GeriKeyif Hem kalbi hem de mideyi doyuran bir kitap
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hem kalbi hem de mideyi doyuran bir kitap

Hem kalbi hem de mideyi doyuran bir kitap

Selen Sevigen, 4 yıllık çalışmanın sonunda “Ana Yemekte Aşk Var” adlı kitabını çıkardı. Kitapta hem yemek tarifleri hem de aşka dair tüyolar veren Sevigen, özel hayatı ve kariyer hedefleriyle ilgili de bilinmeyenleri anlattı.

Yapımcılık ve sunuculuk kariyerinizin ardından şimdi de yazar olarak karşımıza çıktınız. Üstelik bir yemek kitabı ile...

- “Ana Yemekte Aşk var” aslında sadece bir yemek kitabı değil. Aynı zamanda aşka ve ilişkilere dair bir başucu kitabı. Hem ilişkilere dair tüyolar var, hem de kendi basit ama birbirinden farklı ve sofralara renk getirecek tariflerim...

Mesela başlangıç yemekleri geldiğinde karnımız çok aç ve iştahımız zirvedeyse, karnımızı bu başlangıçlarla doyurmamamız gerektiği, ilişkilerin başında da o yoğun iştahlı duygularla yaşanacak her şeyi kısa sürede tüketmememiz gerektiğinden bahsediyorum.

Bazı şeyleri zamana yaymalı diyorum...

Veya “bir tas çorba sana da bana da yeter” derken hem birbirinden renkli çorba tarifleri sunuyorum, hem de aşkın maddiyatla ölçülmemesi gerektiğini anlatıyorum...

Bölümler hep bu benzerlikler üzerine ama bir hayli esprili bir dille yazıldı. İnsanların okurken keyif alacağına inanıyorum.

Tarifler dışında ilişkilere dair en dikkat çeken tavsiyeniz nedir mesela?

- Aslında kitabın tamamında doğal ama değişime açık olmak gerektiğine dair mesajlar var. İnsanlar çok tekdüze yaşamaya başladı ve bazen hayatın içinde kendimize, hayatımıza aynada bakma fırsatımız olmuyor. Yemekler gibi her türlü ilişkimiz de katkı maddesiz, doğal, değişime açık, renkli olmalı diyorum.

Yemek ve aşkın ilişkisini yazarken kendi yaşamınızdan mı yola çıktınız?

- Ben yıllardır mesleğim gereği dramanın içindeyim. Çalıştığım diziler, filmler ve yaptığım programdan sonra biraz fazla analizci oldum. Çevremdeki ilişkileri, insan doğasını ve hatta izlediğim filmleri, okuduğum kitapları kendi tecrübelerimle de kafamda harmanlayarak, aşk ve ilişkilerle ilgili yargılarımı kaleme aldım.

Yemek kuru kuru yemek, aşk da kuru kuru aşk değil bence. Hep iç içe, hep birbirini besliyormuş meğer. Kitabım hem kalbinizi hem de midenizi doyuracak bir kitap haline geldi böylelikle...

Hem kalbi hem de mideyi doyuran bir kitap
MEZESİZ YEMEK DE OLMAZ AŞK DA

Sizce aşkın yemeği hangisi? Acılı mı yoksa ekşili mi?

- Aşk bir yemek olsa, ben
3 farklı yemekten oluşan bir öğün olmalı derdim.

Az ama öz, karışık olmayan, net bir başlangıç yemeği. Mesela tadında bir zeytinyağlı ve fazla karışık olmayan sade bir salata. Ana yemek ise fazla acı veya sulu olmamalı.

Dozunda pişmiş bir et yemeği ve renkli bir pilav gibi... Finaldeki tatlı ise ne çok şekerli, iç bayıcı, ne de tatsız olmalı... Tadı damağında kalmalı insanın. Araya bir meze de girebilir tabii, mezesiz yemek de aşk da olmuyor.

Aşkla yemek arasında birçok benzerlik var ve bunları listelemişsiniz. Peki ya farkları neler sizce?

- Biri kilo aldırırken diğeri kilo verdiriyor genelde.

Sosyal medyada yaptığınız yemekleri sık sık paylaşıyorsunuz. Bir YouTube kanalı açmayı düşünüyor musunuz?

- Instagram’da haftada bir iki gün bir tarif paylaşıyorum. Ve evet YouTube kanalı da geliyor. Her hafta bir tema üzerine tarifler yapacağım. Hem yemeğe hem de hayata dair kendimce bir şeyler söyleyeceğim bir platform haline getirmeye çalışacağım.

Program formatım hazır

Sunuculuk geçmişiniz var. Belki bir yemek programı da yaparsınız...

- Evet, istiyorum. Formatını profesyonel ve tecrübeli bir ekiple hazırladık. Sadece bir yemek programı değil aynı zamanda konukların ilişkileri üzerine de konuşulacak şahane bir proje düşündük. Yakında ekranda olması için çalışıyoruz.

Kitabınız standart yemek kitaplarından farklı, pek örneği yok... Çevirisini yapıp dünyaya sunma hedefiniz var mı?

- Kesinlikle. Yurtdışı ile iş konusunda hep şansı açık biri oldum. Türkiye ve yurtdışı ortak projelerle kariyerim ilerledi. Kitabım da diğer yemek kitaplarından farklı ve pek bir benzerine rastlamadım. Türkiye gibi lezzet cenneti bir ülkeden çıkıyor olması da dünyada birçok dile çevrilip çok da başarılı olacağına inandırdı beni. Bununla ilgili çalışmalara başladık. İnşallah başarılı oluruz.

Yeni bir dizi veya film projeniz var mı?

- Evet, şu anda ANS-TIMS&B ortak yapımı bir İngiliz dizi formatının adaptasyonu üzerine çalışıyoruz. Dizi bir kadın hikayesi. Çok etkili ve çok gerçek. Kadın-erkek ve ihanet ilişkisinin bambaşka ama çok da bizden yorumlanmış bir hali.

İnşallah bu yılın ortalarında yayında olacak. Onun heyecanını da yaşıyorum.

Hem kalbi hem de mideyi doyuran bir kitap

KIZLARIM BENiM YARDIMCI ŞEFLERiM

Evdeki hayat nasıl? Kızlarınızla da yemek yapıyor musunuz?

- Bizim için günlük yemek seçimi evde önemli bir gündem. Her gün onlara menü danışıyorum, “Canınız ne istiyor kızlarım?” diye sorup onların tercihine göre farklı öğünler hazırlıyorum. Gelişmiş damak tatları olsun istiyorum. Fast food’u bile evde yapıyoruz. Ada ve Derin benim yardımcı şeflerim. Onlarla birlikte hamburger, pizza hatta lahmacun bile yapıyoruz.

Bu kadar yemek yaparken formunuzu nasıl koruyorsunuz?

- Yemeği yaparken o kadar yiyorum ki karnım zaten doyuyor. Aslında ben yemekten çok yaptığım yemekleri yedirmeyi seviyorum sanırım. Puan veriyor kızlarım. En büyük mutluluk bu bence; sevdiklerimize yemeğimizi sunmak.

Biz Türk milleti olarak yemek yemeyi, yedirmeyi seviyoruz. Ailemden bana miras bir şey bu. Bir de son iki senedir haftanın 6 günü spor yapıyorum, bir gün çok yediysem, iki gün kendimi frenliyorum.

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle