GeriKelebek Kanat Atkaya: Kabakulak
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kanat Atkaya: Kabakulak

FADO

(EMI/Kent)

İsmi lazım değil bir diktatörün memleketini "Üç F" ile yönettiği söylenir: Futbol, Fiesta ve Fado... Fado, Portekiz’in bir nevi yerel müziği. Büyük yıldızlar yaratmış ve dünyanın başka ülkelerinde de dinlenmiş, sevilmiş, his parçacıklı bomba gibi bir müzik. Fado dinleme girişimlerim hep başarısız olmuştur. İkinci dakika itibarıyla klostrofobiye benzer bir hal geliyor üzerime. Sanırsın, yüreğin rendeleniyor; öyle bir hüzün tsunamisi. Bünye alışkın olmadığı için hemen koşarak uzaklaşmak istiyorum. Yani o diktatör, beni rahatlıkla yönetebilirmiş bunu çok iyi anlıyorum. "Dediğimizi yapmazsan sürekli fado dinletiriz" dedikleri anda muma dönerim; bu kadar üzüntüye dayanamıyorum çünkü. Bir de meşhur kaşiflerin Portekiz’den çıkmasının nedenini "Kadınları o kadar çirkin ki (Ne ayıp!) adamlar kendilerini denize, dalgaya vurmuş" şeklinde açıklarlar. Bence fado korkusu da etkili olmuştur... Bütün bu saçmalamaları bir kenara bırakırsak, 22 şarkılık albümde fado dinlemeyi sevenlere yüzde yüz müşteri memnuniyeti garanti edilmiş. "Kan ve gözyaşı çıkmazsa para yok" hesabı... Dağıldım, toparlanamıyorum gördüğünüz gibi...

BARRY MANILOW

The Greatest Songs Of The Fifties

(Sony BMG)

Clive Davis, müzik dünyasındaki en güçlü isimlerden biri. Arista Records dediğimde hatırlayanların sayısı az olabilir, fakat "Santana’nın patlama yaptığı albüm vardı ya, milletle düetler yaptığı, hani sonra Elm Sokağı Cinayetleri serisi gibi sürdü gitti... İşte o ilk albüm Clive Davis’in fikriydi..." dersem "Haaa, baba adammış" diyebilirsiniz. Neyse, Clive Davis, bu kez Barry Manilow’a demiş ki "Yav, Barry, saçların çok gıcık, her şeyin çok gıcık ama seviyor insanlar en plastik hislerle seni. Plakların satıyor, kitsch ötesi konserlerin filan doluyor tıklım tıklım. Sana, 1950’lerin şarkılarını söyletelim, hem sen kazan hem de biz çorba içelim..." Barry Manilow da sahneye çıkmadığı zamanlarda Jüpiter’in uydusu İo’da vakit geçiren biri olduğundan, Rod Stewart’ın ’nostalci’ albümlerini filan bilmediğinden "Niye daha önce kimsenin aklına gelmedi ki bu, vaaaaaav; haydi yapalım" demiş. Bu bilgiyi kapak notlarından edindim, tam olarak böyle konuştuklarını sanmıyorum ama... Neyse işte, Barry Manilow "Unchained Melody", "Rags To Riches" gibi klasikleri söylüyor. Oh!

Yorumları Göster
Yorumları Gizle