GeriKeyif İki saatliğine 'İçerdekiler'den biri olun
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İki saatliğine 'İçerdekiler'den biri olun

İki saatliğine 'İçerdekiler'den biri olun

Semaver Kumpanya, Melih Cevdet Anday’ın insanı kendine hayran bırakan metni ‘İçerdekiler’ ile sahnede. Serkan Keskin, Nihal Yalçın ve Mustafa Kırantepe sizi iki saatliğine ‘içerinin’ dünyasına alacak...

Suçu kanıtlanmadığı halde 345 gündür tutuklu bulunan bir siyasi mahkûm. Ona, kendi istediği ifadeyi verdirmek için 345 gündür uğraşan bir komiser. Burası ‘polisin tevkif kararı olmadan herhangi bir kişiyi süresiz olarak tutuklu bulundurabileceği bir ülke’. Türkçe yazının en kuvvetli ve en duru isimlerinden Melih Cevdet Anday’ın nefes kesici psikolojik gerilimi ‘İçerdekiler’, Semaver Kumpanya tarafından sahneleniyor. 60’larda yazılmış metin, güncelliğini kelimesi kelimesine koruyor.

İlk yarı komiser-tutuklu arasında bir söz düellosu kıvamında. İkinci yarıda -komiserin ‘insaniyet namına yaptığını’ söylediği- tutuklunun, komiserin odasında eşiyle baş başa kalma ‘imkânını değerlendirmesini’ izliyoruz. Anday ‘içeride’ olmakla ‘dışarıda’ olmak arasındaki sınırı mükemmel bir anlatımla çiziyor. İktidar ile hükmedilen, sorgucu ile tutuklu arasında kurulan ilişkiyi, psikolojik işkenceyi ve bu yıkıcı koşullarda iradenin nasıl evrelerden geçtiğini, insanı hayran bırakacak bir dille anlatıyor.

 

 

İki saatliğine İçerdekilerden biri olun



Volkan Sarıöz yönetiminde sahnelenen oyunda komiseri Mustafa Kırantepe, tutukluyu Serkan Keskin, tutuklusunun karısı olarak gelen kadını Nihal Yalçın oynuyor. Oyun alanı, 70’lerde bir komiserin odası olabilecek çizgide bir tasarıma sahip. Komiserin cep telefonu kullanmasının tercih edilmesi, yaşananların zamansızlığına bir vurgu. Tekinsiz ışık tasarımı, oyun kişilerinin en çarpıcı ifadelerinde tepelerinde yanıveren ‘sorgu lambası’, karakterleri saran gerginliğin atmosferini tamamlıyor.

Serkan Keskin başta bakışları ve yüz ifadeleriyle olmak üzere; 345 günlük tutuklunun ruh halini, kendi içine hapsoluşunu, aslında kendi gibi olmayan bir adama dönüşmesini etkileyici bir oyunculukla aktarıyor. Kadınla baş başa kaldığı ikinci yarı boyunca, rollerin nasıl değiştiğini görüyoruz. Tutuklu, komisere dönüşüyor; kendisine yapılan zorbalıkları, kadına karşı kullanıyor. Anday’ın deyişiyle ‘elde etmek isteyen zalimleşiyor’. Yalçın ile Keskin’i zorlu bir sınava tabi tutan bir bölüm bu. Zira ortadaki; bir noktadan sonra zorbayla kurban arasındaki mesele olarak kalmıyor, bir kadın-erkek mücadelesine de dönüyor. Metnin sürprizini bozmak olmaz, ama beni de zorlayan bir bölüm oldu burası. Keskin’in fazlasıyla baskın olup sertleşmesi, Yalçın’ın onun cinsel isteklerine ikna olup olmama arasında giden pasif halleri bende şöyle bir soru uyandırdı: “Anday’ın asıl derdi olan ‘elde etmek isterken zorbalaşmak’ ve ‘dışarıdakinin içerideki gibi düşünmeye başladığı’ vurgusu seyirciye yeterince geçmiyor mu?” Tutuklunun kadını ikna etmek için sarf ettiği ifadeler, seyirciyi kadınların hayattaki seçimleri üzerine genelgeçer yargılara savurmamalı kanımca. Ufak ama önemli bir dramaturji müdahalesi ihtiyacı...

 

 

İki saatliğine İçerdekilerden biri olun



Mustafa Kırantepe ile Serkan Keskin’in sahneleri de güçlü oyunculuklar izletmekle birlikte bu bölümün oyunu zora sokacak uzunlukta olduğunu söyleyelim...

‘İçerdekiler’ insanı derin düşüncelere sürükleyen, içini sızlatan ve sık sık sinirlendiren bir oyun. Okuması kolay, oynaması zor bir metni iyi reji ve oyunculuklarla karşımıza seriyor, Semaver Kumpanya...

 

İÇERDEKİLER / 5 üzerinden 3,5 yıldız 


Yazan: Melih Cevdet Anday
Yöneten: Volkan Sarıöz
Oyuncular: Mustafa Kırantepe, Serkan Keskin, Nihal Yalçın
Süre: 2 saat
Bilet Fiyatı: Tam 45, Öğrenci 35
Ne zaman, nerede? 14 ve 19 Mayıs 20.30’da Semaver Kumpanya’da. 

 

İRAN’DAN ÜÇ CESUR KADIN GELİYOR!

İki saatliğine İçerdekilerden biri olun

 

 

İstanbul Tiyatro Festivali, tarihinde ilk kez İranlı bir topluluğu ağırlıyor. Festivalin en çok görmek istediğim oyunu: Her Gün Biraz Daha. İranlı yönetmen Afsaneh Mahian’ın sahneye koyduğu, Mahin Sadri’nin yazdığı oyunda siyahlar içinde üç İranlı kadın olacak sahnede. Bir yandan yemek yapıp, bir yandan öykülerini anlatacaklar. Ortak noktaları İran-Irak Savaşı olsa da Mahian, “Asıl ortak nokta aşk” diyor: “Aşk ve umut sayesinde; karşılarına çıkan zorlukları aşıp yaşamaya devam edebiliyorlar. Umutsuz ya da üzgün değiller, içlerinde yaşama tutkusu var. Bu üç kadın hayatlarını umutla, aşkla yaşayan annelerimizin ve kızlarımızın sembolü.” İranlı bu üç mücadeleci kadınla randevu, 17-18 Mayıs akşamı 20.30’da Uniq İstanbul’daki Uniq Hall’da... 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle