GeriKelebek Küçük 5 lira, büyük 10!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Küçük 5 lira, büyük 10!

Küçük 5 lira, büyük 10!
refid:3451450 ilişkili resim dosyası

İstiklal Caddesi’nin seyyar satıcıları da en az tramvayı, kalabalığı, pasajları, sinema ve tiyatro salonları kadar meşhurdur. Çorapçılar, hamur adam, çim adam, vada anahtarlıkları satanlar, taklit parfümcüler, kirli çamaşır sepeti satanlar ve şemsiyeciler...

İşte şemsiyeciler tüm seyyar satıcılar arasında en gizemli olanları. Yağmur yağmadığı bir günde bir seyyar satıcıdan şemsiye almak isterseniz boşuna etrafınıza bakınmayın çünkü tek bir şemsiyeci bulamazsınız. Şemsiyeciler, sanki yağmur radarları varmış gibi gökten damlalar düştüğü anda ortaya çıkar. İstanbul’un havası malum; sabah hava güneşli ve 28 derece bile olsa öğleden sonra sel felaketine yol açacak kadar yağmur yağabilir. Meteorolojiyi dinlemek yerine hava durumunu pencerelerinden takip edenlerin imdadına çoğu kez şemsiyeciler yetişir.

Şemsiyeciler, son günlerde polisler tarafından sık sık karakola götürülseler ve mallarına el konulsa da mesleklerini icra etmekten geri kalmıyorlar. 20 yaşındaki Ramazan Durmuş, İstiklal Caddesi’nde yağmurla beliren şemsiyecilerden biri. Aslında Taksim Meydanı’nda çay satıyor Ramazan, fakat bizden tedbirli davranıp şemsiyelerini yanından hiç ayırmıyor. Yağmur bastırınca küçüklerini 5, büyüklerini 10 YTL’den satıyor.

Akşam eve döndüğünde haberleri dinlemiyor belki ama meteorolojiyi çok iyi takip ediyor, sabah kalkınca yüzünü bile yıkamadan radyoyu açıp hava durumunu dinliyor. Yağmur ihtimali varsa, çok düşük bir ihtimal bile olsa, Eminönü taraflarında bir toptancıdan aldığı şemsiyelerini ve çay termosunu alıp yola çıkıyor. Taksim’de çiçekçilerin yanında çay servisine başlıyor. Yağmur damladığı anda hemen merkezi bir noktaya geçiyor, kovasının içindeki şemsiyeleri pazarlamaya başlıyor. Yağmurlu günlerde kazancının yarı yarıya arttığını söylüyor: ‘Alan mutlu, satan mutlu polisler niye bizi iki günde bir içeri alıyorlar anlamıyorum...’

Ağrı doğumlu Ramazan Durmuş da pek çok işsiz gibi İstanbul’a 4 yıl önce iş bulma umuduyla gelmiş. İş bulamayınca da hemşerilerinin yanına yerleşip Taksim’de onlarla birlikte seyyar satıcılık yapmaya başlamış. İlkokul 3’ten terk olan Ramazan ara sıra inşaatlarda iş bulduğunu ama seyyar satıcılığın daha kárlı olduğunu belirtiyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle