Doktor Sinan’ı canlandıran Cem Belevi’den yeni şarkılar geldi. “Bundan Sonra” adlı maxi single’ını kısa süre önce çıkaran Belevi, iddialı konuşuyor: “Ben asla kaybetmem; ya kazanır ya öğrenirim!”

◊ Kısa süre önce “Bundan Sonra” adlı maxi single çalışmanızı piyasaya sürdünüz. Çıkış şarkınız öncekilerden farklı olarak slow. Yaz yaklaşırken duygusal bir şarkıyla çıkış yapmayı neden tercih ettiniz?

- “Bundan Sonra” sadece üç ay önce yazdığım bir şarkı ve benim için heyecanı çok taze. Bazı bestelerime o kadar çok bağlanıyorum ki, bitince onu hemen paylaşmak istiyorum. Hiç mevsim, zaman göz etmeden... “Bundan Sonra” öyle bir şarkı oldu benim için ve hemen çıkardım.

◊ Sizce müzik yapmak mı, müzik piyasasındaki rekabet mi daha yorucu?

- Kesinlikle müzik piyasası ve acımasızlığı yorucu. Maalesef enerjimizin ve zamanımızın büyük kısmını da o taraf alıyor. İstemeseniz de bir yarışın ortasına atıyorlar sizi. Hem de derdi müzik olmayan onlarcasıyla beraber. Mecburen beraber iş yapıyor ve kıyaslanıyorsunuz. Ben takılmayıp önüme bakmaya ve müzik yapmaya konsantre olmaya çalışıyorum.

YENİ NESLİN KAFASI DEĞİŞTİ

◊ Birbiriyle iletişimde olan ve birbirine açıkça destek veren yeni jenerasyon şarkıcılar var. Eskiden olduğu gibi “vur, polemiğe gir büyü” stratejisi artık geçerli değil. Ne değişti?

- Biz yeni nesil farklı düşünüyoruz, bence kafalar değişti. Eskiler kavga ve polemiklerle gündemde kalmış hep. Bu popülaritelerine yarasa da ruhlarını ne kadar besledi bilemem. Ancak biz yeni nesil daha fazla üretimin ve paylaşımın birbirimizi büyüteceğine ve ruhumuzu da beslediğine inanıyoruz.

◊ Dijital platformlarda, tıklanmalarda manipülasyon yapılması konusuyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Bu alandaki başarı sizce ne kadar önemli?

- Biz çok içinde olduğumuz için yapılan her şeyin farkındayız. Platformlardaki tıklanma sayıları, haksız yere listelerde yükselenler, algı yaratılarak yükseltilenler vs... Sektör bunlardan geçilmiyor. Sokakta, konserlerde, insanların hayatlarında karşılığı olmayan şarkıların rakamlarındaki sahte milyonlar birilerini mutlu edebilir, kendilerini başarılı da görebilirler. Bu ne istedikleriyle alakalı bu durum. Ama ben konserlerime, hep bir ağızdan söylediğimiz şarkılarıma bakarım. Eğer insanların hayatlarına dokunmuşsam başarılıyımdır. Kısacası sokakta var mıyım, ben oraya bakarım.

Cem Belevi nasıl bir çocuktu, hayalleri neydi, ilgi alanları? Çocukluk hayallerinizin ne kadarını gerçekleştirebildiniz?

- İlkokul, ortaokul ve lise hayatımda her zaman bir şekilde kendimi sahneye atardım. Hep içimde sahnede olma duygusu vardı. Ben hep ya tiyatro için ya da şarkı söylemek için her fırsatta sahnedeydim. Bugün de hayallerimin peşinden koşuyorum, içimdeki çocuğun sesi hâlâ aynı. Hayallerimin küçük bir kısmı gerçekleşti şükürler olsun, şimdi daha büyüklerinin peşindeyim.

Ben asla kaybetmem

POPÜLARİTE KREMA GİBİ LEZZETLİ AMA KARIN DOYURMAZ

◊ Kendinize nasıl bir kariyer planı yaptınız? Kariyer motivasyonunuz nedir?

- Ben sağlam adımlarla basamak basamak ilerlemenin, sahici kitlelere ulaşmanın ve kalıcı olmanın peşindeyim. Popülarite güzel bir şey. Bence krema gibi lezzetli, ama karın doyurmaz. Hatta fazlası şişmanlatır bile. Benim gözümü de asla boyamıyor. O illüzyonun çok net farkındayım ve tadında, dozunda, kariyerime faydalı olan popülariteyi seviyorum. İnsanların duygularına dokunmak hayattaki en büyük tatminim. Oyunculuk yapmayı da çok seviyorum, beni birçok alanda geliştirdiğine ve beslediğine inanıyorum. Hatta oyunculuğu kariyerimin olgunluk dönemlerine de taşımak niyetindeyim. Oyunculuk uzun bir yol ve daha çok yolum var. Pişiyorum, deneyimleyip öğreniyorum. Altını çizeyim; ben oyuncu değilim, gözünüzün önünde oyunculuğu öğreniyorum.

◊ Yorumcu Cem Belevi’nin yanı sıra söz yazarı ve besteci kimliğinizle de öne çıkıyorsunuz. Neden yaptığınız şarkıları hep siz söylüyorsunuz?

- Benim yola çıkışım kendi bestelerim. Bu zorlu sektörde, kendimde bulduğum en büyük gücüm. Kimseye muhtaç ve bağımlı hissetmememi sağlıyor. Bir nevi özgürlük anahtarım, kendimi en kısa ifade etme biçimim. Tabii ki başkalarına da şarkı vermek isterim ama ben karakterim itibarıyla “Sana bir şarkım var. Senin için yazdım, okur musun?” diyemem. Üstelik çok başarılı ve çok yakın yorumcu arkadaşlarım olmasına rağmen. Bana ilk adımı atana ben zaten koşarım.

◊ Hayattaki en önemli mottonuz nedir? Yaşamınızı daha güzel, daha anlamlı ve dolu dolu yaşamak için kendinizi ifade edebileceğiniz en anlamlı cümle nedir?

- Ben asla kaybetmem; Ya kazanır ya öğrenirim!

OYUNCULUK DA EN AZ MÜZiK KADAR BASKIN

◊ Müzik mi yoksa oyunculuk mu sizin için daha ön planda?
- İkisini de çok severek yapıyorum. Müzik her koşulda hayatımda olacak ve ben bir şekilde yazıp söyleyeceğim şarkılarımı. Oyunculuğu da çok seviyorum ancak orada biraz daha benden bağımsız ilerleyen koşullar oluyor. İyi projenin gelmesi, senaryosu, oyuncuları, yönetmeni, yapım şirketi gibi... Hepsinin benim için doğru dönemde olması gerekli ki iki kariyerimi de doğru yönetebileyim. Bunun için çok çabalıyorum. Yoksa oyunculuk da en az müzik kadar baskın benim için.

◊ Kariyerinizin başından bu yana düzenli olarak şarkılarınızı dinleyicilerinizle buluşturuyorsunuz. Bizimle paylaşabileceğiniz nasıl sürprizler var sırada?
- Benim yazarken ve söylerken çok eğlendiğim, enerjik, kıpır kıpır bir şarkı geliyor. Adı “Elizabeth”. Bu yaza Ozan Doğulu projesinde yer alacak. Tüm plajlar ve kulüpler eğlenmeye hazır olsun. Ayrıca Şehrazat’ın projesinde nefis, içime sinen hareketli bir şarkı söyleyeceğim. Bir de yaz dönüşü yeni bir slow şarkım daha gelecek, onun için de heyecanlıyım.

AŞK, SONSUZ TANE 0’IN BAŞINA GELEN 1 GiBi

◊ Oyuncu Zehra Yılmaz ile güzel giden bir ilişkiniz var. “Aşk” kelimesinin sizdeki karşılığı nedir?
- Mutluluğumuzu göstermek ya da göstermemek gibi bir çabamız yok. Çok şükür sade ve paylaşmaktan keyif aldığımız bir ilişkimiz var. Aşk kelimesine gelince; benim için çok derin, çok büyük. Sonsuz tane “0”ın önüne gelen 1 gibi. Onunla yapılan her şey çok anlamlı.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle