GeriMagazin Aralarında problem kalmamış
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aralarında problem kalmamış

Aralarında  problem kalmamış

Sıla ve Ahmet Kural, Esra Ezmeci’nin yazdığı “Süt Lekesi” kitabının tanıtımında bir araya geldi.

Sıla ve Ahmet Kural sekiz aylık ayrılıktan sonra yakın bir arkadaşlarının kitap tanıtımında yan yana görüntülendiler. Ne diyorsunuz bu sürpriz duruma?

Ömür Gedik: Yan yana görüldüler diye yeniden sevgili olduklarını mı düşünmemiz gerekiyor acaba! Sevgili ya da arkadaş, aynı karede olmaları güzel ama. Devamını bekleyip, görelim...

Cengiz Semercioğlu: Görüşmeye başladıklarını 1 ay önce ilk Derya Tuna söylemişti de, çok ihtimal vermemiştim.

İlişki yeniden mi başladı yoksa arkadaşça bir görüşme mi henüz netleşmemiş olsa da demek ki aralarında bitmeyen bir şey hâlâ var. İkisi de birbirlerine en çok yakıştırılan çiftti, bu yüzden yeniden görüşmeleri herkesi sevindirdi...

Onur Baştürk: Bu görüntü ilişkilerinin yeniden başladığı anlamına gelir mi emin değilim. Sonuçta iki medeni insan. Aynı kokteylde bulunmuşlar, ne yapsalardı yani birbirlerini görmezden gelme oyunu mu oynasalardı? Belli ki aralarında zaten bir problem kalmamış.

Çözmüşler. Ama tekrar bir ilişki var mı yok mu, bilinmez. Coşmayalım hemen. 

TÜRK ERKEĞiNiN YÜKSEK DOZ ALKOL EŞLiĞiNDE SAÇMALAMASI

Arda Turan ve Berkay’ın bardaki kavgası geçen haftanın “şiddetli” gündemiydi. İki taraf farklı söylemlerle olayı anlatı. Arda Turan haksız bulundu. Konsey bu olayı nasıl yorumluyor?

Aralarında  problem kalmamış

Cengiz Semercioğlu: Arda Turan’ın haklı bulunacak  yanı yok. Bir insan bu kadar hatayı üst üste nasıl yapar?.. Silahlar, kurşunlar, mafyöz hareketler...

Futbolcu musun, “Kurtlar Vadisi”nde oyuncu mu? Bu kadar hata yapan birinin, karşı tarafı yalancılıkla suçlamasına da kimse inanmıyor tabii...

Arda giderek yalnızlaşıyor... Etrafında kalanlara bakın... Emre Belözoğlu, Burak Yılmaz ve kardeşi Okan...

Onur Baştürk: Hastaneye silahla gelmek, yanlışlıkla olsa da ateş açmak, barda birine durup dururken kafa atmak... Bunlar tasvip edilecek şeyler değil. Medeniyetten uzak. Bu olaya dışarıdan bakınca görünen büyük resim de şu: İki ‘ergen’ ruhlu Türk erkeğinin yüksek doz alkol eşliğinde saçmalaması... Özellikle Arda bir an önce büyümeli artık. 

Ömür Gedik: Başkasının burnunu kırma, ardından götürüldüğü hastaneye silahla gidip, silahı ateşlemenin bir açıklaması olamaz.

Arda bu konuda nasıl haklı olabilir ki! Arda’nın “Geçmiş yaşananları bilenler için neden böyle davrandığımı anlamak zor olmayacaktır” açıklaması alakasız.

Ülkemizi yurtdışında temsil eden bir futbolcunun adının anıldığı olaylara bakın, yazık gerçekten de!

Kristanna Loken’a rezil olduk

Bir başka kavga da Sermiyan Midyat ve Sinan Akçıl’ınkiydi. Konsey o kavgayı da yorumladı. 

Aralarında  problem kalmamış

Ömür Gedik: Gereksiz bir tartışma. İkisi de magazine, kameralara alışık, basınla iç içe insanlar. Basın içeri girdi, sen aldın, ben istemiyorum falana gerek yok ki. Bir de bağırmalar, üstüne yürümeler. Hadi ülkemizde kavga dövüş eksik olmadığından biz alışkınız diyeceğim ama Amerikalı oyuncu Kristanna Loken’a rezil olduk. Kadıncağız doğum gününde neye uğradığını şaşırmıştır.

Cengiz Semercioğlu: Kameraların mekanın içinde olmasından rahatsız olan biriyle, kameralarla yaşamayı seven birinin çarpışması olmuş. Bu kavga sonucunda ne Sinan’dan kadın hakları savunucusu çıkar ne de Sermiyan’dan şehir magandası. Ama hiçbir şekilde Sermiyan’ın bağırıp çağırması, hele karşı tarafın üzerine sigara atması kabul edilemez.

Bizimkiler ya içmeyi bilmiyor ya da hepsinde öfke kontrolü problemi var...

Aralarında  problem kalmamış

Onur Baştürk: Bu da aynı şekilde, “Tam büyüyememiş iki erkeğin egolarının çarpıştığı” bir kavga. Yoksa olayın çıkış nedeni küçük bir kıvılcım. Sermiyan Midyat’ın sonradan kendini Ahmet Kaya’yla konumlandırması da Sinan Akçıl’ın “Araya 150 kişi girmeseydi sonu hayırlı olmazdı” diye heyheylenmesi de komik.

Sanki mahallede futbol oynayan çocukların kapışmasını izler gibiyiz.

Çağatay gayet iyi görünüyor

Çağatay Ulusoy’un Netflix’teki dizisinin ilk tanıtım filmi yayınlandı, nasıl buldunuz?

Aralarında  problem kalmamış

Ömür Gedik: Netflix’in ilk Türkiye’ye özel yapımı olan fantastik dizi “The Protector”ın fragmanı, açılıştaki o mermi sahnesi pek bir özensiz geldi bana. Umarım dizinin kendisindeki efektler bu fragmandaki gibi değildir. Ama Çağatay’a laf yok, gayet iyi görünüyor.


Onur Baştürk:
Valla güzel görünüyor. Çekimler, Çağatay’ın kendisi. Bir an önce başlasa da izlesek. Üstelik Netflix dizinin ikinci sezonunu da çekti bile. Demek ki bayağı inanıyor diziye...

Cengiz Semercioğlu:
“Yaşamayanlar” felaketinden sonra bizimkilerin yer aldığı internet dizilerinden korkmaya başladım. Neyse ki Netflix belli bir standartı koruyacaktır diye inanıyoruz. İlk tanıtım filmi fena gelmedi ama bu fantastik hikayeler hep korkutmuştur beni.

Bayat bir espri

İrem Derici sarışın halinin fotoğrafını paylaşıp altına “beyinli sarışın” yazdı. Ve sarışınlar bu yoruma kızdı. Haklılar mı haksızlar mı?

Aralarında  problem kalmamış

Cengiz Semercioğlu: Bu İrem’in suçu değil, Marilyn Monroe’yle birlikte doğmuş yüzyıla yaklaşan bir klişedir. Ama artık bayat bir espriden öteye geçmiyor bu aptal sarışın klişesi... Çünkü insanoğlu aptallığın renkle, cinsle, ırkla olmadığını öğreneli çok oldu... İrem’inki de bayat bir espri olmuş.

Onur Baştürk: Sarışınlar da haklarında en ufak bir şey söylendiği anda ayağa kalkan bazı meslek grupları gibi fazla hassas davranmış.

İrem sert bir espri yapmış, ama yapabilir. En doğal hakkı.

Alınmaya gerek yok.

Ömür Gedik: Aptal sarışın genelde sarışın kadınları aşağılamak için daha çok esmerler tarafından dile getirilen önyargılı bir tamlama. Bir kıskançlık göstergesi. Genellemelere, etiketlemelere her zaman karşı olan bir doğal sarışın olarak, tüm sarışınlar adına İrem’e şu cevabı verebilirim: Nasıl ki her sarışın aptal değilse her esmer de zeki değil!

Yaptığı haltı devrimciyim diye savunamaz

Hilal Cebeci’nin “Çav Bella” şarkısını söyleyip bir de “La Casa de Papel” dizisindeki maskeleri kullanarak çektiği o tuhaf videoya ne diyorsunuz?

Aralarında  problem kalmamış

Onur Baştürk: Belki eğlenirim diye izledim ama sıkıldım. Hilal Cebeci apaçık “Ne yaparsam konuşulurum” demiş ve bunu bulmuş.

Her açıdan kendince ters köşe yapmış. Solcuların marşında bolca popo sallamış ve dizinin imajlarını da araya girmiş filan. Ne zaman tarihe karışacak kendisi acaba?

Ömür Gedik: Klipteki o popo sallamalarına diyecek bir şey bulamıyorum ama hâlâ susmuyor, yaptığını savunuyor, sağa sola laf yetiştiriyor, “tepkileri kabul etmiyorum, bu ülkede sol bitmiş, yozlaşmış, örümcekleşmiş beyinler, solcuların sığ düşünceleri beni çok şaşırttı” şeklinde cümleler kuruyor ya pes doğrusu.

Demek ki bu malzemeyi iyi kullanıp gündemde bir süre daha bununla kalmak niyetinde.

Cengiz Semercioğlu: Ha 1 Mayıs şarkısını poponu sallayarak söylemişsin ha “Çav Bella”yı...

İkisi de sol kesim için benzer önemler atfedilen marşlardır. Dolayısyla sol muhafazakarlar tepki gösteriyor diye açıklanamaz durum.

“Çırpınırdı Karadeniz”i söyleyebilir mi böyle bir klip çekerek... Söyleyemez... O zaman “Çav Bella”yı da dejenere edemezsin, sonra da kalkıp ben de devrimciyim diye yediğin haltı savunamazsın...

Aralarında  problem kalmamış


 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle