GeriKeyif Amatör bir annenin itirafları: Doğumhaneye sözlüye kalkacak gibi girdim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Amatör bir annenin itirafları: Doğumhaneye sözlüye kalkacak gibi girdim

Amatör bir annenin itirafları: Doğumhaneye sözlüye  kalkacak gibi girdim
refid:27052518 ilişkili resim dosyası

‘Beşikte Durduğu Gibi Durmuyor’ kitabının yazarı Dicle Keskinoğlu’nun amatör bir anne olarak itiraf edecekleri var. Hepsi de anne adaylarının yüreğine su serpecek cinsten.

Bu kitapla anne adaylarına neyi anlatmak istiyorsunuz?

- Okuduğum onca kitap arasında bulamadığım şeyi: Endişe etmeyin! ‘Ben çocuk büyütürken’ ya da ‘benim çocuğum’la başlayan, annelik olimpiyatlarında birinci olduğunu iddia eden cümleler canınızı sıkmasın. Bu bir olimpiyat değil, anne olmak hatasız olmak demek hiç değil. Hatalarınızı pişmanlığa değil mizaha çevirin. Mizah duygusuyla ve yaşadıklarımdan yola çıkarak anlattım: ‘Tek kişilik dev kadro anneler’ bile hata yapar. Huzurlu bebeğin sırrı mutlu annelerden geçer, kusursuz değil.

Nasıl geçti bebeğe hazırlık süreci?

- Anne ve bebek başlığında bulabildiğim tüm kitapları okudum. Coğrafya sınavına hazırlanır bir haldeydim. Doğumhaneye sözlüye kalkacak gibi girdim. Fakat kızım doğduğunda sözlüye kalkmaya hevesli çalışkan öğrenci hali gidiverdi. Kızım ağlıyor, nasıl emzirilmeli biliyorum fakat emziremiyorum. Titremeye başladım. Gerçek hayat kitaplarda yazdığı gibi akmıyor.

Amatör bir annenin itirafları: Doğumhaneye sözlüye kalkacak gibi girdim

“Keşke yapmasaydım” dediğiniz bir hata var mı?

- İlk kızım emziği bir türlü bırakmıyordu. Düşünün en son 18 aylık bebek için emzik üretiliyor, benim kızım 34 aylık. Bebek dükkânlarındaki satıcılar, “ yok artık, sana da emzik verelim istersen” gibi bana bakıyorlardı. Bırakması için çok uğraştım, ‘alo, emzik bırakma hattı’ diye bir yer olmasına muhtaç haldeydim. Sigara tiryakilerinin en korkutucu fotoğraflarını buldum. “Eğer emziği bırakmazsan senin de ağzının içi böyle olur” dedim. Çocukçağız o sapsarı ve çürük dişleri görünce korkudan, bir daha ağzına emzik almadı. Bugün olsa “emziği bırakacaksın” diye tutturmam. İkinci kızıma aynısını yapmadım, ben tutturmayınca onun da emzik bağımlılığı problemsiz sonlandı. Kitabına uydurmak peşindeyseniz tribünlere oynamaya başlayabiliyorsunuz.

KENDİ RUTİNİNİZİ YARATIN

Kendinizi ‘tribünlere oynarken’ yakaladığınız oldu mu?

- Kızımla yaşıt bir çocuk annesine “Sıkıldım eve gidelim” dedim. Aynı boydalar ve öteki şakıyor, bizimki anne bile diyemiyor “Ada” diyor. Beni aldı bir telaş. Kitapları karıştırdım, “18 aylık bebekler 50 kelimeye kadar konuşur” yazıyor. Sabah yataktan “İlk hedefimiz 50 kelime, ileri!” diye fırladım. Bildiğiniz cebir hesaplarındayım: Söylediği kelimeleri alt alta topluyorum, çıkarıyorum. Bir kere “âmin” demişti o zaman ‘âmin-e’ den türetebilir diye günde 100 kere “emine” demeye başladım. Kardeşim “Oldu olacak benziyor diye çocuğa amino asit de dedirt” dedi de yanlışımı fark ettim. Çocuğun konuşmasının annenin zorlamasıyla alakası yok, zamanı geldiğinde cümleler kuracak. Bizimki 2 yaşına geldiğinde Türkçe denmese de, Ural-Altay dillerinden birini çok güzel konuşur hale geldi.

Amatör başlayıp profesyonel olmuş gibisiniz, sürecin sonunda 2 çocuk 1 kitap sahibi oldunuz. Neler öğrendiniz?

- Uykusuz geçen gecelerimin sonunda, çocuk büyütmede en güzel yolun ‘rutin’ olduğunu öğrendim. Anne adaylarına verebileceğim en doğru tarif kendi rutinlerini yaratmaları. Kitaplara göre çocuk dediğin 9 dedi mi uyumalı. Yok böyle bir şey! Biz kendi saatimizi tutturduk ama buna her gün uyduk. Aynı saatte 3 bilinen denklemi uyguladım: banyo, pış pış ve süt. Rutin haline getirdikten sonra bebeğiniz o saatte ağlamadan uyumaya başlıyor.

Amatör bir annenin itirafları: Doğumhaneye sözlüye kalkacak gibi girdim

Doğan Kitap 216 sayfa


Yorumları Göster
Yorumları Gizle