GeriKelebek Kısa metraj onların işi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kısa metraj onların işi

Kısa metraj onların işi
refid:7455793 ilişkili resim dosyası

Hedefi uzun olanlar, kısa yoldan bir DVD hazırladı. Department jürisinin seçtiği, 2006’ya damgasını vuran 7 kısa film, "Kristal Cüce 1" adıyla satışa çıktı. Kimi radyo-televizyon mezunu, kimi oyuncu, kimi basın sektöründen olan bu 7 yönetmenden 4’üyle görüştük; onlardan bu DVD’yi anlatmalarını istedik.

EMRE ERGÜL (2 EYLÜL)

Filmi korsana düşsün diye dua eden yönetmenciklere karşıyım

Ümit Olcay, Alican Yücesoy, Pınar Gök, Nilay Örnek ve İhsan Demirkaya’nın rol aldığı "2 Eylül" filminin yönetmeni Emre Ergül, sinemacılık hayaline 2 Eylül serüveniyle başladığı için çok mutlu... Filmi, 4. Pam Kısa Film Festivali Kurmaca ikinciliği, Ankara Fest-i Kült 2006 Dünya Barış Ödülü, 1. İzmir Agora Film Festivali Kurmaca birinciliği gibi birçok ödül almış. Ergül, şimdilerde ise yurtdışı festival hedefli "Abraham" adlı kısa belgesel ve "İstanbul’un Fethi 1453" adlı uzun metrajlı film için çalışmalarını sürdürüyor.

Sabah Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Emre Ergül, "2 Eylül"ün senaryosunu 2006 yılının şubat ayında izlediği bir haberden ilham alarak yazmış. "32. Gün" programıydı. Antalyalı üniversite mezunu bir çocuk, 1993 yılında Tunceli’de asteğmen olarak görev yapıyor. Döndüğünde orada olanları unutamıyor. İşte izlediğim bu haberden çok etkilendim. Bundan yola çıkarak birkaç arkadaşla oturup çalıştım" diyen Ergül, korsan konusunda da çarpıcı açıklamalarda bulunuyor: "Korsana da, filmi korsana düşsün diye dua eden yönetmenciklere de karşıyım. ’Çıksın, korsanı da çıksın’ diyen o kadar çok yönetmen var ki! Sen işini ciddiye almazsan, ne insanlar ne de basın seni ciddiye alır."

GÖKÇE PEHLİVANOĞLU (POTKAL)

Sonraki hedefim uzun metraj

Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon Bölümü’nden geçtiğimiz yıl mezun olan ve 4 kısa filmi bulunan Gökçe Pehlivanoğlu, aynı zamanda fotoğrafçılık ve klip yönetmenliği yapıyor. Athena, Ogün Sanlısoy ve Aydilge’nin son kliplerine de imzasını atan Pehlivanoğlu, denize atılan şişe içindeki mesaj anlamına gelen "Potkal" kelimesini edebiyat derslerine gelen Sunay Akın’dan duyduğunu ve çok beğendiğini belirtiyor.

Çalışmasında Fransız sinemasından etkilenme olduğunu söyleyen Gökçe Pehlivanoğlu’nun okul bitirme ödevi de bu filmmiş. Genç yönetmen, önce filmin beğenilmeyeceğini düşündüğünü, ancak hocalarının çok beğendiğini ve Metro Film Yarışmasında da birincilik kazandığını anlatıyor. Hedefinin uzun metraj film çekmek olduğunu sözlerine ekleyen Gökçe Pehlivanoğlu, "Biraz daha reklam, klip ve kısa film çekmeliyim. Uzun metraj sonra" diyor.

Bu projede geçenleri şiddet olarak görmüyorum

MÜFİT SAMIK (AYÇA’YI NEDEN SEVİYORUM?)

Genç yönetmen Müfit Samık, "Ayça’yı Neden Seviyorum?" filmiyle Geleceğin Sineması En İyi Senaryo, 4. Metro Kısa Film Yarışması ikincilik ödülü, Sinepark Kısa Film Yarışması En İyi Senaryo ödülü gibi pek çok ödül kazandı. İstanbul Üniversitesi Radyo-Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi olan Samık, "Ayça’yı Neden Seviyorum?"da şiddetten zevk duyan iki insanın mutluluğu ve aşkı birbirlerinde bulmalarını anlatmış.

Sinema tezini Avrupa sinemasında sado-mazo karakterler üzerine yaptığını belirten Müfit Samık, filmini Metro Kısa Film Yarışması’nda izleyen Hülya Koçyiğit’in tepkisini şu sözlerle anlatıyor: "Hülya Hanım’a filmle ilgili ne düşündüğünü sordum, yanıtı ’Evet, evet diyorum’ oldu. Sadece bu yorumu yapabildi, ben de teşekkür ettim. Ben bu filmdeki şiddeti şiddet olarak kabul etmiyorum. Kahramanlar gönüllü oyunlar oynuyorlar..."

ÜMİT OLCAY (RETRO AŞKLAR BAHANESİ)

Yaşadığım aşk bana bu filmi yaptırdı

1998’de Akademi İstanbul Radyo-Televizyon ve Gösteri Sanatları Bölümü’nden mezun olan Ümit Olcay, kamera arkası eğitimi almış olsa da mezuniyetin ardından oyunculuğa el atmış. Bugüne kadar "Çemberimde Gül Oya", "Maçolar" ve "Kavak Yelleri" gibi dizilerde kendini gösteren Olcay, "Retro Aşklar Bahanesi"nden önce deneysel kısa filmler ve klipler de yönetmiş.

Ümit Olcay, filmiyle ilgili şunları söylüyor: "Bu bir ayrılık öyküsü... Bir aşk yaşamaya başladım, sonra bu senaryoyu yazdım ve o kişinin misyonu bitti. Yurtdışındaki bir festivalden davet alınca, havaalanından onu aradım ve ayrılığımızın üzerinden onca zaman geçtikten sonra kendisine teşekkür ettim."

Kasımda "Bir yönetmen ve Bir Fahişe" adlı yeni kısa filmini çekmeyi planlayan Ümit Olcay, "Bu filmde cinselliğin çocukluk hayatında yaratmış olduğu tramvaları anlatacağım. Fahişe karakteri 20, yönetmen ise 40’lı yaşlarında olacak. Hatta Okan Bayülgen ile sevgilisi Berrak Tüzünataç bu filmde rol alsa, şahane olur benim için" diyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle