GeriKelebek Jön gibi dolaşmayı ben de bilirdim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Jön gibi dolaşmayı ben de bilirdim

‘Serseri’ dizisinde çizdiği ‘Ağır ağabey’ tiplemesiyle tanınan, bugünlerde ‘Köpek’ dizisindeki başarısıyla konuşulan oyuncu Erkan Petekkaya, ‘oyuncuyum’ diye geçinenlere sinirli. Petekkaya, ‘Jön gibi ortalıkta dolaşmayı ve aşık olunacak adam karakterine izleyiciyi alıştırmayı ben de bilirdim. Ama bunun adı oyunculuk değil’ diyor.

- ‘Köpek’ dizisinde performansınızı hayli zorluyorsunuz.

Ben rolü elime alıp ona konsantre olmak zorunda kaldığım andan itibaren çok heyecanlanırım ve uykularım kaçar. Asla ‘Olduğu kadar’ demem. Kendi üstüme çok giderim. ‘Köpek’te de öyle oldu. Çok özel bir hikaye, çok özel bir yapım. Çok şanslıyım.

- ‘Köpek’ için gerçek hapishanelerde mahkumlarla bir araya gelmeyi siz mi istediniz?

Benim oyuculuk metodum o değil. Ben bir deliyi oynayacaksam, gidip bir tımarhanede altı ay yaşamam gerekmiyor. Ben düşünerek yaparım bunu. O deliyi kendi içimden çıkarırım. Köpek’te gerçek hapishanede bulunduk. Ama o mahkumların yanına onları kobay gibi incelemeye girmedim. Böyle bir amaçla yanlarına gitmek bana ayıp geldi. Öyle bir şerefsizlik yapmadım.

KADİR İNANIR GİBİ OLABİLSEM KEŞKE

- İzleyici ekranda gördüğü insanı sokakta da görmek istiyor. Bu zorunluluk sizi de zorluyor mu?

Türkiye’de oyuncular tek tip rolleri tercih ettikleri ve dışarıda da öyleymiş gibi davrandıkları için maalesef böyle bir yargı oluştu artık izleyicinin kafasında. Ben Aynalı Tahir’den sonra Serseri’yi oynayınca bana çok tepki gösteren de oldu. ‘Ağır Abi’ye yakışıyor mu böyle sulu şakalar, sulu hareketler. Ne oldu delikanlı haline’ diyenler oldu. Ben Köpek dizisinde tanınmayacak hale geldim. Sivilcesi görünecek diye tansiyonu çıkan oyuncular varken, ben saçı sakalı birbirine girmiş sokağa çıkamayacak halde ekran karşısına geçtim. Jöleli saçlarla jön gibi ortalıkta dolaşmayı ve aşık olunacak adam karakterine izleyiciyi alıştırmayı ben de bilirdim. Ama bunun adı oyunculuk değil, ben oyuncuyum.

- Giderek Kadir İnanır imajının üstünüze yapışmaya başladığını düşünüyor musunuz?

Kadir İnanır gibi bir oyuncu olabilsem keşke. Vücudumda, kişiliğimde, hareketlerimde bir kabadayılık olduğunun farkındayım. Kabadayı usul erkan bilen, ortam bilen adamdır. Ama Kadir İnanır’a benzeyen bir tavrınız var derseniz, gurur duyarım. Çok önemli bir oyuncudur. Gözleri gülerken ağlayan tek adamdır. Gülümsemenin bu kadar yakıştığı başka bir adam da yoktur.

KARIM ÖMÜRLÜK KARIMDIR AYRILMAM

- Evli olduğunuzu neden bugüne kadar gizlediniz?

Evli olduğumu söylemiyordum. Ama eşimin bozulduğunu görünce artık söylemeye karar verdim. Akrabamın kızıyla evlendim. Yaklaşık üç yıldır evliyim. Cano adında üç buçuk aylık bir oğlum var. ‘Canım benim’ anlamına geliyor.

- Düzenli bir aile hayatına sahip olmanın işinize yansıyan olumlu ya da olumsuz yanları var mı?

Hem olumlu, hem olumsuz yanları var tabii ki. Mesela sokaktan çok ayrı kalmak bana pek yaramıyor. 31 yaşında evlenince birden hayatını değiştirmek biraz adamı şaşırtıyor. Ama evliliğimde mutluyum. Karım ömürlük karımdır. İnsanın bir evliliği olur. Dört-beş de çocuğum olsun istiyorum.

- Sinemayı düşünmediniz mi hiç?

Sinema yapmayı düşündüm ama sinemacılar beni düşünmediler. Onlar bir klan sanıyorum. Kendi aralarında bir grup kurmuşlar ve o grup içindeki insanlar kendi aralarında film çekip duruyorlar. Ben o grup içinde değilim. Gerçekten bir gün vazgeçilmez olduğumda onlar bana gelir. Şu anda vazgeçilebilirim. Ama yapılan işler içinde benim de çok katkımın olabileceği filmler yapıldı. Bu da onlar için bir kayıp.

- Bir Anadolu ailesinin oğlusunuz. Aileniz oyuncu olma isteğinize ilk başlarda tepki gösterdi mi?

Ben baskıyla büyütülmedim. Ama babam üzüldü, ‘Ne işin var oralarda oğlum’ dedi. Sonra Devlet Tiyatrosu’na girince işimi ne kadar ciddiye aldığımı anladılar. Aynalı Tahir’den sonra da rahatladılar.

Köpek olayım ama gay olmayayım

Soyunup yatağa girmek, sanat için gay’i oynamak ya da böyle başka karakterlere bürünmek benim hiç ama hiç tercihim olmaz, olamaz! Benim annem, babam var, kız kardeşim var, benim bir karım ve bir oğlum var. Benim dostlarım var. Türkiye’nin eğitim standartı, dünyaya bakış açısı aşağı yukarı belli. Burada, bu memlekette bu tür şeyleri kabul ettirmek çok zor. Sanat adına yapılacak böyle sınırsız uçukluklara kimse hazır değil Türkiye’de. Ben ailemi Türkiye’nin gözü önünde böyle zor bir duruma niye düşüreyim ki. Türkiye böyle bir aydınlığa hazır değil sanat adına. Türkiye’de hala cinsel bir açlık var. Benim ailem böyle bir şeyi kaldıramaz. Onların kaldıramadığı şeyi ben de kaldıramam. Kaldırabilen yapsın. Güzel yaparsa da tebrik ederim. Kedi oynayayım, köpek oynayayım ama öyle roller oynamayayım.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle