GeriKeyif Adaletin peşinde bir ömür
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Adaletin peşinde bir ömür

Adaletin peşinde bir ömür

Aysel Çelikel, bugün 82 yaşında. Toplumun neredeyse bütün yaralarına dokunarak büyüdü. Türkiye’nin birçok ilkine adını yazdırdı. Şimdi hayatı, Berat Günçıkan’ın kaleminden ‘Adalet Yoksa Gelecek de Yok’ adıyla kitap oldu.

Aysel Çelikel, Cumhuriyet’in 10. yılında doğdu.

Göçmen bir ailenin çocuğuydu. Babası ‘klasik Türk erkeği’ klarnet Remzi, annesi ise dinine bağlı, namazında niyazında bir kadındı. Ama öyle bir kadındı ki Şadiye Hanım, Cumhuriyet’le birlikte benimsediği, geleneksele karşı olan bakış açısıyla kızının eşit bir birey olarak eğitimi, mesleği için hele ki o dönemlerde nasıl çırpındığı şimdilerde ders olarak okutulmalı.

 

Adaletin peşinde bir ömür

 

Sadece hukuk fakültesini bitirmekle kalmadı. Çocuğu henüz iki yaşındayken büyük bir cesaretle, her şeyi burada bırakıp Columbia Üniversitesi’nde sürdürdü hukuk eğitimini. En büyük destekçisi yine annesi ve eşiydi. Çok çalıştı, Türkiye’nin ilk kadın hukuk fakültesi dekanı oldu. Türkiye’nin ilk kadın adalet bakanı oldu. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni Türkan Saylan’ın evinde beraber kurdular. Türk siyasi hayatının en önemli günlerine tanıklık etti. Deniz Gezmiş öğrencisiydi. Cumhuriyet mitingleri, Ergenekon yargılanmaları, Saylan’ın ölümünün ardından derneğin başına geçmesi, yanı sıra mutlu sürdürdüğü evliliği, iki çocuğu...

Kitabın yazarı Berat Günçıkan, iki yıl boyunca 10’un üzerinde röportaj yaptı Aysel Çelikel ile. 30 saatlik kayda bir de hayatının geçtiği tarihsel dokunun araştırmasını ekledi. Bu kitap, sadece Aysel Çelikel’in tarihi değil, aynı zamanda usta bir kalemle yazılmış Cumhuriyet’in de tarihi.

 

Adaletin peşinde bir ömür

 

DOLMABAHÇE CAMİİ, YASSIADA İRTİBAT BÜROSUYDU 

İşte size kitaptan pek çoğumuzun bilmediği, dikkat çekici bir bölüm:

Adaletin peşinde bir ömür
“Bir gün Murtaza Çelikel (eşi) eve elinde bir davetiyeyle geldi. Ertesi sabah erken saatlerde karı-koca hazırlanıp, Dolmabahçe’ye Bezmiâlem Valide Sultan Camii’ne gittiler. Cami, Yassıaada irtibat bürosu olarak kullanılıyordu. Çelikel, elindeki davetiyeyi üniformalı gence uzattı. Caminin her köşesinde masalar kurulmuş, askeri bir disiplin içinde işlemler yapılıyordu. Kimse konuşmuyor, gülmüyor, sadece merakla diğerlerini izliyordu. Sonunda bir asker kuyruğa gitmelerini istedi, çantaları aranarak teker teker motora alındılar. Tam 53 yıl sonra 2013 yılının Haziran’ında, Aysel’in aklına sık sık bugün daha çok Dolmabahçe Camii olarak tanınan Bezmiâlem Valide Sultan Camii’ndeki o günler düşecekti. Çünkü cami yine bir siyasi olaya ev sahipliği yapıyordu."

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle