GeriKelebek Karar verdim hadi’ci anne olmayacağım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Karar verdim hadi’ci anne olmayacağım

Bugün 1 Ocak. Yarın da 2 Ocak... Böyle devam edebiliriz ayın otuzuna kadar değil mi?İnsan Kaynakları ilavesinde geçen hafta çıkan bir yazıda okudum, alınan yeni yıl kararlarının yüzde 80’inin unutulduğu ortaya çıkmış. Dolayısı ile boşu boşuna karar vermeyelim derim. Hele anne olduktan sonra yeni kararlar listesi daha da artıp duruyor. Çünkü kendinizle ilgili kararların dışında bir de çocuğunuz için liste yapıyorsunuz. Valla, ben hiçbir şey planlamıyorum. Tek bir şey dikkatimi çekti. Bunda da beni Rana Erkan uyandırdı. Aylar önce bir gün sohbet ediyorduk. Oğluna, kendisinden en çok hangi kelimeleri duyduğunu sormuş. Oğlu da ‘Seni seviyorum’ ve ‘Hadi’ demiş. Aylar önceydi bu konuşma ama o günden beri her ‘Hadi’ deyişimde aklıma bu konuşma gelir. Dolayısı ile bu seneki tek kararım, bu lafı oğlumla ilgili olarak hayatımdan çıkarmak. ‘Hadici anne’ olmamak. Sinan sabah kalktığı andan itibaren, onu yataktan çıkarmak için başladığım ‘Hadi’ler, onu akşam yatağa götürene kadar devam ediyor. Ne için onu bu telaşa sokuyorum? Kendim için tabii... Ben bir yerlere, bir şeylere yetişmek durumunda olduğum için. Onu bir an önce okula bırakıp dergiye gitmek için, ya da bir an önce yatırıp, rahat rahat televizyon karşısına ya da bilgisayar başına geçebilmek için...Bu kelimeyi kullandığım zamanların çoğunda kullanmam gerekmediğini fark ettim. Mesela ana oğul bir yere yetişmemiz lazımsa ve geç kalıyorsak eyvallah. O zaman kullanılır tabii. Ama evin içinde ne gerek var. Yine de kendimi tutamıyorum. Her kullandığımda da ‘Nora yine dedin!’ diye içimden söyleniyorum. ŞU KİTABI BİR BULSAMAma artık karar verdim. Bu günden itibaren gerekmedikçe bu kelimeyi oğluma kullanmayacağım. İnanır mısınız saymaya korkuyorum kaç kere dediğimi! Hatta okul sisteminden yola çıkarak kendime ceza verme yöntemi bile oturtmaya karar verdim. Mesela her yersiz ‘Hadi’de Sinan’ın kumbarasına 1 YTL atacağım. (En iyi ceza maddi ceza!!!) Oğlum yırtacak yani yakında...Rana bu konuda bir kitap olduğundan bahsetmişti bana. Henüz bulamadım ama onu da bulacağım. Eğer siz de bu konuda benimle aynı durumda iseniz, kitabı sizin için okuyup özetlemeyi de kabul ediyorum.Evet, hepimize, bütün annelere ‘hadi’siz, eğlenceli, sağlıklı yeni bir yıl başlamış olmasını temenni ediyorum. Bakılım bu yıl çocuklarımız bize neler yaşattıracak...Çocuğunuza sağlıklı beslenmeyi öğretinYemek yemeyen çocuklar hep sorun olarak görüldü. Ama son yıllarda yemek yemeyenlerden çok, fazla yiyenlerin daha tehlikeli bir durum içinde olduğu ortaya çıktı. Obeziteye varmasa da aileler kilolu çocukları için endişelenmeye ve doktorlara koşmaya başladılar. Çocuğunuza küçüklükten başlayarak sağlıklı beslenmenin önetimini anlatırsanız, ileride şişman veya obez olmasını engelleyebilirsiniz.Çocuğunuzun bebekliğinden beri dikkat etmeniz gereken bir konu, yemek. Kilolu bir bebek ve çocuk olmalarını önlemek için düzgün yeme alışkanlıkları kazandırmanız gerekir ve buna ne kadar erken yaşlarda başlarsanız o kadar başarılı olursunuz. Çocuk, sosyal davranışlarda olduğu gibi, yemekte de anne ve babasını örnek alır. Anne ve babanın yeme alışkanlıkları nasılsa, çocuğun da yeme alışkanlığı aynı şekilde gelişir, bu noktada çocuğunuz sizin aynanız olur. Dolayısı ile yapılacak ilk şey onlara doğru örnek olmak. Bebeklikten itibaren her ayın ve daha sonra her yaşın kendine has bir beslenme şekli vardır. 0-1 yaş çocuk beslenmesi farklı olduğu gibi, 1 yaşından büyük çocukların beslenmesi ve ihtiyaçları farklıdır. Yaş arttıkça, çocukların alması gereken enerji ve besin miktarları da değişir. Bu sebeple, bunun adına bebekken diyet yapmak değil de, yeterli ve gerekli besinleri vererek beslenme alışkanlığının düzenlenmesi diyebiliriz. Bebeklikten itibaren beslenmesine dikkat edilen bir çocuğun ileride şişman veya obez olma ihtimali çok düşük. Çocukları fazla yedirmek, şişmanlığın temellerini atmaya neden olur. Yeme bozukluğu olan her yaştaki çocuğun beslenme alışkanlığı düzene sokulabilir. Bunun adının diyet olması da gerekmez. Eğer çocuğunuz yaşına ve boyuna göre ideal kilosunun üstünde ya da obez ise, gelişimini durdurmayacak şekilde bir beslenme düzeni kurarak fazla kilolarını vermesini sağlayabilirsiniz. Çocuklar zayıflatılırken amaç, gelişimini de hızlandıracak bir beslenme uygulamaktır. Çocuğun boyunun uzaması sağlanarak, fazla kilolarından kurtulması sağlanır.Çocukta yeme bilinci ve kontrolü geliştirmek günlük hayatta zor olan bir şey. Her gün karşılaştıkları yiyecekler yüzünden kaçamaklar çok olur ve önüne geçemeyebilirsiniz. Bunun yolu da anne ve babanın evde beslenmesi ile çocuğa örnek olmasından geçer. Çocuğa her fırsatta, sağlıklı beslenmenin büyümesi ve boyunun uzaması için önemi vurgulanmalıdır. Ayrıca çocuklar her konuda onaylanmak ve takdir edilme ihtiyacı duyarlar. Sosyal yaşantı içerisinde, çocuğun çeşitli davranışlarını onaylayıp özgüveninin gelişimini sağlayarak, sağlıklı beslenmeye yönlendirerek bu seçiminden dolayı da onu onaylamanız ve takdir etmeniz gerekir. Onaylanan ve takdir gören çocuk aynı davranışı göstermek için çaba harcayacaktır. Çocuk evde sağlıklı yemeli ki, dışarıda hamburger ve fast food yediğinde fazla kiloya neden olmasın.Bunları yapabilirsinizEvde sağlıklı yiyecekler bulundurun. Çikolata, gofret, kola, cips, kuruyemiş gibi sürekli atıştırma hissi uyandıran besinler almayın.Kesinlikle atıştırmayın, öğün aralarında bir şeyler yemeyin.Çocuğunuza ana öğünlerde düzenli yemek yeme alışkanlığı kazandırın. Sofra kültürünün yerleşmesini sağlayın.Çocuğunuza en önemli öğününün kahvaltı öğünü olduğunu öğretin ve kahvaltının en az akşam öğünü kadar uzun tutulmasına özen gösterin.Çocuğunuzun beslenme çantasına okulda yiyebileceği meyve gibi sağlıklı yiyecekler koyun.5-6 yaşlarında bir çocuk için örnek mönü: Sabah: 50 gr. peynir, 1 yemek kaşığı pekmez (haftada 3 defa), 1 yumurta, 1-2 dilim ekmek, 1 bardak süt veya 1 bardak taze sıkılmış portakal suyu, istenirse 5-10 adet zeytinÖğle: Etli sebze veya sadece et yemeği, yarım tabak pilav ya da makarna, 1 meyveAra (16.00): 2 portakal veya 2 elma veya 1 muz veya 4 mandalinaAkşam (19.00): Etli sebze veya sadece et yemeği, 2 dilim ekmek, 1 kase yoğurt (200 gram), salataAra (21.00): 1 meyveMönü planlanırken bir öğün et olursa diğer öğünde sebze olmasına dikkat edinHaftada 2-3 kere öğle yemeği yerine hamburger yiyebilirlerHaftada 2 defa öğleden sonraki ara öğünde 1 porsiyon sütlü tatlı verebilirsinizBurun 2 günlüğüne İstanbul’daMehmet Zorlu Vakfı Zorlu Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu, 8 ve 9 Ocak 2005’te ‘Burun’ isimli oyunuyla Ortaköy’deki Afife Jale Tiyatrosu’nda İstanbullu tiyatroseverlerle buluşuyor. Ünlü Rus yazarı Nikoli Gogol’ün aynı adlı öyküsünden Ahmet Önel’in sahneye uyarladığı ve sanat yönetmenliğini Haluk Yüce’nin yaptığı ‘Burun’; yaşamın güzelliği ve mutluluğun ne denli basit gerçeklerde gizlendiğini farklı bir anlatımla sunuyor. Oyunu, grup çalışması olarak adlandırılacak bir süreçle sahnelediklerini dile getiren Zorlu Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Yönetmeni Haluk Yüce, bu süreçte geleneksel Türk Tiyatrosu’nun motiflerinden yararlanmanın yanı sıra, İtalyan Commedi’a del arte öğeleriyle de zenginleştirdiklerinin altını çiziyor. ‘Burun’u masklarla oynanan eğlenceli bir sahne yapıtına dönüştürdüklerini belirten Yüce; projeyi sezon sonuna kadar yurdun farklı illerine taşıyacaklarını ekliyor. Zorlu Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu, hazirana kadar sürecek Türkiye turnesinde 21 ilde 30 bin çocuğa ulaşmayı hedefliyor.Burun, cumartesi günü saat 15.00’te, pazar günü ise 13.00’te sahnelenecek. Oyunu izlemek ücretsiz, davetiyeler İstanbul’daki tüm Denizbank şubelerinden temin edilebilir.Bu yuvanın konukları annelerOkul öncesi eğitim kurumlarındaki faaliyet ve çalışma sistemi eskisinden çok farklı. Her yuva, imkanlarına göre değişik geziler düzenliyor, çalışmalar yapıyor; çocukların yaratıcılıklarını, el becerilerini geliştirecek işler yaptırıyor. Fakat bazı yuvalar daha da ilginç şeyler yapabiliyor. Mesela Atölye Çocuk Evi, anneleri okula davet ederek bütün bir gün boyunca çocukları için faaliyetlerde bulundurdu. Amaç, anne ve babaların çocuklarının geçirdiği bir günü yaşamaları. Atölye Çocuk Evi’nde çocuklarının haberi olmadan buluşan anneler, daha önceden toparlanan malzemelerle, çocuklarına sevdikleri bir oyuncağı ve kullanabileceği eşyaları hazırladılar. Yastıklar, bebekler, hayvanlar en çok dikkati çekenler arasında. Örneğin annelerden Elif Gönenç, konuşmaya başlayan oğlunun ilk kelimelerinden biri olduğu için, ona kumaştan bir otomobil yaptı. Yuvanın sahibi iki çocuk annesi Başak Kerimoğlu, annelerin geçirdiği bir günü anlatıyor: ‘Yerlerde kestiler, biçtiler; oynadılar. Birbirleriyle kaynaştılar...’ Atölye Çocuk Evi’nin bu organizasyonu anneler içindi. Bahara doğru babaları da sıkı bir iş bekliyor: Uçurtma yapacaklar ve bunu çocukları ile birlikte uçuracaklar...ANNEMİN KÖŞESİAnneciğim, şu listeye bir bakar mısınKöşe yazımda yeni yılla ilgili kararlar almayacağımı duyurdum. Ama bu yeni yılda annemden beklentilerim olmayacağı anlamına gelmiyor. İşte bu sene yolu yarılayacak bir genç kız olarak annemden beklentilerim:Eve son model bir yürüyüş bandı. Mümkünse televizyon ekranlı olanlarından.Roberto Cavalli mini elbise. Benim hálá bir Cavalli’m yok!!!Göz kırışıklıkları için dünyanın en iyi göz kremi: Marka araştırması ona aittir.Hermes gece çantası. Çok abiye olanlarından ama.Dergimizin yemek sayfalarını hazırlaması. Başka isim düşünemiyorum bile. Torununu gece yatıya misafir alma sayısı haftada birden 3’e çıksın! Haa, bir de bozuk para çantası...