GeriKeyif Sera müziği değil bizimki!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sera müziği değil bizimki!

Sera müziği değil bizimki!

Volkan Diyaroğlu ve Levent Ziya Aybay tarafından kurulan ve ilk albümleri Dua Tarlası ile oldukça ses getiren Ulan grubu, müzik adına heyecan veriyor. Dinleyeni yakalıyor, nefes aldırıyor. Her dinleyen farklı bir şarkıda kendini buluyor. Zaten o yüzden “Farklı hislere, dönemlere hitap eden şarkılar var. Sera müziği yapmıyoruz. Mevsimine göre tat alınacak çok lezzet var albümde” diyorlar. Avrupa ve Türkiye sanat dünyasında tanınan bir sanatçı. Volkan Diyaroğlu, farklı ülkelerde pek çok sergi açtı. Ziya Levent Aybay sanat yönetmeni ve tasarımcı. İşte anlatıkları…

Ulan” pek çok şey anlatıyor ama grup ismi olarak kullanma fikri nereden çıktı?

LEVENT: İsim bulmak hep sıkıntı olmuştur gruplar için. Böyle bir ismin daha önce kullanılmadığını görünce atladık üstüne. Hem kısa hem akılda kalıcı. Hem de her duyduya karşılık geliyor. Öfke, umut, isyan, mutluluk, heyecan…. Daha ne olsun!

Albümün ve grubun hikayesini nedir?

LEVENT: 16 senelik yeni bir grubuz aslında! Volkan'la lisedeyken grubumuz vardı. O grup dağılınca birbirimizden ayrı besteler ve sözler yazmaya devam ettik. Geçtiğimiz yaz bu kayıtları kendi ev ortamımızda kaydetmeye başlayıp birbirimize göndermeye başladık. Valencia-İstanbul arasında bir yol albümü bu aslında. Birbirini görmeden albüm kaydeden ilk grup elemanları biz olabiliriz.

- Albümünüzün ismi “Dua Tarlası” ama duadan çok kaybolan hayaller, zamanla çarpışmalar ve isyan var gibi. Nedir dertleriniz?

VOLKAN: Derdimiz ilk olarak kendimizle, kendi varoluşumuzla ve dolayısıyla hayat, ölüm, varolan düzen, politika gibi bizi birşeyler söylemeye zorlayan unsurlar. Hatta müziğin kendisi de bir dert bizim için. Dertsiz de müzik çıkmıyor işte.

'AĞLAK ARABESKTEN UZAĞIZ'

Sera müziği değil bizimki


Müzikal olarak farklı bir kulvardasınız. Türkiye’deki rock ve pop rock’tan uzak duruyorsunuz. Prodüktörlüğünüzü de hem gazeteci hem de müzik yazarı Ali Deniz Uslu yapmış. Nasıl bir müzikal ortaklık bu?

VOLKAN: Ali Deniz ile Çorlu’dan ilkokul arkadaşıyız. Daha sonra benim bir sergim dolayısıyla seneler sonra karşılaştığımızda beni neden bir rock star olarak görmediğini sorunca ben de “biraz bekle” dedim içimden. Ali Deniz ile dostuz biz. Aynen iki arkadaşın yaptığı gibi müzik konuşuruz, mesela bazen sabahın ikisinde Meat Loaf dinletir bize. Bizi, ilk adımımızdan beri destekleyen ve belki de Ulan’ın ortaya çıkmasındaki başlıca etken Ali Deniz.

LEVENT: Bizim uzak durduğumuz aslında rock müzik adı altında yapılan ağlak arabesk müzik. Yoksa Türkiye'de göz ardı edemeyeceğimiz çok iyi gruplar ve müzisyenler var.

Kolay alışılır bir müzik değil Ulan’ınki ama kana girdiğinde çıkmayan türden. Nasıl bir üretim süreciniz var?

LEVENT: Alışılamama kısmına katılmıyorum. Ancak altyapısını ritimden çok melodilerin oluşturduğu bir müzik yapıyoruz. Ulan'ın kana rahat karışmasını sağlayan taraf bu melodik yapı. Üretim süreci ise en çok eğlendiğimiz dönem. Volkan'la birbirimize kayıtları gönderip eve kapanıyoruz ve sadece müzik düşünüyoruz.

'UĞURSUZ NE VARSA SEVMİŞİMDİR'

Öte yandan albüm bir roman gibi akıyor ama tüm şarkılar farklı dönemlerinize ait.

VOLKAN: Hayat bir roman gibidir yerine roman bir hayat gibidir diyoruz biz. Her romanın bir müziği, her hayatın da bir soundtracki olmalı. Bir şarkı dolabımız var, hepsi ayrı çekmecelerde saklı ve sizler de yavaş yavaş bu şarkıları duyacaksınız. Albüm için şarkı seçme sürecinde ise albümün akışının üzerinde özellikle durduk. Albümün manası bu zaten, yoksa single çıkarırdık sürekli.

Albümde “Hafriyat”, “Durdurun” ve “Bazenli” gibi ses getirecek gizli kahramanlar da var. 13 şarkılık bir album; uğursuzluk sizin uğurunuz sanırım.

VOLKAN: Bu biraz benden kaynaklandı. Tek sayı takıntım var bir işe başlamadan önce. “11 mi 13 mü?” dedik. 13’te karar kıldık. Kendimi bildim bileli uğursuz ne varsa sevmişimdir. Merdiven görürsem özellikle altından geçerim mesela. Uğursuzluğa meydan okumak sanırım biraz. Albümü dinleyenlerin favori şarkıları farklı farklı oldu şu ana kadar. Benim favorim “Ne yaptın”. Bu durum hoşumuza gidiyor.

LEVENT: Farklı hislere, dönemlere hitap eden şarkılar var. Sera müziği yapmıyoruz. Mevsimine göre tat alınacak çok lezzet var albümde. Bu durumun dinleyenlere her dinleyişte farklı keşifler yaptıracağını düşünüyorum.



Yorumları Göster
Yorumları Gizle