GeriKelebek İstanbul'a güneş doğdu
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul'a güneş doğdu

İstanbul'a güneş doğdu
refid:17081644 ilişkili resim dosyası

Kanadalı topluluk Cirque du Soleil (Güneş Sirki), Akbank sponsorluğunda Türkiye’ye geldi. 4 Mart’a kadar Abdi İpekçi Arena’da “Saltimbanco” adlı gösterilerini sahneleyecek ekibin eğitmeni Gery Bot ve trapezcisi Marioa Verd ile buluştuk

Gery Bot : İşin sırrı heyecanı dorukta tutmak    

* Büyük bir dans ve akrobasi topluluğunun eğitmenisiniz. Mesleğiniz zor mu, yoksa eğlenceli mi?
- Benim için eğlenceli, çünkü ben de ekip içinde dans eden eski bir dansçıyım. Bu dans grubunda çalışmaya koç olarak başladım, daha sonra eğitmenleri oldum.

* Ne kadar zamandır eğitmenlik yapıyorsunuz?
- Bir yıldır baş eğitmen olarak görev yapıyorum. Onun öncesinde de yedi yıllık bir eğitmenlik geçmişim var.

* İşin en zor kısmı, tüm ekibin sorumluluğunu almak olsa gerek. Bu tehlikeli gösteriyi hazırlarken, dansçılarınızın başına gelebilecek olası kazalar için sorumluluk duyuyor musunuz?
- Evet, çünkü gösteride kimin hangi hareketi yapacağına ben karar veriyorum. Bu da büyük bir sorumluluk getiriyor. Neyse ki herkesi gereğinden fazla eğitiyoruz ve böylece kaza riskini en aza indiriyoruz.

* Bugüne kadar gösteri sırasında ciddi bir kaza geçiren dansçınız oldu mu?
- Hayır, şimdiye kadar başımıza hiç ciddi bir kaza gelmedi. Bunun olmaması için çok çalışıyoruz. Ama ufak tefek sıyrıklarla atlatılan küçük kazalar oluyor tabii.

* “Saltimbanco” gibi gösterilerin bu kadar etkileyici olmasının sırrı nedir sizce?
- İşin sırrı, izleyicinin heyecanını hep dorukta tutmak. Akrobasi ve heyecan, işin çok önemli bir parçası. Tabii kostümler ve müziklerle bir araya geldiğinde gösteri çok daha etkileyici oluyor.

Marioa Verd: Tehlikeyi seviyorum

* Havada tehlikeli hareketler yapıyorsunuz. Dünyaca ünlü bir gösteri ekibinde yer almak ve ‘yukarıda’ olmak nasıl bir his?
- Evet, yaptığım hareketler korkutucu, aynı zamanda güç gerektiren bir performans sergiliyorum ama ben tehlikeyi seviyorum. Yukarıdayken de kendimi uçuyor gibi hissediyorum ve çok mutlu oluyorum. Cirque du Soleil, büyük bir sirk. Bu ekiple çalışmak, onların bir parçası olmak çok keyifli.

* Bu işi yapmaya nasıl başladınız?
- Küçükken bir gösteri izlemiştim ve en çok trapezciden etkilenmiştim. “Ben de onun gibi olmak istiyorum” dedim ve kendimi bu alanda geliştirdim.

* Günde kaç saat çalışıyorsunuz?
- Üç yıldır bu işin eğitimini alıyorum. Trapezcilik, esneklik gerektiren bir iş. O yüzden günde en az 1-2 saatimi mutlaka çalışarak geçiriyorum.

* Sizin sirkte de rekabet var mı, yoksa tam bir takım çalışması mı gerçekleştiriyorsunuz?
- Rekabet olup olmadığı, sirkteki görevinize bağlı. Ben tek trapezci olduğum için kimseyle rekabet etmiyorum. Ama bu sirke girmeden önce benim gibi eğitim almış birçok kişiyle yarıştım.

* İstanbul’u gezme fırsatı buldunuz mu?
- Evet, birkaç kez dışarı çıkıp gezdik. Özellikle sokaklar çok hoşumuza gitti. Buraya yeniden gelmeyi çok isterim. Ama bir dahaki sefer yazın geleceğim, çünkü burada çok üşüdük!

* Türkiye’den sonraki durağınız neresi olacak?
- Buradan sonra Güney Afrika’ya gideceğiz.

20 ülkeden 50 dansçı

Cirque du Soleil İletişim Koordinatörü Maxime Charbonrequ, bize kulisi gezdirirken bir yandan da bilgi verdi: Ekipte 20 ülkeden 50 dansçı yer alıyor. Sahnede giyilen kostümlerin her biri, kişiye özel olarak elde dikiliyor. Dansçıların giydiği ayakkabılar, bir kez kullanıldıktan sonra boyama işleminden geçiyor. Tüm ekipmanlar ve kostümler 180 ton ağırlığında ve bunlar tur sırasında 16 römorkla taşınıyor. 250 çift ayakkabı ve 2 bin 500’den fazla kostüm, şehirden şehre 50 adet özel valizle götürülüyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle