GeriKelebek Kameralardan hâlâ ürküyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kameralardan hâlâ ürküyorum

Kameralardan hâlâ ürküyorum
refid:21551925 ilişkili resim dosyası

Amerikalı şarkıcı Alicia Keys, artık sadece müziğiyle değil tasarımlarıyla da gündemde... Reebok markası için tasarım yapmaya başlayan Keys, giderek büyüyen şöhretine rağmen kameralara alışamamaktan ise dertli: “Kameralardan hâlâ ürküyorum maalesef... Evet, etkinliklere katılıyorum, kırmızı halıda yürüyorum; ama hiçbir zaman ünün şekillendirdiği bir insan olmadım.”

* Öncelikle Reebok ile yaptığınız işbirliğinden söz etmek istiyorum. Koleksiyondaki tasarımlarınız için nelerden ilham aldınız?

- İlham her yerden, her şeyden gelebiliyor. New York sokaklarından, dinlediğim müzikten, modadan, arkadaşlarımdan, çevremden... Bu arada benim amacım sadece giyilebilecek bir şeyler yaratmak değildi. Tasarımların aynı zamanda cool olmasına, giyeni hem mutlu hem de rahat hissettirmesine özen gösterdim. Sokak, stil ve sahne, tasarımlarımı yaratırken bana yol gösterdi.
 
* Nasıl bir stiliniz var?
  
- Benim stilim eklektik. Tasarladığım ürünlerin de bu tarzı yansıtmasını istedim.

* Eşiniz Swizz Beatz de Reebok ile çalışıyor, bu sizin kararınızı etkiledi mi?

- Swizz, marka ile birkaç yıl önce çalışmaya başladı. Kendisi çok vizyon sahibi bir insandır ve inandığı projeler için çok çalışır. Zaman zaman bana arşivlerden bulduğu farklı modelleri gösteriyor. Onun tutkusunu görmezden gelmek imkânsız, hele de aynı evde yaşıyorsanız! Ben de karşıma böyle bir fırsat çıkınca kabul ettim!

FRANSIZ KADINLARININ ZARİF BİR STİLİ VAR

* Stil sizin için her zaman önemli miydi?

- Çocukken annemin dolabını karıştırır, beğendiklerimi giyerdim. Bir koluma 20 tane bilezik takıp, annemin bana beş numara büyük ayakkabılarını giyerdim! Her zaman farklı şeyleri kombinlemeyi sevdim, tabii şimdi bu konuda 7 yaşındakinden daha iyi bir zevkim var! Stil her zaman iyi gözükmek anlamına da gelmez tabii... Stil kendini ifade etmenin bir yoludur ve insanın karakterinin bir parçasıdır.

* Siz nelerden etkileniyorsunuz stil anlamında?

- Paris Moda Haftası’nı yakından takip ediyorum. Koleksiyonlar çok şık. Fransız kadınlarının zarif bir stili var. Özellikle 1940 ve 1950’lerden etkileniyorum, saç modelleri ve kadınların giyimini büyüleyici buluyorum!

* En sevdiğiniz şehir neresi? Alışveriş yapmak için hangi şehri tercih ediyorsunuz?

- Elbette New York! Seyahat ettiğimde Paris ve Londra’dan da alışveriş yapmaktan hoşlanıyorum ama...

* Hemcinslerinize stil önerileri verecek olsanız...

- Az, çoktur. Bir parça görünüşünüzü harika yaparken, iki tanesi çok kötü durabilir! Bir de dünyadaki en güzel kıyafetleri giyebilirsiniz, ama içiniz güzel olmadıkça bu bir işe yaramaz.

HAYATTAKİ EN BÜYÜK BAŞARIM OĞLUM EGYPT

* Elde ettiğiniz en büyük başarı nedir?

- Müziğimle çok büyük bir ün elde ettim, bu açıdan çok şanslıyım. Ama söylemem gerekir ki oğlum Egypt bu hayattaki en büyük başarım.

* Sizi en çok ne gülümsetir?

- Ailemle vakit geçirmeyi çok severim. Oğlumun yüzünü her gördüğümde, tüm kalbimle gülümserim.

* Kariyerinizi, başarınızı en çok destekleyen unsur neydi peki?

- Kariyerime en çok katkısı dokunan şey, başarıya olan tutkum. “Yapamam” kelimesini daha çok küçük yaşlarda hayatımdan çıkardım. Yedi yaşındayken her gün saatlerce prova yapıyordum, ilk gençliğimde kendi şarkılarımı yazmaya başladım. Annem da bana çok destek oldu, başarıya odaklanmamı sağladı. Beni piyano derslerine götürdü. Bana gerçekten inandı. Bugün “Ben” olmamda annemin çok büyük katkısı var. Çok çalışmam sayesinde istediğim her şeyi elde ettim. Hayallerimi gerçekleştirdiğim için çok şanslıyım.

MÜZİSYEN OLMASAM ÖĞRETMEN OLURDUM

* Müzik kariyeri yapmaya nasıl karar vermiştiniz?

- Okulu seven bir çocuktum, ama aynı zamanda şarkı söylemeyi de seviyordum. Lise son sınıftayken, önümde iki seçenek vardı. Üniversiteye gidebilir ya da müziği seçebilirdim.

* İkisi birden olamaz mıydı?

- İkisini bir arada da yürütebilirdim ama o zaman muhtemelen ikisinde de çok başarılı olamazdım. Ben gerçek tutkum olan müziğe odaklandım.

* Müzisyen olmasaydınız ne yapardınız?

- Her zaman öğretmen olmak istedim. Doğru zamanda bir insanın hayatını etkilemenin inanılmaz bir şey olduğunu düşünüyorum.

ÜNÜN ŞEKİLLENDİRDİĞİ BİR İNSAN DEĞİLİM

* Peki müzisyen olarak idolünüz kim?

- Saymakla bitmez; Stevie Wonder, Nina Simone, Aretha Franklin, Prince... Tamam, burada duruyorum!

* Çalışan bir anne olmak nasıl bir şey? Bu dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

- Tüm insanların bakışlarının üzerimde olması çok istediğim bir şey değildi, ama bizim sektörümüzde bunun olmaması pek mümkün değil. Kameralardan hâlâ ürküyorum maalesef... Evet, etkinliklere katılıyorum, kırmızı halıda yürüyorum; ama hiçbir zaman ünün şekillendirdiği bir insan olmadım. Beni şekillendiren şey tutkum ve yaratıcılığım. Normal bir hayat sürmek önemli, özellikle de bir oğlum varken. Oğlumun kendi yolunu seçmesini istiyorum, anne babasını taklit eden veya anne babasının yön verdiği biri olmasını istemem.

ENERJİMİ SPORDAN ALIYORUM

* Bu kadar fit kalmayı nasıl başarıyorsunuz?

- Antrenmanla...

* Bu kadar yoğun bir tempoda ona nasıl vakit ayırabiliyorsunuz?

- Evet, yoğun bir çalışma tempom var, ajandam her zaman dolu! Ama egzersiz yapmak bana enerji ve direnç sağlıyor. Bence her şey motivasyonla ilgili.

* Hangi çalışmaları yapıyorsunuz?

- Farklılıklardan hoşlanıyorum. Yoga ve pilates yapıyorum, ağırlık çalışıyorum, koşuyor ve yüzüyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle