GeriKeyif Yeni dalga, Türkiye’de müziğin geleceği olacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yeni dalga, Türkiye’de müziğin geleceği olacak

Yeni dalga, Türkiye’de müziğin geleceği olacak

Bağımsız müzisyenlerin önde gelen isimlerinden Can Kazaz’ın üçüncü albümü ‘Ben Sizden Kaçtım’ çıktı. Kazaz: “Müzikte 90’lı yıllardakine benzer bir patlama yaşanıyor. Yeni dalga müzisyenler monotonluğu kırıyor, yıllardır dinlediğimiz ritmlerin, seslerin ötesinde bir şey üretiyor.”

Bir söyleşinizde; “Basında ve organizasyon işlerinde kapatılmış köşeler var ve oraya sizi (bağımsız müzisyenleri) kimse sokmuyor” diyorsunuz. Hürriyet Cumartesi adına karşınızdayım. Bahsettiğiniz durum biraz değişiyor olabilir mi?

- Evet, bir kırılma mı yaşanıyor acaba? Teşekkür etmek lazım. Sadece daha erken olabilirdi diyebilirim. İçerik bulma sıkıntısı yaşıyor olabilirsiniz; karışıklıklar nedeniyle Türkiye’ye pek yabancı sanatçı gelmiyor artık. Ya da anaakım müzikten yeterince iyi iş çıkmadığını düşünüyor olabilirsiniz. Bu tarafta da yığınla iyi iş üreten insan var. “Neden olmasın” demişsinizdir belki.

‘Yeni dalga’, Türkiye’de müziğin geleceği mi sizce?

- Öyle görünüyor. Çok nitelikli işler çıkıyor ortaya. Çoğu Türkiye’de müziğin geleceğini belirleyecek kalitede. 90’lar sektörün en büyük olduğu zamanlardı. O zaman çıkan isimler bugünün de en ünlüleri; Sezen Aksu, Tarkan, Sertab Erener, Mustafa Sandal... Şimdi de benzer bir patlama var. 20 yıl sonra da bugünkü isimler olacak piyasada. Müzikleriyle monotonluğu kırıyor, yıllardır dinlediğimiz ritmlerin, seslerin ötesinde bir şey üretiyorlar.

Nedir getirdikleri yenilik?

- Bu müziği, çağın genç insanları ürettiği için ciddi bir içerik farkı var. Kafaları başka çalışıyor çünkü. Cümle kuruş şekilleri bile farklı. Nasıl 70’ler şarkılarının sözleri çok naifti, bu dönemki şarkıların sözleri de çok orijinal; çift anlamlı kelimelerden, şakalardan oluşuyor.

Hayat görüşü olarak da önceki kuşaklara göre farklılık var mı?

- Evet, biz ‘çizilmiş’ bir hayatı takip etmek yerine mutlu olduğumuz bir alternatif yaratma konusunda daha başarılıyız.

Bu işin böyle de yapılabileceğini ispatladım

Neden şimdi çıktı bu dalga?

- Mecra buldu: YouTube, Soundcloud... Videolar milyonlara ulaştı, konserler ilgi gördü, dünya çapında başarılar elde edildi, sosyal medyanın da yardımıyla iş büyüdü.

Yeni dalga müzisyenlerinden bazıları büyük plak şirketlerinden çıkarıyor albümlerini.  Onlara bağımsız müzisyen denmeye devam edilmesine çok kızıyorsunuz...

- Bir müzisyen işin üretiminde ve dağıtımında tam olarak söz sahibi değilse ona ‘bağımsız’ denemez. Ama bağımsız olmadığı halde ‘yeni dalga’ya ait olabilir tabii.

Plak şirketiyle masaya oturduğunda kendi kurallarını kabul ettirse bile mi?

- Ettiremiyorsunuz ki... Ben büyük bir şirketle konuştum. Daha bir şey imzalanmamışken “O şarkıyı öyle yapmasak” gibi bir taleple geldiler. Bu şirketlerin belli politikaları var; fotoğrafçıları belli, klip formatları belli, PR’ın nasıl yapılacağı belli. O yüzden bir yönlendirme  oluyor. O da benim açımdan bir taviz... “Ben bugüne kadar bağımsız müziğin propagandasını yaptım. Beni takip edenlere o tavizi nasıl açıklarım” diye sordum şirket yetkililerine. Onlar da “O senin derdin” dediler. Ve eninde sonunda büyük bir şirkete ihtiyacım olacağını iddia ettiler. Bence olmayacak. Bir gün bir şirketle uzlaşabiliriz  ama ben bunu, mecbur kaldığım için yapmış olmayacağım. Albümüm milyonlar satmıyor belki ama bir yere vardığımı, bu işin böyle de yapılabileceğini ispatladığımı düşünüyorum.

Kendi dağıtımınızı kendiniz mi yapıyorsunuz?

- İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik Bölümü’nde beraber çalıştığım arkadaşım, menajerim Ateş Erkoç’la atıl durumda olan Bilgi Music Label’ı dijital dağıtım yapabilecek hale getirdik. İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi, mezunu ya da Müzik Bölümü çalışanlarının albümlerini yapıyoruz; Eve Dönüş Yok, Esra Arslan, Can Dedeoğlu...

Müzik dışında bir işiniz olmasaydı yine de bağımsız kalır mıydınız?

- Çok zor olurdu. Şimdi maaşımı üniversiteden aldığım için kafam rahat. Müzikten hayatımı geçindirecek bir para kazanmıyorum.

BİR SANATÇI İÇİNDE BULUNDUĞU DURUMU YANSITMALI

Bu albümün öncekilerden farkı ne?

- Eski albümlerde daha umutlu, pozitif, -birçok insanın söylediğine göre- daha naif bir sound’um vardı. Bu albümde biraz daha umut dozu azalmış şarkılar var. Bir de daha önceki albümleri evde kaydetmiştik. Bunu stüdyoda kaydettik. Ama yine o doğallığı kaybetmemeye çalıştık.

Çok politik bir şarkı var: “Bacalardan tütüyor Ciğeri yanan işçinin dumanı / Madenin karanlığı
24 saat vardiyalı / Burda akan ırmak / Can veriyor acı acı Ama hepsinden önemli / Beyefendinin yüksek makamı”...

- Daha önceki albümlerimde de var politik şarkılar. Bir sanatçının -ne olursa olsun- içinde bulunduğu durumu yansıtacak işler yapması gerektiğini düşünüyorum. Bu şarkı da sadece bugünü değil, Türkiye’de hep olan bir sorunu anlatıyor.  Bütün dertlere rağmen politikacılar makamlarını düşünüyor. Bir propaganda şarkısı değil, eleştirel bir anlatı bu.

Yeni dalga, Türkiye’de müziğin geleceği olacak

İstanbul’da doğdum, büyüdüm. Ama bu şehir karakterime uymuyor. Çok kirli, çok kalabalık, çok stresli, herkesin çok gergin olduğu bir şehir burası. Benim de sağlığımı bozuyor. Ben kırsalda yaşamak istiyorum.

BEYOĞLU DİSTOPİK BİR YERE DÖNÜŞTÜ

Yıllar önce de Beyoğlu’nda sahneye çıkmışsınız. Semtin yaşadığı değişimi nasıl görüyorsunuz?

- Beyoğlu’nun son 10 yılına baktığımda çok büyük bir kent travması görüyorum. Distopik bir yere dönüştü. O yüzden bir kitle yaşam tarzını koruyabilmek için Kadıköy’e kaydı. Ben kendimi hiçbir zaman Beyoğlu’yla özdeşleştirmedim. Ama gözlemliyorum; şu anki politik kararlar değişse ertesi gün orada da her şey değişecekmiş gibi geliyor.

Kaç doğumlusunuz? Nerelisiniz?

- 1989. Anne tarafından iki kuşak Kadıköylüyüm. Baba tarafım Prizrenli.

Müzikle ilgilenmeye nasıl başladınız?

- Kendi müziğimi yapmaya 14-15 yaşında rap’le başladım. Biraz gitar, biraz org çalıyordum. Babam avukattı, annem kütüphaneci... Abim de benden sekiz yaş büyük. Onlar pek evde olmadığı için kendi kendime vakit geçirmeyi öğrendim. Ailem mühendislik okumamı istiyordu. Fizik bölümünü kazandım. Bir yıl sonra bıraktım. İstanbul Bilgi Üniversitesi Müzik bölümünü yüzde yüz bursla kazandım. Bölüm birincisi olarak bitirdim. İTÜ’de yüksek lisansa başladım ama yarım bıraktım.

Şimdi neler yapıyorsunuz?

- 3.5 yıldır İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. Haftada dört gün mesaim var. Bir günü kişisel akademik çalışmalara ayırıyorum. Kalanında müzik çalışmalarımla  ilgileniyorum.

GÜNDEM KÖTÜLEŞTİKÇE ÜRETİM ARTIYOR

Ülkenin ve dünyanın gidişatı nasıl etkiliyor müziğinizi?

- Gündem kötüleştikçe üretim artıyor. İnsanların bir şeyleri ifade etmeye ihtiyacı var galiba. Benim de üretme motivasyonum azalmıyor. İçinde yaşadığım durumu belgeleme ihtiyacı duyuyorum.

Gelecekten umutlu musunuz?

- Dünya tarihi böyle... Hep çok zor dönemlerden geçilmiş. Artık daha iyi data toplayabildiğimiz için panikletici rakamlar çıkabiliyor karşımıza. Ama bunların her biri mücadele etmek için bir sebep. Kötünün karşısında ne kadar fazla direnen olursa umudumuz da o kadar çok olur.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle