GeriKelebek Kendi meraklarımızı bu programla gidereceğiz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kendi meraklarımızı bu programla gidereceğiz

Kendi meraklarımızı bu programla gidereceğiz
refid:7407513 ilişkili resim dosyası

Beyazıt Öztürk ile Güven Kıraç, bu akşam CNN Türk ekranlarında "Nası Yani?" adlı yeni bir programa başlıyor.

Yeni programlarında farklı alanlarda uzmanlar ağırlayıp, onlarla merak edilen konular hakkında konuşacak olan Öztürk ve Kıraç, "Her hafta başka bir konu konuşacağız ve o konuyu uzmanları gelip anlatacak. Her konuda bilgili olmadığımız için biz de yeni şeyler öğrenmiş olacağız" diyor.Beyazıt Öztürk ile Güven Kıraç, bu akşam CNN Türk ekranlarında yeni bir programa başlıyor. "Nası Yani?" adlı bu programda farklı alanlarda uzmanlar ağırlayıp onlarla merak edilen konular hakkında konuşacak olan ikili, yeni projelerini Kelebek’e anlattı.

 Programın adı neden "Nasıl Yani" değil de "Nası Yani"?

- Beyazıt Öztürk: Programın adı hakkında çok düşündük ve bu süreçte son dönemde programların isimlerinin birbirine benzemeye başladığını gördük. Okan Bayülgen’le başlayan bir furya vardı. Önce "Herkes Bunu Konuşuyor", sonra "Biri Bana Anlatsın"... Şimdi de Kadir Çöpdemir’le Demet Akbağ bir program yapmaya başlıyor NTV’de, "Hiç Bunları Kendine Dert Etmeye Değer mi" diye. Onun için program adı olarak o minvalde bir şeyler düşündük. İlk aklımıza gelen isim "Bu Konuyu Konuşmamız Lazım"dı. Sonra baktık ki Sinan Çetin’in TV8’deki programının adı "Bunu Konuşmamız Lazım"mış. Benim de aklıma "Nası Yani?" geldi.

Benim aklıma direkt kokoş kızların "Nası yaniii" vurgusu geldi ama...

- B.Ö: Ben hiç öyle yorumlamadım. Sonuçta günlük konuşma dilinde vardır bu kısaltma. Nasıl konuşuyorsak öyle de yazalım dedik ve bu adı koyduk.

- Güven Kıraç: Evet, epey bir fikir çalışması yaptık isim konusunda aslında.

Türkçe’yi bozuyorlar gibi bir eleştiri alabileceğinizi hiç düşünmediniz mi?

- B.Ö: Kimse bu adı beğenmezse ve eleştiri alırsak, o zaman düşünürüz. Alternatifimiz "Nasıl Yani" olur. Bir "l" harfi için kimse kimseyi kırmasın.

 Peki siz nasıl bir araya geldiniz?

- G.K: Beyaz’la "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü" filminde birlikte oynadık. "Mucizeler Komedisi"nde de bir aradaydık. Birlikte proje yapmak hep gönlümüzde vardı.

- B.Ö: Güven’in mizahi kurgusu çok iyi. Nerede susup nerede konuşacağını bilmesi, program açısından çok önemli. Entelektüel duruşu da iyi.

Biraz da programın içeriğinden söz edelim...

- B.Ö: Her hafta başka bir konu konuşacağız ve o konuyu uzmanları gelip anlatacak. Her konuda bilgili olmadığımız için biz de yeni şeyler öğrenmiş olacağız.

- G.K: Zaten programın ismi de bizim tavrımızı belirliyor. Uzmanlara "Hakikaten şu isin aslı nası yani" diyeceğiz.

Kendi meraklarımızı bu programla gidereceğiz
- B.Ö: Ayrıca değişik internet sitelerinden komik görüntü ve haberlerin yer alacağı bir köşemiz de var.

Bence siz, merak ettiğiniz her şeyi bu program sayesinde öğreneceksiniz...

- B.Ö: Aynen öyle... Çok merak ediyorsan bir şeyi ben bunu konu edip merakımı yeneyim diyorsun, oluyor bu.

Programda iki erkek sunucu yerine bir kadın-bir erkek da olabilirdi... En başında böyle bir fikir akla geldi mi?

- B.Ö: Evet, Güven’den önce iki kadına teklif götürdük zaten... Bunu Güven de biliyor, ondan gizlemedik. Fakat zamanları ve mekanları uymadı. Sonra Güven oldu. Şu çok önemli; tek başınayken altı konuğun hepsini aynı oranda konuşturman, hem sorularına bakıp hem stüdyoya hakim olman, bu arada bir de sohbet etmen çok zor. Bana arada nefes aldıracak, güvenebileceğim biri lazımdı.

Bu programın dışında bireysel olarak neler yapıyorsunuz?

- G.K: Rol aldığım "Takva" filmi yine bir yabancı festivalde en iyi film adayı oldu. Oscar aday adaylığı macerası da devam ediyor. Önümüzdeki aylarda belki Los Angeles’a gidip bir film yapma durumum var. Yani benim kariyer planım sinema üzerine...

- B.Ö: Benim Kanal D’deki şovum devam ediyor. Yeni şeyler hazırlıyoruz. Örneğin çok enteresan bir dekor yapıyorum. Robbie Williams’ın kapalı bir mekanda verdiği konseri izlemiştim. Oradaki ışık sistemininin aynısını kuracağız. Tek renk bir stüdyo olacak ve onu tamamen ışıkla boyayacağız. Artık İstanbul manzarası konseptinin dışına çıktım. Bir sinema projesi var. Ezel Akay’ın "Drakula İstanbul’da" filmi sallantıda kaldı, netleşmedi henüz. Bir de farklı bir televizyon projesi var ama daha imzayı atmadığımız için açıklamıyoruz.

Güven Bey, sürekli sıcak su içiyorsunuz. Kilo vermek için mi bu yola başvurdunuz?

- G.K: Evet, Almanya’da Hintli bir kadına gittim ve ayurvedaya başladım. Sekiz gün içinde onun tavsiyeleriyle dört kilo verdim. Sabahları sıcak su içine bir kaşık bal karıştırıp içiyor ve sadece meyve yiyorum. Şu an vücuduma hayvansal gıda girmiyor.

Güven’den önce aklımızda bir kadın partner vardı

- Bu arada programı alıp götürme, sürükleme ve espri anlamında kadınlara güveniyor musunuz?

B.Ö: Güveniyorum tabii. İlk aklıma gelen partner kadındı zaten. Güven’e de bunu söylediğim için rahatım. Ama iyi ki böyle oldu. Güven televizyonda bu tarz bir program yapmadığı için anlatacağı çok şey var. Güven benim 11 yıl önce "Beyaz Show"a başladığım gibi başlıyor bu programa. O zaman bende 27 yıllık bir birikim vardı. 27 yılı anlatmaya başladım. Güven de şimdi hayatını anlatmaya başlayacak. Benim için sürprizli bir adam.

G.K: Benim için de sorun yok. Espri anlayışları çok iyi olan, çok komik kadınlar var.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle