GeriKelebek Kış hastalıkları hala pusuda
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kış hastalıkları hala pusuda

Kış günlerinde 7’den 70’e, kadın-erkek, hepimiz çeşitli sağlık sorunlarına karşı daha dikkatli ve hazırlıklı olmak zorundayız. Özellikle çocuklarımızı korumalıyız.Yavrunuzu kat kat giydirmeyin Bebekleri ve de çocukları soğuk algınlığından korumak için neler neler yapıyoruz ama sonuç yine değişmiyor. Üç yaşından küçük olan çocukların bir yıl içinde 8-10 kez soğuk algınlığı geçirmeleri kaçınılmaz. Ancak küçük yaşlarda sık sık soğuk algınlığına yakalanmanın bir de sevindirici özelliği var. Araştırmacılar, erken yaşlarda çok sık soğuk algınlığına yakalanan çocukların ileri yaşlarda çok seyrek hastalandıklarını saptamışlar. Çocukların bağışıklık sistemi, zamanla soğuk algınlıklarına karşı etkili bir savaş vermeyi öğreniyor. Çocuklarda soğuk algınlığı 7-10 gün sürebiliyor. Bu sürenin sonunda, çocuk hala sağlığına kavuşmamışsa, doktor kontrolü gerekecektir. Çocuğa antibiyotik tedavisi uygulamak çok yanlıştır. Çocuğun bu dönemde iştahı olmasa da onun iyi beslenmesine dikkat edilmeli. Ateşi yükselir endişesiyle çocuğu aç bırakmak, hastalığın geçmesini geciktirir. Büyükannelerin tavsiyesine uyup, hasta çocuğa tavuk suyu çorbası içirilmeli. Çocuk hastalanmasın diye, onu dışarı çıkarırken, kat kat giydirmenin yararı değil zararı vardır. Aman çocuğa ilaç verirken dikkat- Çocuğunuza ilaç verirken, yetişkinler için hazırlanmış dozun yarısını kullanmak doğru olmaz. Doktora danışmadan ilacın dozunu artırmak da aynı derecede sakıncalıdır.-Çocuğun içmesi gereken şurubun miktarını prospektüste belirtilen ölçeğe göre ayarlamalısınız. -Çocuğunuza birden fazla ilaç vermeniz gerekirse, doktorla görüşüp, ilaçların kullanılma zamanlarını saptayın.-Aşağı yukarı aynı maddeleri içeren iki ilacın kullanılması, sakıncalıdır.Sebzelerin Kralı: LahanaAkdeniz ülkelerinde lahana sevilen ve de sıkça kullanılan bir kış sebzesidir lahana. Son yıllarda lahananın özelliklerini araştıran bilim adamları, bu sebzenin çağımızın en ölümcül hastalıklarından biri sayılan kanserre karşı çok etkili bir koruyucu olduğunu saptadılar. Bu nedenle de lahana artık sebzelerin kralı sayılıyor. Lahana, pek çok kanser türüne karşı bünyeyi koruyor. Ayrıca pek çok da mineral içeriyor. Yapılan araştırmalara göre, ayda10 kez lahana yiyen erkeklerin prostat kanserine yakalanma ihtimali, lahana yemeyenlerinkinden yüzde 30 oranında daha az! Lahanayı iyice haşladıktan sonra yiemenin bir yararı olmaz. Lahanadan yararlanmak için çiğ yemek de doğru değil. Çok az pişirildikten sonra tüketilmesi öneriliyor. Menenjitin yaş sınırı yokKış aylarında, kundaktaki bebekler dahil, herkes için menenjite yakalanma ihtimali yüksek oluyor. Bu nedenle menenjiti iyi tanımakta yarar var. Bir virüs hastalığı olan menenjit, yetişkinlerde boyunda sertleşme, yüksek ateş, geçmek bilmeyen başağrısı, sırtta ve eklemlerde ağrılar, uyku hali, parlak ışıklardan rahatsız olmak, titreme, solunum zorluğu ile kendini belli eder. Vücutta kırmızı ya da koyu pembe lekelerin oluşması da hastalığın habercisidir. Özellikle bu lekelerin üzerine bir cam bardakla bastırıldığı zaman, lekelerde renk değişikliği olmazsa, menenjit ihtimali kuvvetlidir. Bebeklerde, bu belirtilere iştanhsızlık ve nefes alma zorluğu da eklenir. Menenjitin erken teşhisi tedaviyi kolaylaştırır. Menenjit, tehlikeli bir hastalıktır. İhmale gelmez.‘Eyvah kör oluyorum’Bir gün, gözlerinizin önünde kahverengi noktaların uçuştuğunu fark edersiniz. Zaman zaman gözlerinizde şimşekler çakar gibi olur. Ve tabii, büyük bir korkuya kapılırsınız. Aklınıza ilk gelen görme yeteneğinizi kaybetme olasılığıdır. ‘Eyvah, kör oluyorum’ diye ortalığı telaşa vermeyin. Hele miyop iseniz, ileri yaşlarda bu kahverengi noktalarla yaşamaya kendinizi alıştırmalısınız. Kahverengi noktacıklar her zaman ortaya çıkmaz. Eğer siz bunların varlığını unutursanız, onları gördüğünüzü de fark etmezsiniz.Kadının korkulu rüyası: Düşük Düşük yapma ihtimali, hamile kadını haklı olarak korkutur. Bir veya iki kez düşük yapan kadınlar, neden böyle bir durumla karşılaştıklarını bilemezler. Hamileliğin çok erken döneminde düşük yapılması, kadındaki anormal kromozomlardan kaynaklanır. Aynı olayın bir daha tekrarlanması ihtimali yok denecek kadar azdır. Tekrarlanan düşüklerin ise kanın pıhtılaşmasından ya da hormonal düzensizliklerden kaynaklandığı biliniyor. Bu tür sorunların tedaviyle giderilmesi mümkün. Hamileliğin ilerleyen döneminde düşüklerin olması ise enfeksiyonlarla ya da kadının rahim ve doğum kanallarının biçimiyle ilgildir. Kadınlar, neden düşük yaptıklarını bilemedikleri için suçluluk duygusuna kapılırlar, ruhsal bunalıma girebilirler. Bunu önlemek için de hamile kadının düşükler konusunda aydınlatılması gerekir.