GeriKelebek İstikrarlı hükümet gelirse faiz hemen 2-3 puan düşer
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstikrarlı hükümet gelirse faiz hemen 2-3 puan düşer

İstikrarlı hükümet gelirse faiz hemen 2-3 puan düşer
refid:6855475 ilişkili resim dosyası

Suzan Sabancı Dinçer, Türk ekonomisinin son 5-6 yılda büyük bir istikrar kazandığını belirtti.<1>Yeni

Bugün istikrarlı ama gelecek on yılda yapılacakların çok önemi var. Seçimlerden istikrarlı bir sonuç çıkar ve reformlara devam edilirse Türkiye’nin geleceği çok parlak” dedi. Dinçer, istikrarlı bir hükümet kurulması halinde faizlerin seçim sonrasında hemen 2-3 puan düşebileceğini de belirterek, “Kamu kağıtlarına gelen yabancı ilgisi bunu gösteriyor” diye konuştu.

Akbank Murahhas Üyesi Suzan Sabancı Dinçer, girişimciliği desteklemek amacıyla Türkiye’nin en büyük şirketlerinin ikinci veya üçüncü kuşağının biraraya getirerek oluşturduğu Endeavor Türkiye Ofisi’nin yönetim kurulu üyesi.

İlk kez 10 yıl önce Güney Amerika’da kurulan daha sonra özellikle gelişmekte olan ülkelerde ofisler açan Endeavor’un hedefi etkin girişimcileri tesbit ederek desteklemek.

Geçtiğimiz günlerde uluslararası yarışması Türkiye’de yapılan Endeavor Girişimcilik Yarışması'nın ardından sözleştik Dinçer ve Endeavor Genel Sekreteri Didem Altop ile.

Dinçer’le Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan istihdamın arttırılması girişimcilerin nasıl gelişeceği, nasıl destekleneceğini konuşurken doğal olarak ekonomiye de değindik.

Dinçer, Türkiye’nin son 5-6 yılında doğru politikaların uygulandığını, IMF programı, Avrupa Birliği süreci ve dünya ekonomisinde yaşanan konjonktürle birlikte de ciddi bir istikrar yakalandığını söylüyor. Bu tarihe kadar çok patinaj çeken Türkiye için bundan sonrasının önemli olduğunu dile getiren Dinçer, “Seçimlerden kim çıkarsa çıksın görevi Türkiye’nin refahını arttırmaktır. İstikrarlı bir hükümet çıkar reformlara devam edilirse Türkiye’nin geleceği çok parlak” dedi.

 Türkiye’nin en büyük holdinglerinin ikinci ve üçüncü kuşağı bir dernek buluşturdu. Endeavor Derneği’nin kuruluş öyküsü nedir? Bu kadar başarılı işadamlarını, işkadınlarını biraraya getiren amaç nedir?

Merkezi New York’ta bulunan Endeavor, bu sene dünyada 10’uncu yılını kutluyor. Faaliyetlerine ilk olarak Güney Amerika’da başladı. Şu an Arjantin, Brezilya, Şili, Kolombiya, Meksika, Uruguay, Güney Afrika ve Türkiye’de çalışmalarına devam ediyor. Türkiye Avrupa’daki ilk ofis olarak kuruldu. Bölgedeki diğer ülke ofislerinin kuruluş çalışmalarına destek verecek. Genişleme planı içinde bir sonraki  hedef ülkeler arasında Hindistan ve Mısır var.

Endeavor gelişmekte olan ekonomilerin değişimine, etkin girişimcileri tesbit edip destekleyerek katkıda bulunuyor. Etkin girişimciler büyük fikirlere ve etkin planlara sahip. Bu girişimciler yüzlerce hatta binlerce kişilik istihdam sağlayan yüksek büyüme gücüne sahip şirketler yaratma potansiyeline sahip oluyor. Türkiye’de de bu girişimcileri bulmak için çalışıyoruz. Bu girişimcilere dünya çapında stratejik danışmanlık sunarak ve sermayeye ulaşımda aracılık yapıyoruz. Endeavor’un rehberliğinde rol modeller haline gelen girişimciler diğer girişimcileri risk alma ve yenilikçiliğe yönlenme konusunda cesaretlendirmekte ve sürdürülebilir ekonomik büyüme yaratmakta.

Küçük girişimcilerin ana sorunları dünyada farklılık gösteriyor mu? En önemli sorunlar ne?

Finans kurumları genellikle yatırımlarını büyük ya da çok uluslu şirketlerine yapıyor. Mikro finans olanakları sağlayan kuruluşlar ise toplumun en fakir kesimine kendi geçimlerini sağlayacak kadar gelir yaratan işler için kredi sunuyor. Arada bir boşluk mevcut. Yenilikçi büyüme potansiyeline sahip girişimciler için destekler çok sınırlı. Biz Endeavor olarak bu boşluğu doldurmaya çalışıyoruz. Mentorluğa ve desteğe erişim konusunda sıkıntı çeken etkin girişimciler ile birlikte çalışarak ekonomik kalkınmaya ve değişime ivme kazandırıyoruz.

Türkiye’de girişimci ruhu var ama kaynaklar yetersiz. Başarı hikayeleri bulmakta zorlanıyor musunuz? Artırılması için neler yapılmalı?

Türkiye’nin ve diğer gelişmekte olan ülkelerin her köşesinde becerikli ve umut vaadeden girişimcilerin olduğuna inanıyoruz. Bu girişimciler bazı zorluklarla karşılaşıyor. Karşılaştıkları sorunlar arasında örnek rol modellerinin eksikliği, yeni iş yaratma konusunda kısıtlı bilgi, sermayeye ulaşımdaki engeller, güven eksikliği ve yönetim tecrübesi ilişki eksikliği başta geliyor.

Endeavor etkin girişimciyi nasıl seçiyor? İlk seçiminizi kısa süre önce yaptınız. Çok zorlandınız mı?

Girişimcileri seçerken şu kriterlere bağlı kalıyoruz. Yüksek büyüme ve istihdam yaratma potansiyeli. Büyük düşünme, yenilikçi ürün, hizmet, pazarlama, yönetim metodu veya bakış açısı. Takım çalışmasına açık olma, sunulan desteklerden yararlanabilme, etkin girişimcilik ruhu, vizyon ve liderlik potansiyeli. Titiz ve çok adımlı bir seçim sürecimiz var. En yenilikçi, yüksek büyüme potansiyeline sahip ve liderlik potansiyeli gösteren adaylar Endeavor girişimcileri arasına girebiliyor. İki turlu bir seçim sistemimiz var. Önce girişimciyle görüşüyoruz sonra ikinci turda girişimci Endeavor rehberleriyle görüşüyor. Kazanan ülke jürisine katılmaya hak kazanıyor. Sonra uluslararası seçim paneline göre seçim yapılıyor.

Endeavor seçtiği etkin girişimcilere yönelik destek programını hazırlamadan önce bir ihtiyaç analizi yapıyor. Bu çalışmanın sonunda belirlenen istek ve ihtiyaçlar doğrultusunda 18 aylık bir hareket planı hazırlanıyor.

Örnek var mı?

8 bin dolara başladı... 2 milyon dolarla girdi, 800 milyon dolara sattı.

Risk sermayesi kavramı da yeni yeni gündeme geliyor. Küçük şirketlerin finansman sorununa çözüm olarak gelişen bu sistem yaygınlaşıyor mu?

Türkiye’de verimli bir girişimcilik ortamı yaratmanın bir parçası olarak girişimcilere yönelik finansman araçlarının geliştirilmesi için çalışıyoruz. Melek yatırımın desteklenmesi ve yapılanması konusunda projeler geliştiriyoruz. Türkiye’de yatırımcı profilini inceleyen bir araştırma başlatıyoruz. Potansiyel yatırımcıların ve etkin girişimcilerin birarada olduğu bir network yaratmak önemli bir adım. Endeavor uluslararası verilerine göre binden fazla Lemek Yatırımcı ve Risk Sermaye Grubu Endeavor Girişimcisi sıfatını geçerli değerlendirme kriteri olarak tanıyor. Bu da girişimcilere finansman girişimcilere finansman aktarımında büyük bir fırsat yaratıyor. Endeavor bir banka ya da yatırım fonu değil tabii ki. Doğrudan bir finansman yaratmıyoruz ama bu konuda net work sağlamış oluyoruz.

Türk ekonomisinin yüzde 99’unün küçük ve orta ölçekli işletmelerden oluştuğu biliniyor. Ancak bu şirketler uzun yıllar boyunca finansman kaynaklarına ulaşamadı. Şimdi durum değişiyor gibi. Akbank’ın son günlerdeki reklamı da dikkat çekici. Bu gelişmeyi nasıl yorumluyorsunuz?

Küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik finansman imkanlarının kısıtlı olmasının nedeni gelişmekte olan tüm ülkelerde olduğu gibi ekonomideki istikrar. Türk ekonomisi son 5-6 senedir istikrar kazandı. Bu gelişme de bu istikrarın sonucudur. Faizlerin çok yüksek olduğu, konjonktürün çok sık değiştiği ülkelerde yatırım yapmak, kredi vermek, kredi verdiğiniz kuruluşların durumunu izlemek çok zor.

Faizler ise ekonomik istikrarla doğrudan bağlantılı. Reel faizlerin, nominal faizlerin düşmeye başlaması, enflasyonun düşüyor olması bankaları da finans sektörünü de finans şirketlerini de KOBİ bankacılığına yönlendirmekte. Bu tür kurumların yaşayabilmeleri, büyüyebilmeleri için kredi bulmaları gerekiyor. Krediyi bulup, kara dönüştürebilmeleri için de reel faizlerin düşmesi gerekiyordu.

Oysa uzun yıllardır Türkiye’de reel faizler yüzde 30-40’lardaydı...

Evet... Türkiye’de reel faizler 30-40’lardaydı. Böyle bir ortamda hazine ana borçluydu. Bu oranlarda faiz ödeyen bir hazinemiz vardı. Böyle bir ortamda kredi stokunun büyümesi pek mümkün ve sağlıklı değildi. Faizlerin bu kadar yüksek olduğu bir ortamda yatırımcı da parasını bankaya, hazine bonosuna yatırmayı tercih ediyordu. Çünkü getiri çok yüksekti.  Böyle bir ortamda kişiler neden risk alsınlar ki. 'İş mi yapayım, Hazine’ye mi vereyim' diye düşündüğünde ikincisi çok daha kuvvetli çıkıyordu.

Faizlerin düşmesiyle şimdi normalleşme başladı mı? Bankalar asli işlerine mi dönüyor?

Şimdi reel faizlerin düşmesiyle yatırımcı da artık sepetini dağıtmak, getirisini arttırmak istiyor. Bu tip ülkelerde bu tip ekonomilerde faizler düştükçe, iş yaratan değer daha çok artar. Şu anda borsadaki hareketler de bunu gösteriyor. Şirketlerin değeri artıyor. Bankalar da şimdi tekrar asıl işlerine dönüyor. Olması gereken noktaya geliyor. İşlerin değeri faizler düştükçe daha fazla artar. Bu koşullarda da yatırımcı genelde kaynağını işe yatırmaya başlar. Bu da girişimcileri destekleyen kuruluşlar için tam zamanıdır. Endeavor da tam zamanında oluşmuş bir kurumdur. 4 sene önce olsaydı kurucu üyeleri ne kadar iyi de olsa başarılı olamazdı. Ama bugünkü noktada çok doğru zamanda kurulmuştur. Türkiye şimdi buna hazırdır. 5 senenin sonunda istikrar yakalanmıştır. Ancak önümüzdeki dönem çok önemlidir.

Türk ekonomisindeki istikrara nasıl ulaşıldı. Doğru politikalar uygulanarak mı, yoksa dünya konjonktüründe zaten bu süreç yaşanıyordu Türkiye’de yararlandı mı diyebiliriz?

Doğru işler yapılmadan buralara gelinmezdi. Dünya konjontürü de olumluydu. İkisi birlikte ilerledi. Evet, dünyada likidite fazlası var ama bazı ülkelere bakıyoruz oralara bu sermaye hiç gitmiyor. Neden gitmiyor? Reel istikrarsızlık, politik sorunlar nedeniyle gitmiyor. Politikalarda istikrar, ekonomik program çok önemliydi. IMF programı Türkiye’ye çok yaramıştır. Avrupa Birliği (AB) konusunda yapılan reformlar, alınan yollar daha çok yolumuz olmasına rağmen olumlu yansımıştır. Buna karar verebilen bir hükümetin olması eklenince Türkiye bu istikrarı yakalamıştır.

Bu istikrarın sürmesi neye bağlı?

Türkiye’nin çok azimli olması gerekiyor. 72 milyon nüfusu Türkiye için bir kazançtır, potansiyeldir. Ama nasıl bir kazançtır? Bu ülkede ekonomik istikrar varsa politik istikrar varsa, alınacak kararları, yapılacak reformları azimle, ciddi bir şekilde uygulayabilecek bir kurum varsa kazançtır. Türkiye son 5 yılda çok büyük yol katetmiştir. Geçen iki senede gelen yabancı sermaye miktarı, son 20 seneye eşittir. Ama dünya çapına baktığınızda bu çok önemli bir rakam değildir. Tabii şimdi Türkiye’nin önündeki 5-6 hatta 10 senesi çok önemli. Bu dönemde herhangi bir kaza yapmazsa, gerek sosyal gerek ekonomik reformları ciddi ve doğru bir şekilde uygularsa Türkiye’nin bulunduğu yer itibariyle ben geleceğini çok parlak görüyorum. Genç ve girişimciliğe yatkın bir nüfus, iyi eğitimli bir nüfus büyük avantajdır. Ayrıca Türkiye doğu ve batı arasında olmasıyla, müslüman ve laik olmasıyla sentez bir ülkedir.

Gelecek on yıl önemli dediniz. Çok yakın bir tarihte seçimler gerçekleşecek. Seçim sonrası için kaygılarınız var mı? Neler öneriyorsunuz?

Ben öncelikle seçimlerin Türkiye’ye hayırlı olmasını dilemek istiyorum. Demokratik sistemde sonuçlara herkesin saygı göstermesi lazım. Ama herkesin hem oy verenlerin, hem oy isteyenlerin, hem meclise girecek partilerin büyük bir sorumluluğu var. Hepimizin sorumluluğu ülkemizi daha iyiye daha başarıya götürmek. Sonuçları şu anda görmek zor. Arzum seçim sonucunda istikrarlı bir sonuç çıkması. Türkiye’nin herhangi bir şekilde patinaj çekmemesi. Çünkü Türkiye son 20 yıla baktığınız zaman, son 6 seneyi çıkarırsak çok patinajlar çekti. Dünya konjonktründe haketmediği kadar gerilere düştü. Türkiye pırıl pırıl bir ülke. Büyük bir potansiyeli olan bir ülke, bu ülkenin konumundaki hakettiği yeri alabilmesi için hep birlikte hareket etmemiz gerekir. Demokrasinin en önemli başarısı refahın artmasını sağlamaktır. Seçenlerle seçilenler arasındaki ilişkinin sağlam olması gerekiyor.

Türk ekonomisinde istikrar sağlandı ama reel faizler hala dünyanın en yüksek oranlarında. Sıcak para tartışmaları da sürüyor. Faizler düşecek mi?

Faizler gerçekten yüksek. Bunu hep söylüyoruz. Ancak son enflasyonun iyi çıkması, düşmüş olması çok pozitif. Seçimlerde istikrarlı bir sonuç çıkarsa, önümüzdeki dönemin istikrarı faizleri pozitif etkileyecektir diye düşünüyorum. Seçimden sonra istikrarlı bir hükümetin olması halinde faizlerin 2-3 puan aşağı hemen düşebileceğini tahmin ediyorum. Zaten bunu da şu anda ihalelerde görüyoruz. Türkiye’ye gelen yabancı sermayeden  kamu kağıtlarına gelen taleplerde çok ciddi bir artış var. Seçimlerin sonuçları çok etkileyici olacaktır.

Cari açık da büyük sorun. Sürdürülebilir olması yeterliymiş gibi bir kanı var. Kalıcı olarak çözüm nedir?

Cari açığın kalıcı çözümü ancak üretimin artmasıyla olur. Bu da istihdamın artmasını sağlar. Türkiye’ye gelen yabancı sermaye en üst katmandan geldi. Önce en regüle sektör bankacılığa geldi. Mevcut iyi şirketler satılıyor, el değiştiriyor. Bu yatırımların istihdam yaratacak yatırımlara dönmesi için istikrar çok önemli. Türkiye’de yeni yatırımlar yapılması, orta sınıfın refahının artıyor olması lazım. İşte burada yine bizim gibi girişimciliği destekleyen firmalara büyük görev düşüyor.


Girişimcilere ünlü koçlar

Etkin girişimcileri destekleyerek, gelişmekte olan ekonomilerde dönüşümü sağlamak amacıyla dünyaca ünlü iş dünyası liderlerinin oluşturduğu Endeavor Derneği'nin Türkiye Ofisi 2006 yılının Aralık ayında açıldı. Endeavor Derneği Türkiye Ofisi, derneğin Avrupa'daki ilk ofisi olma özelliğini taşıyor. Her yıl faaliyet gösterdiği ülkelerdeki etkin girişimcileri seçip destekleyen dernek, iş dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan üye ağıyla girişimcilere risk sermayesine ulaşım, stratejik danışmanlık, mentorluk ve eğitim desteği sağlıyor. Endeavor Türkiye Ofisi Yönetim Kurulu'nda Ali Koç, Vuslat Doğan Sabancı, Murat Özyeğin, Suzan Sabancı Dinçer, Özcan Tahincioğlu, Mehmet Ali Babaoğlu, Emin Hitay ve Fadi Nahas gibi işdünyasının önde gelen isimleri yer alıyor.

Endeavor Türkiye ilk Uluslaraarası Seçim Paneli’ni 10-12 Haziran’da İstanbul’da gerçekleştirdi. 10 şirket 19 girişimci arasından yemeksepeti.com, Dükkan, Pozitron ve Pi Works Endeavor Girişimcileri olarak seçildi. Endeavor Türkiye Ofisi Genel Sekreteri Didem Artop, uluslararası değerlendirmede Türk girişimcilerin tutkulu, hızlı ve büyük düşünmeleriyle farklılaştığını ve global bakış açısına sahip olduklarının ortaya çıktığını söylüyor.

Şimdi bu şirketlere dernek yönetim kurulu üyeleri koçluk yapacak. Yemeksepeti.com’un koçu Suzan Sabancı dinçer.

Pi Works’ün koçu Emin Hitay ve Özcan Tahincioğlu, Dükkan’ın Fadi Nahas, Işık Keçeci, Pozitron’un Murat Özyeğin ve Uğur Bayar, geçen yıl seçilen Air Ties’ın ise dernek başkanı Mehmet Ali Babaoğlu olacak.
 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle