GeriKeyif 'Batman v Superman: Adaletin Şafağı' incelemesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

'Batman v Superman: Adaletin Şafağı' incelemesi

'Batman v Superman: Adaletin Şafağı' incelemesi

Son dönemin en çok konuşulan süper kahraman filmi Batman v Superman: Dawn of Justice vizyonda! Ben Affleck, Henry Cavill, Gal Gadot, Jesse Eisenberg'ün yer aldığı ve Zack Snyder'ın yönettiği filmin inceleme yazısına göz atmaya ne dersiniz?

Filmde, çok dolu, çok acayip geçen iki saat otuz dakikanın her anı hikaye, gösteri ve görsel efektlerle doldurulmuş. Film, gayet gürültülü, acemice ve her sahne ünlem işaretiyle noktalanmışçasına vurgulu ve coşkulu. Ne yazık ki, eski Macbeth’den bir sözü akıllara getiriyor: “Söyleyeceğini çatılardan yüksek sesle bağırıyor olman önemli bir şey söylediğin anlamına gelmez.” Batman v Superman’de bir çok ilgi çekici büyük anlar olmasına karşın içerik tamamen yanlış, iki böceği bir kavanoza koyup, çalkalayıp dövüşmelerini izlemeye benziyor.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı incelemesi

SAVAŞ SAHNELERİ DİKKAT ÇEKİCİ

Ve tabii Batman (Ben Affleck) ve Superman (Henry Cavill) dövüşüyorlar. Sözde savaşı kimin kazandığını açığa çıkarmadan şunu söyleyebiliriz ki en önemli dövüş herkesin karıştığı savaş bölümü. Filmin bu bölümü için konuşursak ortaya konan gösteri oldukça eğlenceli. Ancak bu sahneler için de beklediğimize değdi diyemiyoruz çünkü o anlara gelene kadar yaşananlar fazlasıyla sıkıcı ve acemice. Batman v Superman: Dawn of Justice’in yaklaşık bir buçuk saati çıkarıp atılabilirdi ve hikayede hiçbir eksiklik veya değişiklik olmazdı. Atılabilecek sahnelerden çoğu maalesef Superman ile ilgili olurdu, çünkü Çelik Adam’da olan bir çok çatışma ve çelişki bu filmde çok fazla yer alıyor. Çelik Adam iyi bir filmdi ve sonucunda Superman karakterini ve karakterinin ortaya çıkışıyla ilgili doğru hikayeyi bize kazandırdı. Ama Kal-El’in Çelik Adam’da üstesinden geldiği bir çok olay ve mücadele fazlasıyla usandırıcı ve gereksiz bir şekilde Batman v Superman’in başlangıcında tekrar işleniyor.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı incelemesi

BİRBİRLERİYLE KİMYALARI TUTMUŞ

Diğer yandan, Batman hiçbir ruhsal çatışması olmadan karşımıza çıkıyor. Bruce Wayne mücadeleye hiç tereddütsüz giriyor ve bu Batman’in en iyi yönlerinden biri olarak filme yansıyor. Çoğu izleyici gibi biz de Ben Affleck’i tek başına bir Batman filminde görmekten mutluluk duyardık. Batman önceden bildiğimiz gibi; gündüzleri çok zengin bir playboy (ilginçtir ki bu filmdeki Bruce Wayne rezervasyonu olmadan istediği yerde içki alemleri yapıyor, şeytanlarıyla bir çok insanın yaptığı gibi başa çıkıyor) ve akşamları kara şövalye.

Alfred (Jeremy Irons)'de oldukça etkileyici ve Affleck ile Irons’ın tarifi zor kimyası keyif verici, öyle ki izleyiciyi daha fazlasını istemeye itiyor. Bruce’u ilk defa Çelik Adam’ın son savaş sahnesinde Metropolis’te görüyoruz. Olayların oluş sırası, filmin en iyi yönlerinden biri; Çelik Adam’da olayları dışardan bir göz gibi, tanrının dünyayı izlediği gibi bir görüşte izlerken bu filmde filmin içindeymişçesine, o dünyadan biriymişçesine hissederek izliyoruz ve Zack Snyder aksiyonu çarpıcı ve keskin bir hassasiyette kameradan bize aktarıyor. Binaların çöküşünü izlemek korkuyu derinde hissettiriyor. Man of Steel’da felaketlerden uzak kalmıştık ama bu filmde felaket hep var ve sonuçları korkunç. Şirketinin binasını çöküşünü ve binlerce insanın ölümünü gören Bruce Wayne'in harekete geçmek için başka bir sebebe ihtiyacı olmuyor. Bruce öfkeyle gökyüzüne Superman’e baktığında Superman'i defetmek için hiçbir şeyin onu durduramayacağı adam olacağına bizi inandırıyor.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı incelemesi

BAŞARISIZ KÖTÜ ADAM PERFORMANSLARI

Bunun haricinde film rutin bir şekilde devam ediyor. İzleyiciye tonlarca açıklama veriliyor ve filmde kurulan bilim kurgu dünyası sıkıcı gelmeye başlıyor. Chris Terrio ve Zack Snyder bu bilim kurgu dünyada inşa edilmesine hiç gerek olmayan yapılar kurmuş. İzleyicinin kafasında pek çok çeklişki ortaya çıkıyor, filmde "nasıl" ve "neden"ler bu kadar uzatılmadan daha kolay bir yolla anlatılabilirdi. Bunun yanında bu tarz filmler içinde şimdiye kadarki en başarısız 'kötü adam' performanslarından biri olan Jesse Eisenberg'in Lex Luthor performansına katlanmak gerekiyor.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı incelemesi

Amy Adams, he zaman başını derde sokan ve bir arkadaşına yardım etmek veya hikayesini öğrenmek için kendini isteyerek zor durumlara sokan Lois karakteri olarak eğlenceliydi. Lois bu filmde kurbanlardan biri değil ve Adams bu konuda iyi bir iş çıkarmış. Maalesef bu sefer kurban rolü Diana Lane tarafından oynanan Martha Kent'in ancak Diana Lane rolü iyi değerlendirilememiş.

Yardımcı rollerin çoğunun oyuncu seçimi çok iyi yapılmış ama uzun açıklamalar ve ağır diyaloglar verilerek sıkıcılaştırlımış. Terrio ve Snyder sanki filmi sıradan insanlar için yazmamışlar çünkü Batman v Superman: Adaletin Şafağı'nın en büyük problemi hiç bir karakterle kendinizi ilişkilendiremiyor olmamız. Maalesef Superman karakteri hayal kırıklığı yarattı. İlk filmde Superman'in Zod'u öldürdüğünde üzülenler varsa, Batman v Superman: Dawn of Justice'te sıkı dursun bu film muhtemelen sizi göz yaşlarına boğacak. Bu filmdeki Superman (ve tabii Batman) öldürmekten tereddüt etmeyen karakterler. Eğer bu konuda çıkmaz noktalarınız varsa filme gitmeden bunu aşmanız gerekir. Neyse ki, Gal Gadot'un Wonder Woman'ı biraz daha görmeyi istediğimiz tarzda bir süper kahraman ve bu karakteri kendi filminde izlemek için sabırsızlanıyoruz. Müthiş bir performans.

Batman v Superman: Adaletin Şafağı incelemesi

Batman v Superman bir çok şey olmak istiyor. Dayatmacı bir tarzla Batman'in yeniden tanıtımı olmak istiyor ve başarıyor. DC Comics'in koca tarihinde örnek alınacak bir etki yaratmak istiyor. Sonraki filmler için DC'nin genişleyen dünyasını tekrar yaratmayı istiyor ve bu uğurda Batman v Superman: Dawn of Justice çok vakit harcayıp konudan uzaklaşıyor. Gelecek devam filmlerin kendi ritimlerini yakalayıp artistik açıdan başarıyı yakalamaları oldukça mümkün, fakat Batman v Superman: Adaletin Şafağı hikayeyi çok dolambaçlı yollardan anlatmış ve tamamıyla uyumsuz bir akış izlemiş.

Karakterler ufak şeylerden etkilenip saçma şeyler yapıyorlar. Son savaş merhametsiz ve büyük ölçekli. Batman v Superman ahenksiz, gürültülü, kendini beğenmiş ve gelişigüzel bir eğlence. Warner kardeşler bu filmlerle gitmek istedikleri yöne çok dikkat etmeliler, çünkü gösteriler büyük olsalar da keyif vermeyince bunaltıcı olabiliyor. Ben Affleck'i Batman olarak, Gal Gadot'u  ise Wonder Woman karakterinde tekrar görmekten mutluluk duyarız. Geri kalan karakerler için aynı şeyi söylemek pek mümkün değil.

 

sinemajor.com Tarafından hazırlanmıştır. 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle