GeriKelebek Kahvenizi içmeye geliyoruz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kahvenizi içmeye geliyoruz

Kahvenizi içmeye geliyoruz
refid:21520746 ilişkili resim dosyası

“Elephant Gun”, “A Sunday Smile” ve “La Banlieue” şarkılarıyla geniş bir kitleye ulaşan Amerikalı müzik grubu Beirut, beş yıl aradan sonra yeniden Türkiye’de... Bu akşam Kuruçeşme Arena’da sahneye çıkacak olan ekipten Paul Collins’le İstanbul anılarını ve konser heyecanını konuştuk.

* Beş yıl sonra yeniden Türkiye’desiniz. Öncelikle hoş geldiniz diyelim. Ben, Kuruçeşme Arena’da müthiş bir müzik ziyafeti çekeceğinize eminim. Peki sizin beklentileriniz neler? Bize sürprizleriniz olacak mı?

- Umarım sizi şaşırtabiliriz. Tişört fırlatmak falan yok ama! Sadece sizler için elimizden gelen en iyi sahne şovunu yapacağız. Konserin açılışı da inanılmaz olacak, çünkü Türkçe roman müziği çalacağız.

* Buraya tekrar geliyor olmak sizi mutlu etti mi? 

- Tabii ki! Geçen seferki gelişimiz harikaydı. Yıllar sonra yeniden yemeklerinizi yemeyi, kahvenizi içmeyi ve sokak müzisyenlerinizi dinlemeyi umuyoruz.

* Türkiye’deki ilk konserinizden size nasıl anılar kaldı?

- Çok sıcak olduğunu hatırlıyorum, hatta tişörtümü çıkarmıştım. Bu, Beirut’la birlikteyken ilk kez yaptığım bir şeydi. Düşünün o kadar sıcaktı! Bir de aynı festivalde Marilyn Manson çalmıştı, o biraz garipti. Ama harika zaman geçirmiştik.

ŞARKILARIN SIRRI YABANCI FİLMLER, NEUTRAL MILK HOTEL GRUBU VE ALKOL

* Beirut, ruhumuzu dinlendiren birbirinden güzel şarkıya imza atıyor. Bu şarkıların kaynağı nedir?

- Yabancı filmler, Neutral Milk Hotel grubu ve alkol... Tüm bunlar, Beirut’un yaratıcılığına büyük katkı sağladı. Bu tür şeyler bizi bir araya getirdi ve yaratıcı olmamız için ortam oluşturdu. Yaşlandıkça ve isteksizleştikçe, ilham daha az geliyor. İlham, genellikle çocukluğumuzdan bu yana dinlediğimiz şarkılarda yatıyor. Mesela Bruce Springsteen’in “Born to Run”ı bu aralar hepimizi ateşliyor.

* Albümleriniz arasında sizce en başarılısı hangisi?

- Her albüm kendi yolunda başarılı oldu. Ama “The Rip Tide”ın ayrı bir yeri var, çünkü bu albümde daha önce yapmadığımız bir şekilde birlikte çalıştık. Bu albüm, bireylerden ziyade bir grup sound’unda oldu.

* “The Rip Tide”ı geçtiğimiz yıl çıkardınız. Ne kadar çalıştınız bu albüm üzerinde?

- Yaklaşık bir yıl kadar.

ESKİ MODA AMERİKAN POP KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL

* Bazı müzik eleştirmenleri “Albüm eski moda Amerikan pop’unu andırıyor” demiş, bu konudaki fikriniz ne?

- Fikir buydu zaten. İnsanların bunu kötü bir şey gibi görmesini anlayamıyorum. Eski moda Amerikan pop’u bugüne kadar kaydedilmiş en mükemmel pop şarkılarını da içine alıyor. Örneğin Motown’u sevmiyorsan, bu albüm senin için değil demektir.

* “The Rip Tide”a başlarken Beirut’un hedefi neydi? Ve bu hedeflere ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

- Hedef, içinde ‘artifact’ bulunduran bir albüm kaydetmekti. Yani zamana karşı duran, kendine yeten bir sanatı barındırsın istedik. Ulaşıp ulaşmadığımıza gelince... Bunu 10 yıl sonra konuşalım, şarkılar o zaman da bir şeyler hissettiriyor mu, ona bakalım.

* Yeni projeleriniz var mı?

- Zach (Condon), Brooklyn’deki evinin arkasına kaykay yapabilmek için bir rampa inşa ediyor. Şimdilik tek projemiz bu.

BEYRUT’TA HİÇ KONSER VERMEDİK

* Beirut, hiç Beyrut’ta konser verdi mi?

- Aslında Beirut, hiçbir zaman Beyrut’a gitmedi. Ama en kısa zamanda gitmeli, çünkü röportajlarımızda her zaman soruluyor bu soru. Röportajımızı okuyanların Beyrut’taki eğlence sektörüyle bir bağlantısı varsa, lütfen albümlerimizi onlara göndersinler!

ERKİN KORAY İNANILMAZ!

* Son olarak Türkiye’deki hayranlarınıza bir mesajınız var mı?
- Erkin Koray inanılmaz!


Yorumları Göster
Yorumları Gizle