GeriKelebek Kızımın güneşi olmak isterdim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kızımın güneşi olmak isterdim

Kızımın güneşi olmak isterdim
refid:13105574 ilişkili resim dosyası

“Alya doğduktan sonra ben kızımı, dadısı dahil kimselere koklatmadım, kartal gibi kızımı herkeslerden korudum, işte öyle manyak oluyor anneler! Kızımın güneşi ben olmak istedim...” Bu sözler Ayşe Arman’a ait. Ünlü gazeteci, Dubai’deki üçlü yaşamını Parents dergisine anlattı.

Ayşe Arman ve kızı Alya / Foto Galeri

Evlilik ve hamilelikle birlikte Dubai’ye taşındınız, hatta bu durum epeyce tartışıldı...
Evet, altıncı yıla girdik hatta. Gördüğünüz gibi dünyanın sonu da gelmedi. Pekala orada yaşarken de gazetecilik yapabiliyorum. Bir sürü iyi işe de orada yaşarken imza attım. Çok isterseniz, her şeyi oldurabiliyorsunuz hayatta.

Nasıl bir hayatınız var Dubai’de, neler yapıyorsunuz?
Ben Allah’ın şanslı kullarından biriyim. Bunun için de her gün şükrediyorum. Işin sırrı aslında yaşadığım yerde değil, birlikte olduğum adamda gizli! Ben onunla ve kızımla dünyanın her yerinde mutlu olurdum. Ama tabii yaşadığımız yer, mesleğime devam etme imkanı da veriyor. Bir de Dubai’de hayat kolay. Trafik derdi yok, süslenme püslenme, fönlü saçla dolaşma derdi yok, başkaları için yaşamıyorsun. Belki de ben, bu doğallığı seviyorum. Biz çok basit bir hayat yaşıyoruz, parmak arası terliklerle ve püfür püfür elbiselerle... Dubai’de bir güne neler sığdırdığıma inanamazsınız...

Neler mesela?
Her sabah 07.00’de evden çıkıyoruz. Alya’yı okula bırakıyorum. Oradan pilatese gidiyorum, oradan çıkıyorum yüzmeye gidiyorum. Eve geliyorum internetten gazeteleri okuyorum. Sonra telefon trafiğim başlıyor. Uzun bir süre işe gömülüyorum. Sonra Alya’yı okuldan almaya gidiyorum, eve geliyoruz, aktiviteleri varsa onlara gidiyoruz, yüzme, at binme, kung fu gibi aktivitelerde ona eşlik ediyorum. Her şey zaten evden 10-15 dakikalık mesafede. Atlayıp tekrar eve gidiyoruz. Sevgilim altı, yedi gibi eve geliyor, tavşanımız dahil herkes kapıya koşuyor, “Baba geldi” diye. Birlikte yemek yiyoruz, Alya sekiz gibi yatıyor. Kızımı uyutmaya bayılıyorum, ona kitap okumayı çok seviyorum. Sonra sevgilimle evde film seyrediyoruz veya sinemaya, baş başa bir pub’a gidiyoruz. Huzur, kahkaha, sadelik, basitlik, yalınlık... Böyle bir hayat yaşıyorum. Bazıları “Kesin sıkılırsın!” demişlerdi, ama altı yıl oldu, Türkiye’ye dönmek istemiyorum.

Alya, 4,5 oldu değil mi?
Evet. Şubat’ta beş olacak.

Birlikte neler yapıyorsunuz, nasıl vakit geçiriyorsunuz?
Günün büyük bir bölümü çalışma odamdayım. “Yine mi kaset çözüyorsun?” diye dalıyor odama, “Sen de resim yap burada” diyorum. Ben kaset çözüyor ya da yazı yazıyorum, o resim yapıyor. 30 bin kere birbirimizi sevdiğimizi söylüyoruz, yemek yapıyoruz, yüzüyoruz, sarmaş dolaş halıda yatıyoruz, çok kitap okuyoruz, kafadan hikayeler uyduruyoruz, yatağın üzerinde zıplıyoruz, evde saklambaç oynuyoruz. Bu oyunların bir kısmına baba da dahil oluyor. Komiğiz yani.

Nasıl bir annesiniz dominant mı, yoksa...
- Dediğim dedik, her şeyi bildiğini sanan, çocuğuna öyle hissettiren annelerden değilim. Ama her istediğini de yapmıyorum. Alya biraz şımarık, bazen beni delirttiği oluyor, ama esas olarak laf dinliyor. Özgür, iyi niyetli, paylaşımcı, duyarlı, en önemlisi mutlu bir çocuk.

Annelik Ayşe Arman’ı değiştirdi mi?
Tabii, değiştirmez mi? Içimdeki iyiliği çıkardı, daha iyi bir insan oldum.

Bakıcı desteği almaya ne zaman başladınız?
Alya doğmadan Gülşen Hanım’la anlaştım. Günlük tutan bir dadıydı. Zaten önce haberini yapmıştım, sonra kendisi beni buldu, “Sizinle çalışmak isterim” dedi. Müthiş bilgili, tecrübeli, insana güven veren... Istedim ki evde, en az bir hemşire kadar deneyimli biri olsun. Sağ olsun, geldi altı ay bizimle yaşadı. Ama onun odası, evin alt katındaydı, Alya doğduktan sonra ben kızımı, dadısı dahil kimselere koklatmadım, kartal gibi kızımı herkeslerden korudum, böyle manyak oluyor anneler! Kızımın güneşi, ben olmak istedim. Gülşen Hanım’dan sonra Mine diye bir dadımız oldu, o da çok şekerdi, bizimle bir yıl kadar yaşadı. Şu an Maribel diye bir dadısı var, Filipinli, o da çok tatlı.

İş için Türkiye ve Dubai arasında mekik dokuyorsunuz, zor olmuyor mu?
Yok olmuyor. Gencim, enerjim var Allah’a şükür! Gidip geliyorum, her şeyi birden yapabiliyorum.

SEVİŞİRKEN YANINDAYSA DOĞURURKEN DE OLACAK

Doğumunuzu nasıl yaptınız?
Epidüral sezaryen. Bir daha hamile kalsam, mutlaka normal olması için diretirim. Sevgilim de doğuma girdi, hep yanımdaydı. Kesinlikle, erkekler de yanımızda olmalı! Sevişirken yanında da, doğururken mi olmayacak! Insan tabii ki sevdiği adamı doğururken yanında ister, onun da “Ama ben kaldıramıyorum, sonra seninle sevişemem filan!” demesini felaket ötesi buluyorum.

İkinci çocuğu düşünüyor musunuz?
- “Kusura bakma, artık seni kendim için istiyorum!” diyen bir sevgilim var. Çok denedim onu ikna etmek için, çok kavga ettik bu konuda, ikna olmuyor. Kararına saygılıyım.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle