GeriKelebek Kitap: Haftanın yenileri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kitap: Haftanın yenileri

Hikâye
Ölümlüler Uyurken
Kurt Vonnegut
Çev.: Kıvanç Güney
APRIL Yayıncılık

Tüm insanlığın vicdanının seslerinden birisiydi Kurt Vonnegut. Onun romanlarında kahramanları aracılığıyla anlattıklarını ve bizzat kendi yaşantısını düşündüğümüz zaman, insanlığın nasıl davranırsa düzgün bir dünyada yaşayacağını söyleme hakkına sahip olduğunu düşünebiliriz. Şimdi o unutulmaz romanlarında söylediklerini öykülerinden okuma zamanı. Daha önce bütün eserlerini yayımlayacağını duyuran APRIL Yayıncılık, yazarın ölümünden sonra yayımlanan “Ölümlüler Uyurken” adlı hikâyeler kitabını okurlarıyla buluşturuyor. Birbirinden etkileyici 17 öykü yer alıyor kitapta. Bir robotla ölümsüz aşk yaşayanlar, ateşli bir tangoyla derin uykusundan uyananlar, hayatta tek başarısı oğlu gibi büyüttüğü yeğeni olan alkolikler... Eskiden Vonnegut’un bize tanıştırdığı herkes yine burada. Aslında Vonnegut’un romanlarını küçük hikâyeler halinde okuyabilirsiniz. Bu kez her hikâyeyi bir roman gibi okuyacaksınız. Çünkü birkaç sayfadan oluşsalar da aynı etkiye sahipler! Hele, büyük ustanın kahramanlarının sahip olduğu o büyük ve insana ceketini ilikleten ölümsüz aşk, bu kez birkaç şekilde karşınıza çıkacak. Vonnegut’un dünyasının derinliklerine doğru 17 duraklı bir yolculuk.

Rehber
Küçük Oteller Kitabı 2011
Müjde Tönbekici / Mutlu Tönbekici
Boyut Yayıncılık

Her ne kadar bu sene bahar mevsimini layığıyla yaşayamamış ve hep bir ağızdan “artık yaz da gelmeyecek” diye isyan etmiş olsak da, geride bıraktığımız haftanın güneşli havası, bizi sıcak bir yaz yaşayacağımız konusunda umutlandırıyor. Şayet bir yazıda “yaz mevsimi”nden söz ediliyorsa o yazıda tatilden de dem vurulacak demektir. Ne de olsa soğuk havalarda “yaz gelmeyecek” endişesinin temel sebebi, iklim değişmesi gibi büyük boyutlu bir mesele değil, daha çok tatilin burnumuzdan gelmemesine yöneliktir. Tatili hangi şehirde geçireceğini bilen ve bunun hem ucuz hem de dönüşte anlatılacak hikâyelerle dolu olması için çalışmalara başlayanların başucu kitabı Küçük Oteller Kitabı. Bu sene güncellenmiş 14. baskısı yayımlanan kitapta konum, bina, sahip ve işletme ile yemek gibi dört ana koşulu göz önünde bulundurarak tatilde konaklayabileceğiniz birbirinden güzel tam 255 otel yer alıyor. Her otelin bütün özellikleri eksiksiz yer alıyor. Hepsi bizzat yazarlar tarafından konaklanılmış ve test edilmiş mekânlar, içeriden ve çevreden çekilmiş fotoğraflarla daha da yakından tanıtılıyor. Her “küçük” otelin iletişim adreslerinin de bulunduğu kitap, “sakin bir tatil” planı yapanlar için eşsiz bir kaynak.

Çocuk
Ayıcık ile Farecik’in Maceraları
Gabrielle Vincent
Çev.: Füsun Önen Pinard
YKY

Tek kelimeyle mükemmel bir çocuk kitabı serisi Ayıcık ile Farecik’in Maceraları. Brüksel’deki Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim eğitimi alan Gabrielle Vincent’in 12 dile çevrilen ve tüm dünyada büyük ilgiyle okunan Ernest ve Celestine’in maceralarını YKY altı kitaplık bir set halinde yayımladı. Seride, küçük Farecik ile Ayıcık bizlere “paylaşma”nın ne demek olduğunu ve hayatın hoşgörüyle güzelleşeceğini hatırlatıyorlar. Farecik’in “nereden geldiğini” merak etmesiyle başlayan seri, ikilinin ormanda yaptıkları kulübelerine bir evsiz ayının sığınması, Farecik’in çok sevdiği oyuncak bebeğin kaybolması, Amerika’dan Teyzecik’in ziyarete gelmesi, ikilinin gezisi sırasında yağmura yakalanmaları ve yılbaşı kutlaması ile devam ediyor. Farecik, Ayıcık’ın hayatına girdikten sonra ikilinin arasındaki olağanüstü bağlılık ve çevrelerine gösterdikleri hoşgörü bugünlerde herkese örnek olacak nitelikte. 1981 yılından beri yani tam 30 yıldır milyonları kendine hayran bırakan Ayıcık ile Farecik Türk çocuklarının da çok hoşuna gidecek gibi görünüyor. Kendisini mütevazı bir şekilde yazar olarak görmeyen, daha çok ressam olarak tanımlayan Vincent’ın etkileyici illüstrasyonlarına hayran kalacaksınız.

Fotoğraf
İyi Fotoğraf Nasıl Çekilir?
Özer Kanburoğlu
Say Yayınları

İyi şair Ülkü Tamer’in dediğinden ilham alarak, “yazın geldiği her yerde söylenir,” oldu. Havaların düzelmesiyle beraber çevremizde sıklıkla gördüğümüz insan profillerinden birisi, şüphesiz boynunda fotoğraf makinesi taşıyanlar. Yazın elinde makineyle bir binayı veya bir kediyi çeken fotoğraf meraklıları yüzünden, duraklamadan yürümeniz imkansız olur, zira her an kareye girip o muazzam anı berbat edebilirsiniz. Yurtiçi ve yurtdışından pek çok kere ödül kazanmış ve birçok sergiye imza atmış fotoğrafçı Özer Kanburoğlu, içimizdeki büyük yeteneğin daha bilinçli hareket etmesini sağlayacak bir kitaba imza atmış, İyi Fotoğraf Nasıl Çekilir?’de. Daha önce A’dan Z’ye Fotoğraf, Dijital Fotoğraf Rehberi, 100 Soruda Dijital Fotoğraf... gibi müracaat kitaplarına imza atan Kanburoğlu, bu kez metod, teknik kadar kendi sırlarını da söylüyor. Doğa, portre, iç mekan, karanlık, makro, manzara, ters ışık, yakın çekim... gibi toplam 25 ana başlıkta bizzat kendi çektiği fotoğraflardan ‘neyi nasıl yapmamız gerektiğini’ anlatıyor. Her fotoğrafın yanında, nerede çekildiğinden ne tür malzeme kullanıldığına, makine ayarının ne olduğuna kadar tüm detayları veriyor. Bundan sonrası size kalmış, pamuk eller deklanşöre!

Roman
Şam’da Bir Mardinli
Numan Aydınoğlu
Oda Yayınları

Bu toprakların kanayan yaralarından birisidir “kadına yönelik” yanlışlar silsilesi. Bu şekilde adlandırıyoruz çünkü, sadece şiddet değil, töre cinayetleri, kız çocuklarını okutmama, çocuk yaşta evlendirme... bu ayıplarla dolu liste daha da uzayabilir. Yıllardır sosyal sorumluluk projeleri içerisinde bu meselelerin altı çizilirken bir taraftan da kimi “aile danışmanları”nın çoklu evliliğe dair icazet vermesi bu ayıbın uzun süre devam edeceğini gösteriyor.
Şam’da Bir Mardinli romanı da, gerçek olaylardan hareketle kaleme alınmış bir “töre” eleştirisi. Mardin’de Sekioğlu ailesinin en küçük çocuğudur Makbule. Daha okul çağında 40 yaşındaki Ömer’in üçüncü karısı olarak Batman’a gelin gidecektir. Onun bundan sonraki görevi Ömer’e bir erkek çocuk doğurmaktır. Ağabeyi Mustafa, engel olamadığı bu evlilik üzerine Mardin’i terk ederken, küçük kardeşi Abuzer de okumak için terk eder Mardin’i. Bütün aile tek tek uzaklaşır baba ocağından. En son Makbule’nin babası Abdullah, kızının  sevdalısı Hayri’nin kucağında can verir. Tüm yuvası dağılan Zehra Ana, bağrına taş basarak ölümü bekler. Hayri artık tüccar olmuş Şam - İstanbul arası gidip gelmektedir. Ancak hayatın bu insanlara yapacakları daha bitmemiştir.

Oyun
Alışveriş ve S*kiş
Mark Ravenhill
Çev.: Gonca Gülbey
Altıkırkbeş Yayın

Geride bıraktığımız mart ve nisan ayı süresince İstanbul’da büyük bir alışveriş çılgınlığı yaşanmıştı. Avrupa’nın ve Asya’nın en büyük AVM’lerine sahip İstanbul’da bir buçuk ay boyunca insanlar ellerinde poşetlerle gece yarılarına kadar alışveriş yapmışlardı. Ekonomiye hareket getirdiği gibi, insanlardaki tüketim çılgınlığının kampanyaya dönüşmesi olarak da yorumlanmıştı bu durum. Yeni dönem İngiliz tiyatrosunun kalemi sağlam yazarlarından Mark Ravenhill’in oyunu Alışveriş ve S*kiş de bunu dile getiriyor aslında. Uyuşturucu, seks, alışveriş ve paraya olan bağımlılığı sert bir dille eleştirirken bütünüyle kapitalizmi ve günümüzün yegâne gücü olan “para”yı ele alıyor. Robbie ve Lulu içinde uyuşturucu, seks ve paranın olmadığı girişimlerde bulunmak isterler, ancak çevresindeki insanlar Mark, Gary ve Brian bunun gerçekleşmesine bir türlü izin veremeyeceklerdir. Çünkü hepsi uyuşturucu maddeler, seks ve eşcinsel ilişkiye bağımlıdırlar. En önemlisi paraya müptelâdırlar ve onlara en büyük hazzı alışveriş verir... Ravenhill’in söylemek istediği şey aslında basit; “tüm insanlık satışta”. Ravenhill’in sarsıcı ve sert bir dile sahip bu etkileyici kitabı, keşke Türkçede kuşatıcı bir önsözle yayımlansaydı...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle