GeriKelebek John Travolta’nın Avrupalı kuzeni
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

John Travolta’nın Avrupalı kuzeni

ABD’nin prestijli dergilerinden New Yorker, Fatih Akın’ın ‘Duvara Karşı’ filmini kapağına taşıdı. Başrol oyuncusu Birol Ünel ise Pulp Fiction’daki John Travolta’ya benzetildi.Berlin Film Festivali’nda Altın Ayı ödülünü kazanan ‘Duvara Karşı’, Avrupa’dan sonra, ABD medyasında da yer buluyor artık. Film, en son New Yorker dergisinin kapağını süsledi. ‘Kültür Çatışması’ başlığında, gazeteci Anthony Lane tarafından kaleme alınan yazı, Amerikan toplumununun film kültürüne yapılan göndermelerle dolu! Hatta, Fatih Akın’ın filminin, Amerikan sinema seyircisini korkutup, ucuz Holywood filmlerinin kollarına atılabilecekleri endişesine bile yer veriliyor. Dergide, sinema izleyicisinin filmden nefret etse de, salona girip çıktığında aynı kişi olamayacağı öne sürülüyor. Fatih Akın’ın kalpten kalbe değil, gözden göze bir iletişim kurduğu söylenen film, sahne sahne anlatılıyor. Ayrıca ‘Cahit’ karakterini canlandıran Birol Ünel, ünlü aktör John Travolta’nın ‘Pulp Fiction’ filminde canlandırdığı karakterin, ‘Uzaktan Avrupalı kuzenine’ benzetiliyor. İşte New Yorker’da yer alan ‘Duvara Karşı’ ve Fatih Akın yorumları: Bir değil, iki intihar girişimiyle başlayan bir filmin insanlara kendini iyi hissettirecek bir yapım olduğundan söz edilemez! Ancak mart ayı boyunca Angelika Film Merkezi’nde gösterilen Duvara Karşı’yı agresif ve mutsuz insanlara ait bir film gibi göstermek de haksızlık olur. DUVARA KARŞI Yazar ve yönetmen Fatih Akın’ı, modern Almanya’da yaşayan Türk göçmenlerin yaşamlarını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiği için alkışlayabilirsiniz. Ancak Duvara Karşı’dan sosyal içerikli bir film olarak söz edilmesi pek çok izleyiciyi ürkütüp, Vin Diesel’ın oynadığı bir filmin yolunu tutmasına neden olabilir. Tek diyebileceğim filmi görmeniz gerektiği. Nefret etseniz bile, salondan çıktığınızda aynı kişi olmayacaksınız! Hamburg’ta kötü geçen bir gecenin ardından Cahit (Birol Ünel) arabasını duvara doğru sürüyor, çünkü bunun unutulmaya giden en kestirme yol olduğunu düşünüyor. Cahit bir gece kulübünde boş şişeleri toplayarak hayatını kazanan vahşi ruhlu bir adam. Bir gün hastanede bir başka Türk vatandaşı olan ve tedavi görmekte olan Sibel’le tanışıyor. Sibel, doğrudan konuya giriyor: ‘Benimle evlenir misin?’ Sibel, hayattaki hayal kırıklıklarını, sıkı Türk adetlerine bağlıyor, yaşlanmakta olan babasından nefret ediyor. Adamın aksiliği, işsiz bir porno yıldızı gibi görünen Cahit kızını istemeye geldiğinde daha da komik ve ürkütücü bir hal alıyor.İmkansız evlilik böylece başlamış oluyor. Sibel kocasıyla değil başka erkeklerle yatıyor, içiyor, dans ediyor. Duvara Karşı’nın geri kalan bölümünde bu anlaşmalı evliliğin aşka dönüşmesini izliyoruz. Filmin bütün güzelliği işte bu büyük yangında yatıyor. Boşlukları bu kadar iyi dolduran, olayları sarmalayan yönetmenin 31 yaşında genç bir isim olduğunu öğrenince şaşırıyorsunuz. Türk bir ailenin çocuğu olan Fatih Akın, Hamburg doğumlu. Filminin özelliği kimseyi suçlamıyor olması. Ne Almanya’nın Türk işçilerine karşı tutumunu eleştiriyor, ne de kendi toplumunu. Bir halk, diğerine misafir olduğunda iki tarafa da kendi hikayelerini anlatma şansı doğduğunun üstünü çiziyor. İNSANIN İÇİNİ ISITIYOR Filmde Cahit karakterini canlandıran Birol Ünel, John Travolta’nın Pulp Fiction filminde canlandırdığı karakterin uzaktan Avrupalı kuzeni gibi. Quentin Tarantino da başka bir kültürde yaşamış olsa Duvara Karşı gibi bir film çekerdi herhalde. Filmin sonuna gelindiğinde izleyicinin almış olduğu mesafe inanılır gibi değil gerçekten. Sadece Almanya’nın varoşlarından Boğaz’a gelmekten, coğrafi yolculuktan söz etmiyorum. Cehennem azabından, şaşırtıcı bir sükunete, barışa yapılan yolculuk bu! Filmin sonundaki şarkı, insanların kaderlerini kendilerinin çizdiğini söylüyor.Çoğu Amerikan filminde bu izleyenleri yönlendiren bir tezahürat gibi algılanır. Biraz kalp sızlatıyor ama, Duvara Karşı, bu sözlerin aynı zamanda insanın içini ısıtabildiğini de hatırlatıyor.