GeriKelebek Julio çapkın değil flörtöz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    31
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Julio çapkın değil flörtöz

Julio çapkın değil flörtöz
refid:7548000 ilişkili resim dosyası

Julio Iglesias'la 20 günlük bir Avrupa turu yapan Başak Sayan, yaşadıklarını Kelebek'e anlattı:

İstanbul konseri sırasında tanıştığı Julio Iglesias'la 20 günlük bir Avrupa turu yapan Başak Sayan, yaşadıklarını Kelebek'e anlattı: "Sanıldığı gibi çapkın biri değil. Adamın benimle en sıcak teması 'Hayatım, bebeğim' şeklinde konuşması oldu ki zaten onun stili böyle. Beni hiç odasına kahve ya da içki içmeye de davet etmedi. Zaten geç saatlere kadar dışarıdaydık. Otele geç gidiyor, hemen yatıyorduk. Dediğim gibi, çapkınlığını görmedim, odaya davet falan da almadım."

Julio Iglesias’la İstanbul konseri sırasında tanışan, daha sonra ünlü sanatçıyla 20 gün Avrupa’yı dolaşan Başak Sayan, "Julio’nun sekiz çocuğu var, dokuzuncusu yolda mı?" sorusuna, "Evlenmeden çocuk yapmam" diye yanıt verdi.

Julio Iglesias’la nasıl tanıştınız?

Julio çapkın değil flörtöz
- Ortak bir arkadaşımız sayesinde tanıştık, sonra yemeğe gittik.

Ne oldu o yemekte?

-  20 kişiydik. Bol bol sohbet ettik. Çok kibar ve düzgün bir adam. Öyle asılan, takılan biri değil. Sadece konuşmalarında flörtöz. Onun kadınlarla iletişim kurma şekli bu. Çok iltifat eden biri.

Ne dedi size?

- Oyuncu olduğumu öğrenince güzel şeyler söyledi. Farklı bir yüzüm olduğunu söyledi, Amerika’ya gitmemi tavsiye etti. Beni İtalyanlar’a benzetti. Tabii sadece bunlardan söz etmedik, dünya politikasından, sinemadan da konuştuk. Çok kültürlü...

Yurtdışında birlikte tatil yapma fikri nasıl ortaya çıktı?

- İstanbul’a geldiği zaman zaten turnedeydi. Ağustos gibi Romanya’ya geçeceklerdi. İstanbul’daki arkadaş grubuyla orada da bir araya gelmek istedi. Sonra beni de davet etti. Ortak  Türk arkadaşımızın da içinde olduğu iki kız, üç erkekten oluşan beş kişilik grup kalktık, gittik. Yalnız değildik.

Baş başa olmamanız, bir şey yaşamadığınız anlamına gelmez ki...

- Ama öyle aşk falan yok aramızda. Çok iyi arkadaş olduk, o kadar.

Sadece Bükreş’e mi gittiniz?

- Hayır, 20 gün süren bir geziydi. Kalabalık bir grup olarak birkaç Avrupa ülkesini gezdik. Zaten bu iş benim başıma facebook yüzünden açıldı. O grupta olan bütün arkadaşlar siteye Julio ile resmini koyunca, ben de koydum. Bunun "aşk yaşıyor" diye gündeme geleceğini bilseydim, o fotoğrafı oraya koymazdım. Var olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek ayıptır. Ben öyle biri değilim. Seyahat ettiğim doğrudur, aşk yok.

Bu gezilere Julio Iglesias’ın eşi geldi mi?

- Eşi bir Avrupa ülkesine geldi ve sonra gitti.

Sizleri görünce tepkisi ne oldu?

- Kıskanılacak bir şey yok ki! Julio’nun kendi ekibinde de çok güzel kızlar var. Kadın kıskansa onları da kıskanır, istemez. Onlarda öyle bir anlayış yok. O başka bir kültür, başka bir bakış açısı.

20 kişilik bir grup içinden Iglesias’ın sizi Bükreş’e çağırmasına ne diyorsunuz?

- Ben şanslı bir insanmışım demek ki. Normal bir şey bu.

Sizden hoşlanmış, etkilenmiş ve yanında olmanızı istemiş demek ki...

- Beğenmiş olabilir. Bir özelliğim var ki davet etti.

Yanında güzel kadınlar olmasından hangi erkek hoşlanmaz?

- Bütün erkekler güzel kadınları sever. Ama ben o amaçla çağrılmadım. Ve aramızda özel bir şey de geçmedi. Anlamadığım şey, ünlü biriyle arkadaşlık yapmak için Amerikalı olmaya gerek mi var? Biz arkadaş olduk. Bir arada olmamız demek illa aşk yaşıyoruz demek değildir. Aramızda hiçbir şey geçmedi.

/images/100/0x0/55eb1747f018fbb8f8aa708a
Geçebilirdi de, niye bundan anormal bir şeymiş gibi söz ediyorsunuz?

- Geçebilirdi, ama geçmedi.

Geçse söyler miydiniz?

- Bilmiyorum, belki söylemezdim.

Birkaç ülkeyi birlikte dolaştınız ve hiç yakınlaşmadınız!

- Çok ciddiyim, hiçbir şey olmadı. Adamın benimle en sıcak teması "Hayatım, bebeğim" şeklinde konuşması oldu ki zaten onun stili böyle. Ben çapkınlığını görmedim. Evli kadınlar hariç herkese iltifat eden biri.

Bu 20 günlük tatilde neler yaptınız, nasıl geçti?

- Her şey rüya gibiydi. Onun yanındayken kendinizi onore edilmiş hissediyorsunuz, çünkü bunu yapıyor. Sadece bayanları değil erkekleri de onore ediyor. Bizim aramızda bir dostluk oluştu. Farklı bir elektrik olmadı.

Diyelim ki farklı bir elektrik oldu; bunu yaşar mıydınız, bu kadar cesur musunuz?

- Yaşar mıydım, yaşamaz mıydım gerçekten bilmiyorum. Öyle bir duygum olsaydı, acı çekerdim. Evli çünkü. Hissetmediğim ve olmayan bir duygu hakkında konuşmam çok zor bir şey. 33 yaşındayım. Eskiden olsa belki bir ilişki yaşamaya cesaret ederdim. Ama şimdi attığım her adımı ve sonrasını düşünüyorum.

Aynı otellerde mi kaldınız?

- Evet.

Hiç odada bir kahve ya da içki içme daveti aldınız mı?

- Hayır, hiç öyle bir şey olmadı. Zaten geç saatlere kadar dışarıdaydık. Gittiğimiz yerlerde en iyi restoranlarda yemek yiyip, tarihi ve turistik yerleri gezdik. Otele geç gidiyor, hemen yatıyorduk.

Facebook’a koyduğunuz resmin altına "canım benim" diye not düşmeniz dikkatimi çekti.

- Çok seviyorum onu çünkü. Sevdiğim, hayran olduğum biri. Dünyadaki tüm kadınlar sever onu, sevmeyen yoktur herhalde. Şarkılarını sever, sesini sever, fiziğini sever. Adam sempatik biri, çok yakışıklı. Oğlu Enrique’dan bile yakışıklı.

Tatil sonrası konuştunuz mu?

- Tatil sonrası ben aradım onu. Doğum günüydü... Önce mesaj geçtim, sonra da telefon açtım. Sonra o beni aradı, hatırımı sordu. Erkek arkadaşımla birlikte Amerika’ya davet etti beni.

Cengiz Semercioğlu, "Dokuzuncu çocuk yolda mı?" diye yazdı, okudunuz mu?

- Evet, okudum ve güldüm... Ama evlenmeden çocuk yapmam!

HER SABAH YÜZÜYOR

Julio, çok mütevazı, çok kibar. Çok güzel gülüyor. Hayattan zevk almayı bilen biri. Sabah kalkar kalkmaz yüzüyor. Sadece sebze ve meyve ile besleniyor. Yemekte kırmızı şarap tercih ediyor. Yaşı itibariyle çok enerjik biri değil, ama gidilen her yerde, herkesle çok rahat iletişim kurabiliyor. 5-6 dil biliyor. Kadınlarla sohbet etmekten keyif alıyor. Ve

Julio çapkın değil flörtöz

Röportaj: Sema DENKER
Fotoğraflar: Sinan ÖZBALKAN

en önemlisi çapkın değil. Tam tersi kadınlara karşı mesafeli. Sadece flörtöz konuşuyor, o kadar.

DİDEM KUSURA BAKMASIN

Didem Erol, ünlü isimlerle çektirdiği fotoğrafları gazetelere verdiği için bu yaptığını hoş bulmuyorum. Hoş bulmadığım için de söyledim zaten. Tekrar ediyorum, Julio ile fotoğrafı ben vermedim, bu fotoğraf iki aydır facebook’ta duruyordu, oradan almışlar. Kimseyi kırmak istemem. Eğer bu sözlerimle birisini kızdırdıysam da kusura bakmasın.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle