GeriMagazin  Amaç para kazanmak değil gülümsetmek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

 Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

 Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

Geçen hafta Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in davetlisi olarak keyifli bir mekana uğradım, her işiyle Down Sendromlu gençlerin ilgilendiği Tebessüm Kahvesi’nde ağırlandım. Bir yandan çaylarımızı yudumlarken bir yandan kafenin kuruluş öyküsünü dinledim. Tülay Demir Oktay'ın röportajı...

Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

Tebessüm ettiren bir mekanda, pırıl pırıl gençlerle bir aradayız. Bizi burada ağırladığınız için öncelikle teşekkür ederim.

- Ben teşekkür ederim asıl. Sizi burada görmek bizim için mutluluk çünkü bu tür özel mekanlar sizin gibi dostlarımız sayesinde daha çok duyuluyor, biliniyor. Biz de istiyoruz ki insanlar buraları duysunlar, gelsinler, görsünler.

Neden bu çaba?

- Çünkü bir ihtimal bu projeden esinlenerek benzer işler yapmak isteyenler çıkabilir, biz de bundan mutlu oluruz.

O zaman duyuralım. Tebessüm Kahvesi’nden biraz söz edelim...

- Burası Üsküdar-Altunizade’de, yaklaşık 5 dönümlük alan içinde yer alan bir kafeterya. Ama diğer kafelerden farklı bir yer.

Nedir farkı?

- Çalışanları... Burada Down Sendromlu 10 çocuğumuz var. Onlar bizim meleklerimiz. Müşterilerimizi onlar karşılıyor, onlar servis yapıyor.

Ne zaman hizmete girdi?

- Biliyorsunuzdur, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü. Biz de buranın açılışını o güne denk getirdik, 21 Mart 2016’da açılış yaptık.

Böyle bir mekan yaratma fikri nereden aklınıza geldi?

- Türkiye genelinde belediyelerimiz sosyal belediyecilik noktasında bir şeyler yapmaya çalışıyor. Yaşlılara, kadınlara, çocuklara ve engellilere destek olmaya uğraşılıyor. Dedik ki biz biraz farklı bir iş yapalım. Herkesin yapmadığı ya da isteyip de şartları elvermediği için yapamadığı bir projeyi hayata geçirelim. Gördük ki Avrupa’da bu tür yerler var ama Türkiye’de pek yok. Bir model geliştirelim, bu örnek alınsın istedik. Bulunduğumuz yer de çok güzel. Üsküdar’ın, hatta İstanbul’un en güzel alanlarından birinde hizmete girdi kafe.

Hem çalışanlar memnun hem işletme... Ya müşterilerin geri dönüşleri nasıl?

- Şöyle söyleyeyim, belediyemizde bir sürü çalışan arkadaşımız var, malum... Zaman zaman vatandaşlardan her birimle ilgili şikayetler gelebiliyor. Ama bugüne kadar burasıyla ilgili tek bir şikayet almadık. Hiçbir sıkıntı yok, hiçbir problem yok. En önemlisi arkadaşlarımız mutlu, bizler mutluyuz.

Çalışanlar sigortalıdır herhalde...

- Tabii ki, tamamı sigortalı ve maaşlı. Belediyemizin bir şirketi var, o şirketin personeli durumundalar. Bazen “Maaşları ne yapıyorsunuz, hâlâ ilk maaşları ıslatmadık” diye takılıyorum hatta onlara. “Başkanım ben maaşımı biriktiriyorum, araba alacağım” diyen de var, “Önce ailemi yemeğe götüreceğim” diyen de... Onlar mutlu, aileleri mutlu, biz de mutluyuz.

Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

Buraya genel olarak Üsküdar ahalisi mi uğrar?

- Hayır, her yerden, her ilçeden gelen oluyor. Farklı ilçelerde öğrenimlerine devam eden liseli, üniversiteli gençler, burada buluşmak üzere organize oluyor, gruplar halinde geliyorlar. Özellikle yaz aylarında yoğunluk fazla. Gençler burada buluşup farklı etkinlikler yapıyorlar, mesela doğum günlerini kutluyorlar. Hafta sonları burada yer bulamazsınız hatta, o derece. Bahçe, iç mekan her taraf doluyor.

Hedef kitle sadece gençler mi?

- Değil, aileler de çoluk çocuk gelip burada kahvaltı yapıyorlar. Bildiğiniz kafe işte. Hem de son derece kaliteli bir hizmet sunuluyor. Bir de burası Üsküdar Devlet Hastanesi’nin hemen yanı olduğu için hastaneye gelen hastalar, hasta yakınları çok uğruyor.

Öğle yemeklerini gelip burada yiyorlar. Methini duyup gelen Amerikalı bir misafirimiz bile oldu, sonrasında da mekanla ilgili etkileyici bir sosyal medya paylaşımı yaptı.

Burayı özellikle çalışan ekip açısından bu kadar pozitif kılan ne?

- Burası renklerinden mimarisine, bahçesine kadar her detayıyla Down Sendromlulara göre dizayn edildi.

Her şeyiyle. Diğer projelerden farklılaştığı nokta da bu aslında.

“Tebessüm Kahvesi umduğumuz ilgiyi gördü” diyebiliyor musunuz?

- Evet çok ses getirdi. Burası birçok ödüle de layık görüldü. Mesela 2018’de yılın en iyi sosyal projesi ödülünü aldı.

Bu sadece Üsküdar’ın değil, Türkiye’nin projesi sayılır. Hepimiz için bir mutluluk kaynağı, öyle diyelim. Çünkü adı Üsküdar sınırlarını aştı, dolayısıyla böyle bir projeye vesile olduğumuz için çok mutluyuz. Az önce de söylediğim gibi, temennim benzer işletmelerin sayılarının artması. Şunu da söylemek lazım, böyle bir iş sırf yapmış olmak için, dostlar alışverişte görsün diye yapılmaz, gerçekten gönülden yapmak lazım. Merdiven altı işi değil bu.

Bir yere sığıntı gibi kurup da “bakın biz bunu yaptık” demekle olacak iş değil. Ciddi kaynak ayırmak, olabilecek en güzel yerde açmak gerek. Mesela biz burayı birisine kiraya versek, çok ciddi kira gelirimiz olurdu. İşin o kısmını hiç düşünmedik.

Niye düşünmeyesiniz, belediyenin de yeni projeler için kaynaklara ihtiyacı yok mu?

- Bizim amacımız para kazanmak falan değil, ne işimiz var parayla? Biz sosyal bir kamu kurumuyuz. Bu tür çalışmalarla mutlu oluyoruz.

 ÜCRETLİ BİR İŞİMİZ YOK

 ◊ Deniz ve gençler öncelik listenizin en üst sıralarındaymış.

- Gençler çok önemli... Mesela bir de bilim merkezimiz var. Bilim üssü.

Fazla iddialı geliyor kulağa...

- Öyle ama. Türkiye’nin en kapsamlı bilim merkezi. İki ay önce açıldı.

Ne tür çalışmalar yürütülüyor merkezde?

- Günde 300-400 öğrenciyi ağırlıyoruz. 2 saat boyunca hem eğlenip hem öğreniyorlar. Öğrenciyi sıkmadan iki saat oyalamak mesele...

Nasıl oyalıyorsunuz peki?

- Atölyeler var burada. Matematik atölyesi, doğa atölyesi, uzay teknoloji atölyesi, otomotiv atölyesi. Ayrıca 52 üniteden oluşan bir sergi istasyonu mevcut. Eğlenirken öğreniyor çocuklar.

Amaç para kazanmak değil gülümsetmek

Bunlar ücretli mi?

- Yok. Bizim ücretli bir işimiz yok Borcu olmayan birkaç belediyeden biriyiz. Kaynak derseniz, çöpten geri dönüşüm kaynaklarımızdan biri mesela. Bu konuda gayet iyiyiz.

İşin para kısmından ziyade çevre kısmıyla ilgilendim şimdi...

- Kesinlikle... Hem maddi kazanımı var hem de çevreci bir uygulama. Salı ve cuma günleri dönüşebilen çöpleri topluyoruz. Kağıt, metal, plastik gibi... Onlar için ayrı çöp toplama günleri belirledik yani.

Nerede toplanıyor bu atıklar ve nasıl değerlendiriliyor?

- Bir dönüşüm tesisi kurduk. Ayda 1200 ton dönüşebilen çöp elde ediyor ve o tesis sayesinde bunları paraya çevirebiliyoruz. Aslında hedefimiz 5 bin tonu yakalamak. Ki yakalayacağız, ondan eminim.

Çünkü başladığımızda ayda 200 tondu kapasite, şu an 1200 ton. Artık günümüzde bunlar konuşulmalı.

 

Çocuğunuzla Arkadaş Değil Anne-Baba OlunLC Waikiki Aile Buluşmaları’nın dokuzuncusu Denizli’de yapıldı. “Çocuğunuzla arkadaş değil, anne-baba olun” konusunun konuşulduğu söyleşide Hürriyet Gazetesi Aile-Çocuk Yazarı Ömür Kurt sordu, Psikolog Serap Duygulu ve ‘Dünyayı Geziyorum’ programının sunucusu Özlem Tunca Esirgenç yanıtladı. Anne babaların yoğun ilgi gösterdiği söyleşide herkese imzalı ‘200 Adımda Çocuk Yetiştirme Rehberi’ ve 50 şanslı kişiye LC Waikiki’den hediye çeki armağan edildi. ‘Aile Buluşmaları’ devam ediyor. Bir sonraki durak Ankara olacak. Şubatta buluşalım.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle