GeriKelebek Kapkacağı doldurun deponuzu fulleyin
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kapkacağı doldurun deponuzu fulleyin

2000'de kıyamet kopar mı?

Kimilerine göre EVET! Kimileri ise sorunu çoktan çözdü.

1 Ocak 2000'de kimin haklı olduğunu göreceğiz. İş işten geçer mi? Bilemem.

‘‘Digital Gelecek’’ hemen her görüşe kucak açtı, ancak bilgiyi ön plana çıkarmaya özen gösterdi. Bazı yazılar dehşete kapılmanıza neden olabilir. Bazılarını okurken de tuhaf bir rahatlık hissedebilirsiniz. Kararı siz vereceksiniz.

2000 Sorunu, hükümetler ya da şirketler bazında ele alınıyor da kimsenin aklına, siz, ben, o gelmiyor! Oysa bireyi etkilemesi kaçınılmaz, üstelik boyutları da azımsanacak gibi gözükmüyor.

Uzun uğraşlardan sonra ciddi bir çalışma buldum. Gartner Group'a ait. Araştırmalarından birinde ‘‘birey’’e odaklanmışlar: Anafikir olarak, bireylerin, yaşadıkları ülkenin konumunu değerlendirip ona göre tedbir almasını öneriyorlar.

Diğer bir ifadeyle, siz ABD ya da Kanada gibi bu sorunu ciddiye alan ve büyük bütçeler ayıran bir ülkede yaşıyorsanız, birey olarak endişelenme düzeyiniz, Türkiye gibi tevekkül içinde yaşayan bir ülke vatandaşından daha az olmalı.

Rapor bireylerin günlük yaşamlarını gözönünde bulundurarak bazı öneriler de sıralıyor:

Ocak 2000'de mümkünse seyahatlerinizi ertelemeniz; kredi kartlarınızın çalışmaması olasılığı yüzünden, yılın ilk günlerinde, cebinizde bir miktar nakit para bulundurmanız; arabanızın benzinini önceden kontrol edip 31 Aralık günü depoyu doldurmanız; elektriklerinizin kesilebileceğini düşünerek jeneratörünüzün bakımını ve hatta uyum sorununu çözmeniz ve yakıt sıkıntısı çekmemek için tedbirli davranmanız; doktor randevularınızı, 2000 yerine 1999'un son günlerine kaydırmanız; postayla göndereceğiniz evrakları da yine biraz öne çekmeniz; suların geçici olarak kesilmesi karşısında önlem alabilmeniz için ya deponuzu dolu tutmanız ya da kapkacak doldurmanız öneriler arasında yer alıyor.

Merak etmeyin dünya üzerine bir meteor düşmeyecek, bir nükleer savaş etkisi yaşanmayacak, büyük depremlerin şoku da görülmeyecek, ancak hazırlıksız olanlar fena yanacak.

‘‘Peki ya Türklere ne olacak?’’ derseniz eğer, yanıtım son derece basit:

Üzülmeyin, Türk halkı zorluklara alışıktır. Örneğin su ve elektrik kesintilerine... Trafikte kilitlenip kalmaya... Bozulan asansörlere... Banka kuyruklarında beklemeye.... Daha sayayım mı?

Yılın son günü kapkacakları doldurmak, arabayı fullemek de çok zor bir şey değil.

Bu 2000 bizi biraz zor çarpar!

yozer@hurriyet.com.tr


Yorumları Göster
Yorumları Gizle