GeriKeyif Dünyada olanlar isyan edilmeyecek gibi değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Dünyada olanlar isyan edilmeyecek gibi değil

Dünyada olanlar isyan edilmeyecek gibi değil

‘Neyse’ grubu, beş yıllık aranın ardından ikinci albümleri ‘Haykırmadan Anlatamam’la karşınızda. Grupla, “Bir şeyleri anlatabilmek için haykırma arzusuna kapılıyoruz” diye tarif ettikleri, protest söz ve müziklerin ağır bastığı 10 şarkılık albümlerini konuşmak için bir araya geldik.

Albüm, adını Turgut Uyar’ın ‘Kavşakta’ şiirindeki son dizeden alıyor. Neden bu dizeyi seçtiniz?

Selim Kırılmaz: Albümdeki sözlerde Turgut Uyar’ın dolaylı olarak yoğun etkisi olduğunu söylemek mümkün. Öte yandan derdimizi anlatmaya kelimelerin, konuşmanın yetmediği noktalarda belki yüksek sesle, belki enstrümanlarla haykırıyoruz. Bu bizler için de zaman içinde temel bir ihtiyaç halini almış olduğundan söz konusu dizeyi albüme çok yakıştırdık.

Deniz Ünlü: İlk albümümüzden bu yana bir şeyleri anlatabilmek için haykırma arzusuna daha sık kapılıyoruz. Albümde çok sert şarkılarımız da var, daha sakin şarkılar da... Fakat sanırım hepsinin duygu yoğunluğu genel olarak etrafımızda gelişenlerle ilişkili olarak bir haykırma durumunu yansıtıyor.

İlk albümünüzde bir şarkınızı Metin Lokumcu protestolarında tutuklanan arkadaşınız Soner Torlak’a ithaf etmiştiniz.

S. Kırılmaz: İlk albümü 2011’de yayımlamıştık. Kısa bir süre sonra Soner Torlak ve arkadaşları salıverildi. Üzerinden beş sene geçti ve o günden bugüne nice üzücü olaya, karanlığa, savaşa, o şiddete hep beraber daha fazla tanık olduk. Bu dönemin yarattığı hüzün duygusunun, geçen albüme kıyasla daha çok tesir ettiği bir albüm oldu bu.

Şarkılar da önceki albüme göre daha protest ama tınısı daha sakin bu sefer.

D. Ünlü: Daha sert şeyler söylemek gerekiyor çünkü dünyada olanlar isyan edilmeyecek gibi değil. Bu olaylar bir yandan seni üzüyor, bazen de dinginleştirip içine kapatıyor. Ama yine de tepkilisin, yine de dönüp dolaşıp haykırmadan edemiyorsun işte.

S. Kırılmaz: Günahsız bir çocuğun kör kurşunla can verebildiği bir ortamdayız. Müzik çok çıplak bir şey. Hissettikleriniz neyse şarkılara geçiveriyor. Bazen öfkeyle, bazen yasla...

Aşk şarkılarına nazaran gündemi anlatan şarkılarınız daha fazla değil mi?

S. Kırılmaz: Bir mikrofonla söz söyleme olanağını salt tekil hikâyelerimizdense birbirimizle daha büyük paydada buluştuğumuz hikâyeleri anlatarak değerlendirmek, ölmeden önce yapabileceğimiz daha anlamlı bir iş gibi geliyor. Bu albüm de genel olarak böyle bir hassasiyetin etkisinden bağımsız değil.

Dünyada olanlar isyan edilmeyecek gibi değil

Haykırmadan Anlatamam, Neyse, Sony Music, 19.90 TL.

SIRTIMIZDAN BİR YÜK KALKTI

Bu albüm bittiğinde kendinizi nasıl hissettiniz?

D. Ünlü: Sırtımızdan bir yük kalktı da yavaş yavaş doğruluyoruz gibi hissettim. Ayrıca şanslıydık çünkü albüm için çok fazla müzisyenle çalıştık. Deniz Tekin’le, Ara Dinkjian’la işbirliklerimiz oldu. Ozan Tügen, Tarkan Gözübüyük, Umut Gökçen, Birol Namoğlu, Kerem Özyeğen, Harun Tekin’in çok değerli katkıları oldu.

Bana bu albümü arabesk dinleyen biri de sever gibi geldi...

S. Kırılmaz: İçinde bulunduğumuz coğrafyanın dertlerine sağır olmayan, seslerine kucak açan, ağırlıkla Batılı enstrümanlarla, gitarlarla icra edilmiş bir müzik bizimkisi.

D. Ünlü: Daha evrensel bakınca rock Batı’dan, arabesk ise Doğu’dan doğan müzik türleri. Bağdaşmaları için tek gerekli şey ‘müzik’ ortak kümesinde bulunmaları. Farklı kültürler birbirlerinden ne kadar beslenirlerse o kadar geniş bir perspektif kazanıp algılarını derinleştirebilirler diye düşünüyorum. Örnek olarak, Led Zeppelin, Tool gibi ölümsüz grupların bir yandan sert, gitar bazlı Batı müziği yaparken diğer yandan Doğu tınılarının müziklerinde ne kadar önemli bir yer tuttuğunu göstermek mümkün.

Uzun yıllar cover müzik yaptınız, bu size ne katmıştır?

D. Ünlü: Cover yaparken dinlediğin müziğin aynısını, aynı hissiyatla icra etmeye çalışıyorsun. Bunu yaparkenki her hareketin sana oradan bir şey katıyor. Herkesten bir şeyler alıp kendi karakterini yaratmana imkân tanıyor. Esinlenmeden yeni bir tarz yaratmanız mümkün değil.

Peki, albümde ‘Barış İçin Akademisyenler’e teşekkür etme fikri nasıl doğdu?

S. Kırılmaz: Bizi bugünlere getiren, eğitimlerimizi borçlu olduğumuz çok değerli üniversite hocalarımızın, bildiriyle ilgili süreçte yaşamak zorunda kaldıkları ağır olumsuzluklara karşılık biz de bu albüm vesilesiyle geç kalmış naçizane bir teşekkür etmek istedik.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle