GeriMagazin Ahmet Kural çamur atıyor!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ahmet Kural çamur atıyor!

Ahmet Kural çamur atıyor!

Sıla ve Ahmet Kural’ın aşkına en son gıptayla bakılıyordu. Özellikle Kural’ın Sıla’ya baktığı fotoğraf kadınların hayali olmuştu. Şimdi her şey tersine döndü. Konsey bu olayı nasıl değerlendiriyor? Hiçbir şey göründüğü gibi değil mi? Yoksa bugüne gelinceye kadar başka şeyler yaşandı mı?

Cengiz Semercioğlu:
Demek ki hiçbir fotoğraf göründüğü gibi olmayabiliyormuş.
Büyük aşk, büyük tutku denilen fotoğrafın altından son yılların –ünlüler dünyasında- en büyük şiddeti çıktı. Ahmet Kural özür bile dilemeyi beceremeyerek kariyerine büyük zarar verdi. Yapı Kredi’yi de tebrik ediyorum, hukuki sürecin sonunu bekleyeceğiz diye top çevirmediler, cart diye reklam sözleşmesini yırttılar. Erkekler bu örnekleri gördükçe eline, beline, diline hakim olmayı sonunda öğrenecek. Öğrenmezsen bunları yaşarsın...
Onur Baştürk:
Bir fotoğraf karesine bakarak “Aman da ne büyük ne tatlı bir aşk” demek gerçekten aldatıcı. Her aşk kendine göre büyüktür zaten, yaşayanlara öyle gelir. Ama burada başka bir olgu var:
Şiddet. Daha doğrusu şiddeti normalleştirmiş bir adam.
Dolayısıyla beş dakika önceki fotoğrafta sevgiyle bakıp beş dakika sonra içinden kadını evire çevire dövmek geçiyorsa, o zaman bu aşka gıptayla bakılmasın ne olur.
Ömür Gedik:
O fotoğraftaki romantik adamın aşk dolu olduğu düşünülen bakışları bu son olaylardan sonra şiddete meyilli adamların bakışlarıyla karşılaştırılır oldu. Nereden nereye...
Hastalıklı aşklar vardır. Aşkın ve tutkunun yoğunluğu kıskançlık ve öfke duygularını da körükler ve istenmeyen kavgalar yaşanabilir. Ahmet Kural’ın durumu da böyle sanırım.

"Herkesin ayıbı kendine diye düşünmeliydim.”Son bir açıklama daha yapıp Sıla’dan özür dileyen Ahmet Kural ardından şu garip cümleyi ekledi: “O gece, benimle paylaştığı şeyleri itidalli şekilde karşılayabilmeliydim. Herkesin ayıbı kendine diye düşünmeliydim.” Kural, uyguladığı şiddeti haklı göstermek için çamur mu atıyor?

Ahmet Kural çamur atıyor

Onur Baştürk:
Evet, resmen çamur atıyor. Şiddetin gerekçesi, mazur gösterici bir nedeni olmaz.
Ahmet Kural bu olayla beraber duvara tosladığı için son çare olarak tribünlere oynamayı seçmiş.
“Ahlaksız şeyler duydum, dayanamadım patlattım bir tane” demeye getiriyor.
Ama artık tribünler de yemiyor böyle şeyleri.
Ömür Gedik:
Keşke pişmanlığını bir bahaneye yaslanmadan dile getirseydi. Öfkenin, dayağın, şiddetin ne olurda olsun bahanesi olamaz çünkü.
Şiddetle karşısındakini yola getirmeye çalışan, öfkeyle karışık kıskançlık üzerinden ilerleyen erkeklerin bahanelerle ve yapılan yanlışı hafifletmeye yönelik cümlelerle süslenmiş özürleri hiç samimi gelmiyor.
Cengiz Semercioğlu:
Bu Ahmet Kural’ın acizliğini bir kez daha gösteren bir açıklama oldu. Tipik kendine güvensiz, güçsüz erkek sendromu işte...
Sana ne demiş olabilir? Neyi ima ediyorsun?
Neden hâlâ özür dilerken bile bel altından vurmaya çalışıyorsun? Tut ki, “Seni aldattım” desin... “Allah seni bildiği gibi yapsın” dersin vurur kapıyı çıkarsın.

Zincirleme etki yaratabilir
Sıla’nın yaşadığı şiddet olayında susmaması sizce ünlüler arasında yaşanan başka ilişkilerdeki şiddet olaylarını da açığa çıkarır mı? Bu olay bir tetiklemeye yol açar mı?

Ahmet Kural çamur atıyor

Ömür Gedik:
Dünya taciz, tecavüz ve şiddet olaylarının ifşa edildiği bir döneme girdi.
Özellikle Hollywood’daki #metoo hareketi, Oscar töreninde bile kadınların artık kendilerine yapılan yanlışlara karşı susmadıklarını dile getirmeleri yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Bizde de son zamanlarda dizi ve film setlerinde yaşanan tacizlerin gündeme gelmesi bu hareketlerin uzantıları...
Sıla da kendisine yapılan şiddetin ardından mahkemeye giderek kadına şiddet konusunun altını bu kadar kalın kalemle çizen ünlülerin başını çekti.
Erkekler artık hem uçkurlarına hem de öfkelerine hakim olmak zorunda.
Cengiz Semercioğlu:
Sıla gibi mesleğinin zirvesinde, kendi ayakları üzerinde duran, her şeyi tek başına başarmış güçlü bir kadının bunu çıkıp söylemesi önemli.
Geçmişte Deniz Akkaya’nın ve bazı diğer ünlülerin söylemesinden de önemli...
Çünkü Sıla kafalarda erkek şiddetiyle örtüştürülmesi zor bir isimdi... Bu diğer kadınlara da cesaret verebilir, vermeli zaten.
Güçlü ya da güçsüz olsunlar kadınlar sessiz kalmamalı. Modern zamanlar onların lehine işliyor artık.
Onur Baştürk:
Zincirleme bir etki yaratabilir. Çünkü toplum tarafından tanınan kadınlar bu tarz şiddet olayları yaşadıklarında bunu teşhir edemiyorlar.
Sıla bu açıdan bir örnek oldu.

Ahmet Kural’ın beden dili ne diyor

Ahmet Kural çamur atıyor

Davranış bilimleri uzmanı Aşkım Kapışmak, Ahmet Kural’ın olay sonrası Kanal D Ana Haber’e yaptığı açıklamadaki beden dilini yorumladı.
◊ Dirsekleri ve elleri masanın üzerinde, elleri de sürekli kapalı. Heyecandan dolayı ellerini ovuşturuyor. Ellerini kapamasının sebebi ise olayı saklamak istemesi. Yaşananların tamamını anlatmak istemiyor.
◊ Konuşurken gözbebekleri büyüyor, kaşlar yukarı kalkıyor. Bu da endişeli olduğunu ve korktuğunu gösteriyor.
◊ Genelde insanlar yalan söyledikleri zaman aşırı dikkatli olurlar. Tarih veriyor...
◊ Bir eli aşırı öne, bir eli de geri gidiyor. Yalan söylediğimizde el bölgeleri hareketlenir.
Ağzımızdan çıkanla el hareketleri arasında uyum bozulur. Senkronizasyon gider. Açıklama yaptığı için de genel bir heyecan da tüm bu davranışlara eşlik ediyor.
Ahmet Kural çamur atıyor

◊ Konuşması esnasında “kolunu tuttum” derken baş bölgesini aşırı öne eğip tebessüm ediyor. Bu tebesüm duygusu anlattıklarıyla çelişiyor.
◊ “Savcılara ayrıntıları vereceğim” diye açıklama yaparken yüzünde hafif bir tiksinme hareketi var.
Bu durum Sıla ilgili yaşadığı şey her ne ise aşırı şaşırdığını ve rahatsız olduğunu gösteriyor.
◊ Konuşmasının sonunda “Çok üzgünüm, çok” diyor. Genelde yalan söylediğimizde belli başlı kelimeler üzerinde aşırı vurgu yaparız.

O partilerin raconu şatafat
Kerimcan Durmaz doğum gününü şatafatlı bir partiyle kutladı. Kerimcan’ın 15 bin liralık beyaz altın ve pırlanta dişi ve Danla Biliç’in ona hediye ettiği pahalı hediye çok konuşuldu. Bu şatafatı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmet Kural çamur atıyor

Cengiz Semercioğlu: Bu doğum gününden tam iki gün önce “Ya ne oldu bu Kerimcan Durmaz’a sesi soluğu çıkmıyor” diye aklımdan geçirdim ki, beni tekzip edercesine bu doğum günü organizasyonunu boca etti üzerimize. Neyse bir şeyi yokmuş, bıraktığımız gibi duruyormuş. Ben en çok bu doğum gününe koşan ünlülere şaşıyorum ya bari siz bu kadar önem atfetmeyin bu meseleye...
Ömür Gedik: O partilerin raconu şatafat, şan, şöhret üzerine. Bunların haber olması normal. Ayrıca Kerimcan’ın enerjisi, muhabbeti güzel, medyatik tarafı da kuvvetli olduğu için de verdiği partilerin ünlülerle dolu olması normal bence.
Onur Baştürk: Kerimcan’ın dünyasını seviyorum. Ama bu son doğum günü vesilesiyle yansıttığı şatafat onun açısından hoş olmadı. Herkesin yediğini içtiğini yeniden düzenlediği bir dönemde özellikle. Esas soru: Sanatçılar da onu çok sevdiği için mi doğum gününde sahne alıyor yoksa popüler figür olduğu için mi? Bence yanıtı herkes biliyor. Kerimcan’a bir tek bu açıdan bravo.
Ahmet Kural çamur atıyor

Bu ilişki boşanmadan önce mi başladı
Mustafa Sandal’ın Ceren Hindistan’a attığı mesajları (“Ben yakışıklıyım sen güzel, neden sevgili olmuyoruz?”) ve tabii Emina’nın Sadettin Saran’la birlikteliğinin artık ayyuka çıkmasını konuşalım...
Ahmet Kural çamur atıyor

Onur Baştürk: Mustafa Sandal’ın mesajları süper eğlenceli. 70’lerden fırlayıp gelmiş gibiydi o mesajlar, “Ben yakışıklı sen güzel” filan. Emina Jahovic ve Sadettin Saran da yakıştı birbirine. Musti gibi söylersek eğer: Adam yakışıklı kadın güzel.
Cengiz Semercioğlu: Asıl merak etmemiz gereken Emina’yla Saran’ın ilişkisinin ne zaman başladığı? Ben bu aşk dedikodusunu ilk nisan-mayıs ayında duydum. Yazın da Magazin Konseyi’nde bir-iki kez konuştuk hatta... Şimdi bir aile fotosuyla aşk belgelendi. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz lafı bir kez daha kanıtlandı. Peki bu aşk resmi olarak boşanmadan önce var mıydı?
Ömür Gedik: Mustafa böyle cümleler mi kurmuş gerçekten de? İnanasım gelmiyor ama aşk iddialarını reddettiği birine böyle mesajlar attıysa da ifşa olunca attığına atacağına pişman olmuştur. Emina’nın yeni ilişkisiyle ilgili söyledikleri ise gayet normal. Eski eşin mutlu olması çocuklar için de en iyisidir tabii.
Ahmet Kural çamur atıyor

Bu trend sürer
Gece hayatında Defne Samyeli’den sonra Meltem Cumbul ve Hande Subaşı da canlı performanslara başladı bir mekanda. Sizce bu trend devam eder mi?
Ahmet Kural çamur atıyor

Cengiz Semercioğlu: Defne Samyeli oldu zaten, müziğe yönelmek istiyordu bunu da çok başarılı yaptı. Hande Subaşı da çok güzel olur. Sesi de görüntüsü de tam bu işe uygun, bugüne kadar sahneye çıkmadığı kabahat.
Ömür Gedik: Defne, Meltem ve Hande’nin de hem oyunculuk hem de sahnedeki varlıkları müzik ve oyunculuğun iç içe geçen birbirlerini besleyen işler olduğunun kanıtı.
Onur Baştürk: Bu trend devam eder. Çünkü mekanlar müşterilerini şaşırtmak istiyor. Sırf meraktan bile gitse insanlar doldururlar mekanı.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle