GeriKeyif Nietzsche'nin kendi kaleminden
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Nietzsche'nin kendi kaleminden

Nietzsche'nin kendi kaleminden

Friedrich Nietzsche'nin felsefesinin mikro bir yansıması olarak nitelendirilen Putların Alacakaranlığı, kitabevi raflarında okurları bekliyor.

Filozofun 1888’de kısa bir sürede yazıp tamamladığı bu eser, Nietzsche’yi tüm düşünce hayatı boyunca meşgul eden meselelerin yoğun bir özeti niteliğini taşıyor. Aforizmadan denemeye geniş bir ölçeğe yayılan, biçim ve üslup bakımından Böyle Buyurdu Zerdüşt’le benzerlik gösteren Putların Alacakaranlığı’nda Nietzsche, hakikat kabul edilen değişmezlerin, putların sonunu müjdeliyor.

Nietzsche’nin de dediği gibi, “Bu küçük kitap, büyük bir savaş ilanıdır,” doğa, akıl ve ahlaktan bahsederken kendini kutsallaştıran bütün putlara savaş açar.

Can Yayınları arasından çıkan kitap, Regaip Minareci'nin çevirisiyle yayınlandı. 

Friedrich Wilhelm Nietzsche kimdir?

Nietzschenin kendi kaleminden

1844’te Prusya Krallığı’nın sınırları içinde yer alan Röcken’de doğdu. Yedi yaşında Yunanca ve Latince öğrenmeye başladı, klasik müzikle yine bu dönemde tanıştı. Müzik ve dil alanında gösterdiği özel yetenek, on dört yaşında ona dönemin nitelikli Protestan yatılı okullarından Schulpforta’nın kapılarını açtı.

1864’te Pforta’yı bitiren Nietzsche, aynı yıl Bonn Üniversitesi’nde teoloji öğrenimine başladı. 1869’da İsviçre’deki Basel Üniversitesi’nden gelen klasik filoloji profesörlüğü teklifini kabul etti. 1872’de ilk kitabı Trajedinin Doğuşu’nu yayımladı. Bunu David Strauss ve Richard Wagner üzerine çalışmaları izledi. 1878’de İnsanca, Pek İnsanca yayımlandı. 1882’de Şen Bilim’in ilk kısmı geldi. 1885’te Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü sadece kırk nüsha olarak yayımladı ve yakın dostlarına dağıttı.

İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü Üstüne, Putların Alacakaranlığı, Deccal ve Ecce Homo, bu tarihten sonra birbiri ardı sıra yayımladığı geç dönem eserleridir. Nietzsche’nin eserleri din, ahlak, felsefe, bilim ve modern kültür üzerine eleştirilerdir. Düşüncesinin temelini Apollon-Dionysos ikiliği, güç istenci, Tanrı’nın ölümü, üstinsan ve ebedî dönüş oluşturur. Hakikatin nesnelliğini sorgulayan çalışmalarının etkisi 20. yüzyılda varoluşçuluğa, oradan da postmodernizme ve postyapısalcılığa kadar uzanır. 1889’da zihinsel çöküş yaşadı. 25 Ağustos 1900’de öldü.

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle