GeriKelebek "İyi yemek yapan erkekler çok çekici"
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    4
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

"İyi yemek yapan erkekler çok çekici"

"İyi yemek yapan erkekler çok çekici"
refid:9958677 ilişkili resim dosyası

Güçlü sesi ve ‘Süper’ adını verdiği yeni albümüyle iyi bir çıkış yapan Betül Demir’le; albümünü, yeni klibini, müziği, hayatını konuştuk. Bu konularla da kalmadık, daha neler neler… İşte karşınızda samimi sohbeti ve ilgi çekecek açıklamalarıyla Betül Demir.

BETÜL DEMİR'İN FOTOĞRAFLARI

Albümünüzün adı ve aynı zamanda albümün çıkış şarkısı olan ‘Süper’le iyi bir çıkış yaptınız. Albümde kimlerin imzası var? 

Prodüktörüm birçok şarkıma imzasını atan Sude Bilge Demir. Söz ve müzikleriyle; Aysel Gürel, Sezen Aksu, Sinan Akçıl, Fettah Can, Güven Baran… Aranjeleriyle; Mustafa Ceceli, Ozan Çolakoğlu; Caner Tepecik, Gürsel Çelik… Eşsiz sesleriyle de Harun Kolçak, Mustafa Ceceli ve Ümit Sayın yer aldılar. 

Harun Kolçak, Ümit Sayın, Mustafa Ceceli gibi üreten, güçlü isimlerin size desteği mutlu etmiştir sanırım. Neler söyleyeceksiniz?

Harun Kolçak çok sihirli bir ses. Bunun yanı sıra çok saygı duyduğum bir müzisyen ve yorumcu. Ümit Sayın çok özel bir yorumcu, hissettiren ve söylediği her notayı sözü yaşayan arkadaşım. Mustafa Ceceli benim uğurum, sound’umun oluşmasında en büyük payı olan, yeteneğine hayran olduğum canim arkadaşım.

Prodüktörünüz Sude Bilge Demir. Yani kardeşiniz. İnsanın albümünün prodüktörünün kardeşi olmasının artıları eksileri neler?

Biz iki kardeş birbirimizden çok farklı iki insanız. Ama en iyi anlaştığımız nokta hemen hemen birlikte başladığımız müzik. Sude o kadar profesyonel ki, müzik yaparkenki ilişkimiz sadece prodüktör - sanatçı şeklinde koruma altında. Şu var ki, Sude benim kardeşim olmaktan çok öte yol arkadaşım.

“HAYAT TAMİRCİM SEZEN AKSU!”

“Benim şarkılarımı herkes söyleyemez” diyorsunuz. Neden?

Şarkılarımın ses aralıkları geniş genelde. Bu sebeple söylediğim bir cümledir. Yoksa ben şarkılarımı herkesle birlikte söylemek için albüm yapıyorum.

Albüm kartonetinizde "Şarkı söyleyen herkes bir parça hayat tamircisidir" diye yazıyor. Siz hayatınızı nasıl tamir ediyorsunuz peki; kırıldığınızda, üzüldüğünüzde ya da sıkıldığınızda?

Sezen Aksu’nun şarkılarını dinliyorum. Hepimizin bir hayat tamircisi var. Üzüldüğümüzde sevindiğimizde mutlaka bir şarkı dinleyip deşarj veya şarj oluyoruz. Benim hayat tamircim de Sezen Aksu.

“HİZMET ETMEK BANA GÖRE DEĞİL!”

Albümünüzün ikinci klibi ‘Bütün Gece’ adlı şarkıya çekildi. Klipte bir geyşayı canlandırdınız. “Geyşa ruhlu değilim” diyorsunuz. Klip icabı geyşa olmak neler düşündürdü?

Geyşa sadece birkaç kare için girdiğim bir kılıktı. Ama gerçeği söylemem gerekirse o sahneler çekilirken çok zorlandım. Çünkü asla geyşa ruhlu değilim. Son derece şefkatli ve anaç bir yapım var. Ama hizmet etmek pek bana göre değil!

“İYİ YEMEK YAPAN ERKEKLER ÇOK ÇEKİCİ!”

"Bana hizmet edilsin” diyorsunuz ya. Kaldı mı ki öyle centilmen erkekler?

O cümlede espri vardı. “Bana hizmet edilsin” cümlesindeki kastım, erkekler bize hep bu rolü biçmiştir ya. ‘Sen kadınsın, bana yemek yap’ ya da ‘çoraplarım nerde’ gibi… Bu çok komik geliyor bana. Ben eşitlikten yanayım. Ne bana hizmet edilsin ne de ben başkasına… Ama iyi yemek yapan erkekler bence çok çekici!

“Ben aşkın ta kendisiyim. Aşık olmak istiyorum” cümleniz aklımda kalmış. Nasıl biri sizin kalbinizi çalar? Neler yapmalı, gönlünüze girmek için?

Dürüst, kendinden emin, beni olduğum gibi kabul eden, benim kalbime girmek için kendi olması yeterli. Bir de beni güldürebilmeli mutlaka. Kıskançlıktan pek hoşlanmıyorum. Bir de en çok, yalan söyleyenlerden hoşlanmıyorum tabiî ki.

“Aşık olunca kelebekler gibi uçuyorum” demiştiniz bana daha önce yaptığımız bir sohbet sırasında. Şu an kelebek gibi uçuyor mu Betül Demir diye sorsam…

Evet. Dediğim gibi aşk hep benim içimde zaten. O kadar heyecanlı bir yapıya sahibim ki…

Nasıl bir aşıktır Betül?

Sadık, kararlı, ne istediğini bilen biriyim. Asla kıskanç değilim. Çok eğlenceliyim aynı zamanda, bütün fırlama yanlarım ortaya çıkar.

İlk görüşte aşka inanır mısınız peki?

Evet… Bizzat yaşamış biri olarak ilk görüşte aşka inanıyorum.

Gider misiniz aşkın peşinden?

Aşk gelir benimle her yere. Benim gitmeme gerek kalmaz. Çünkü o kadar yoğun ve içimde yaşarım ki…

İlişkinizde nelere önem verirsiniz?

Saygı çok önemli... Saygının olmadığı bir noktada olmam mümkün değil. Hemen arkasından güven gelir benim için. Sevmek güvenmektir çünkü. Aklımda sevdiğim insanla ilgili en ufak soru işaretine tahammül edemem yapı olarak.

‘Sevdiğini kaybetme korkusu’nun, aşkı tetiklediğini düşünenlerden misiniz?

Tabii… Sanırım o korku ve telaş iki insanı daha çok bağlıyor birbirine.

Şarkı sözleri yazıyorsunuz. Aşkta çekilen acılar, ayrılıklar daha mı yaratıcı kılıyor bu anlamda? Yoksa çevrenizdekileri gözlemleyerek de yaratıcı olabilmek mümkün mü?

Bütün yaşadıklarımız hayatımızda iz bırakıyor. Ben çok nadir yazıyorum ve yazdığım şarkılarda aşk acısı da var dost kazığı da… Çevremden etkilenecek kadar yazmadım daha. Ama Sude'den (Bilge Demir) biliyorum. Mesela o, başkalarının yaşadıklarından da etkilenip şarkılar yazıyor.

Sezen Aksu’nun, Ajda Pekkan’ın sizde yeri başka bildiğim kadarıyla. Bu iki ismin yanı sıra “Candan Erçetin gibi olmak istiyorum” diyorsunuz. Hangi yönleriyle…

Sezen Aksu, dünyada çok ender sanatçılardan biri bence. Bu kadar yeteneği olan ve bu kadar samimiyetle şarkı söyleyen… Ajda Pekkan’a saygım sonsuz. Onun işine, aşkına, arı gibi çalışmasına, kendine saygısına hayranım. Candan Erçetin'in kendine güvenine, sadece yaptığı müzikle konuşturmasını takdire değer buluyorum.

POLEMİK YAPAN HERKES ÇARK ETTİ!

“Magazin gülü olmam” diyorsunuz. Çok açan magazin gülü var ama sonlarını görüyoruz. Bu konuda yapılan hatalar nedir sizce? Çok sık görünmek mi, polemikler yaratmak mı, yoksa bunlardan başka bir şey mi… ?

Polemik yapan herkes çark etti! Kendilerini sosyal sorumluluk projelerine adarlar tabi görüntüde. Baktılar ki hiç bir saygınlık uyandırmıyorlar insanda, mahalledeki Ayşe Hanım teyzeden farksızlar. Hiç Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda arasında bir polemik yasandı mı bunca yıl? Tam tersi hep dost kaldılar. Aralarında rekabet yok muydu? Hep vardı ama onlar bunun bilinciyle hep kendileriyle yarıştılar. O yüzden bugün yerlerine hiç kimseyi koyamıyoruz ve koyamayacağız da. Onlar gerçekten star, gerçekten sanatçı. Magazin gülü olmak da ayrı bir tercih demek ki. Sadece şöhret olmak istiyorlar, yolları açık olsun.

“HER ŞEY BİR OYUN!”

Bu durumların üstesinden gelinebileceği, bir gün kalitenin kazanacağı konusunda umudunuz var mı?
Kalite her zaman kazanır. Dediğim gibi zaten insanlar o kadar yoruldu ki bu anlamsız polemiklerden. Zaten onlar da birer birer barıştı, çark etti. Gülümsedik, geçtik. Her şey bir oyun sanki. Neyse bu kadar yalan bir düzende olmak da onların sorunu. Hiçbirini büyük konserlerde biletli konser verirken göremezsiniz. Sadece bedava halk konserleri verirler ancak. Bugün Sezen Aksu, Nilüfer, Ajda Pekkan, Fatih Erkoç, Ferhat Göçer olamazlar.

‘Süper’ adlı şarkınızda da dediğiniz gibi ‘Süper bir fikrim var, git bir daha da geri gelme’ dediğiniz kişiler oldu mu hayatınızda? Hangi sebeple dedirttiler bu cümleyi?

Oldu tabiî ki, olmaz mı? Bana yalan söyleyen, samimi olmayan insanlara söyledim.

“MUTLU OLMAK BENİM TAKINTIM!”

Takıntılarınız var mı peki?

Yok sanırım. Düşünüyorum da daha çok mutlu olmak için kendimi huzursuz edecek her şey den uzak duruyorum. Belki bu anlamda mutlu olmak benim takıntım olabilir.

Şöhret tahmin ettiğiniz gibi bir şey mi?

Evet… Farklı bir şey beklemedim zaten. Dedikleri gibi son derece acımasız. Hep göz önündesiniz. Söylemediğiniz cümleler bile size mal olabilir zaman zaman. Hep güçlü olmak lazım. Şöhret olmak yolda birinin sizi tanımasından öte bir şey. Onu iyi taşımak lazım. En ufak boşluğunuzda her şey yok olabilir.

Hayatınızda “Olmazsa olmaz” dediğiniz nelerdir?

Ailem, müzik, aşk.

29 yaşındasınız. “Çok şey yaşadım” diyorsunuz. Çok şey yaşamak hayata nasıl bakmanızı sağlıyor?

Daha olgun ve bilge bakmanızı sağlıyor: Etrafımızda fuzuli insan barındırmıyorsunuz genelde. Hep güvendiğiniz insanlarla yola çıkıyorsunuz. Aynı şekilde siz de aynı güveni insanlara vermek için çabalıyorsunuz. Hayatın kısacık olduğu hep aklınızda tutup, kırılmamak için daha çok kendi içinize dönüyorsunuz.

Çok sorgular mısınız hayatı?

Eskiden çok sorgulardım. Şimdi öyle değil bu hayatta her şey olağan benim için. İnsanız, yapılan iyilikler de, kötülükler de hep insani zaaflarımızdan kaynaklı. Hayatı artık oluruna bırakıyorum. Hayat bildiği gibi gelsin diyorum çoğu kez.

Sesinizi kaybetmek en büyük kâbusunuz. Bu konuda neler yapıyorsunuz, nelere dikkat ediyorsunuz?

Evet… Bu kâbusu bir kere yaşadım seneler evvel. Şarkı söylemenin benim bütün dünyam olduğunu anladım. Şan derslerime devam ediyorum. Çok bağırarak konuşmuyorum ve sahneye çıkmadan önce buz yiyorum.

“PİŞMANLIK DUYDUĞUM ZAMANLAR VAR!”

İçinizde ukde kalmış bir şey var mı?

Çok şey var, olmaz mı?

Mesela…

Daha cesur olmam gereken zamanlar vardı. Şimdilerde pişmanlık duyduğum zamanlar… Ama insanız işte, çok insani bu duygular.

“Beni dizilerde görebilirsiniz” demiştiniz. Var mı bu konuda bir gelişme? Oyuncu olarak da görecek miyiz ekranlarda sizi yakın zamanda?

Dizi teklifleri geliyor bana sürekli. Oyunculuk çok zor bir iş. Kendimde o yeteneği görseydim oyuncu olurdum. Ancak çok ikna edilirsem ve projeyi beğenirsem bir oyuncu koçuyla çalışarak yapmak isterim.

Bundan sonra yapmak istedikleriniz arasında neler var?

Büyük konserler vermek… Sadece kendi şarkılarımı değil, sevdiğim diğer dünya şarkılarından da örneklerle… Şu an görsel anlamda da çalışmalara başladım tekrar. Dans dersleri alıyorum. İzleyiciye bir tiyatro sahnesi gibi hikâyemsi bir şey sunmak istiyorum. Sürekli yazıp çiziliyoruz, en iyisi olana kadar devam…

Hayattan öğrendikleriniz…

Hayattan öğrendiklerimi paylaşmak isterim. Cesur ol, dürüst ol, kendin ol, sevdiğin işi yap ve hep sev! 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle