GeriKelebek İngiltere’den yükselen müzik
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İngiltere’den yükselen müzik

İngiltere’den yükselen müzik
refid:21257147-spot ilişkili resim dosyası

21, 22, 25 ve 36 yaşındalar. Hepsi İngiliz. Müzik yapıyorlar. Hem de kalp telleriniz için... 2 konserin bıraktığı izlenimler ve 4 genç sanatçının tanıtımı...

Scott Matthews ve Elusive
DEFALARCA DİNLEDİM

1976 doğumlu İngiliz yorumcu/şarkı yazarı Scott Matthews ödün vermeden yaptığı kaliteli müziğiyle bugün müzik dünyasında saygın bir yere sahip.
Zaten ilk iki albümünden ‘City Headache’, ‘Jagged Melody’, ‘Nothing’s Quite Right Here’le 2011 sonunda çıkan ‘What the Night Delivers...’ albümünde yer alan ‘Myself Again’ ve ‘Obsession Never Sleeps’ gibi şarkıları dinlediğiniz zaman ender, büyük bir sanatçıyı dinlediğinizi fark ediyorsunuz.
İngiliz müzisyen gitarı ve o çok, çok güzel, duygulu sesiyle sizleri bambaşka yerlere götürüyor... Son yıllarda müzik dünyasının kazandığı en iyi yeteneklerden biri olup, yine de mütevazi bir kişiliğe sahip Scott Matthews’un olağanüstü güzellikteki o şarkısına gelince...
Temmuz ayının başında Lianne La Havas’ın merakla beklediğim ‘Is Your Love Big Enough’ albümünü dinlerken değişik bir aranjmanla karşıma çıktığında oldukça şaşırdığım ve dolayısıyla sevindiğim şarkı ‘Elusive’. İngiltere’nin en prestijli şarkı ödülü olan Ivor Novello ödülünü 2006 yılında Scott Matthews’a getiren ‘Elusive’, sanatçının ‘Passing Stranger’ albümünde yer alıyor.
2006 yılından beri binlerce defa dinlediğim ‘Elusive’ için Scott Matthews’un yazdığı sözler şarkının müziği kadar güzel ve anlamlı. Matthews’un The John Leckie String Quartet’le birlikte de seslendirdiği ‘Elusive’in en güzel yorumu, Scott‘ın sadece gitarı eşliğinde seslendirdiği şarkının yalın, orjinal versyonu. 21. yüzyılda olağanüstü güzellikteki ‘Elusive’dan daha güzel bir şarkıyı henüz dinlemedim... Scott Matthews’u ve ‘Elusive’i mutlaka dinleyin.

Ed Sheeren
BÜTÜN KIZLAR KAPISINDA KUYRUK

Paris, 2 Temmuz akşamı. La Cigale konser salonuna geldiğiniz zaman Ed Sheeran konseri için oluşan sıra bitmek tükenmek bilmiyor. Kuyrukta bekleyenlere bakıp yüzlerce genç kızı gördüğünüz zaman, Justin Bieber’ın konseri mi var, yanlış akşam mı geldik diye soruyorsunuz sıradakilere...
Tek başına, bir tek gitarıyla sahneye çıkan ve çoğunluğu yavaş şarkılarından oluşan bir repertuvarı olan 21 yaşındaki bir adamın, bir konser salonunu kelimenin tam anlamıyla nasıl sallayabildiğini görmek için Ed Sheeran’dan başkasının konserine gitmenize gerek yok... Genç müzisyen daha ilk şarkısı ‘Give Me Love’ı söylemek için sahneye çıktığı an konserin o müthiş enerjisini hissediyorsunuz.
Ed Sheeran hem teknik, hem müzikal, hem de vokal anlamda şimdiden dört dörtlük bir sanatçı. ‘Small Bump’ ve ‘Drunk’ gibi ilk albümü ‘+’ın bütün hit şarkılarını seslendiren Ed, çoğunda La Cigale salonu dolduran hayranlarını bir koro gibi yönetip vokal yaptırıyor. Ed Sheeran’ın sürpriz konuğu Julian Perretta’yla ‘Lego House’u seslendirdiği an konserin unutulmayan anlarından...
Pop müziğin en iyi temsilcilerinden biri olan Ed’in müziğinde hip hop ritimlerine rastlamak mümkün. Özellikle ‘You Need Me, I Don’t Need You’ adlı şarkısını söylerken La Cigale’i yerinden oynatan Ed’in hayranlarına en büyük sürpriziyse büyük hayranı olduğu Nina Simone’un ‘Be My Husband’ını söylemesi oldu...
Ed Sheeran’dan geçen yaz bahsettiğim zaman bu ismi bir kenara yazın demiştim. Bir yıl içinde iki Brit ödülü kazanan, ‘The A Team’ şarkısıyla Adele’in ‘Rolling In The Deep’le kazanamadığı ‘Ivor Novello Şarkı Ödülü’nü kazanan Ed’in ‘+’ albümü İngiltere’de 1.5 milyonluk satış rakamına ve üç platin plağa ulaşırken geçen günlerde Amerika listelerine de 5 numaradan girdi.
Konserin finalini ‘The A Team’ şarkısıyla yapan Ed, önce salondaki ışıkları söndürdü, ardından şarkısını çakmaklar ve cep telefonlarının ışıklarıyla, hayranlarının eşliğinde söyledi. Görülmesi gereken bir andı. La Cigale konserinde çektiğim ‘The A Team’ ve ‘Lego House’un videolarını www.arkundemiroglu.com adresinde izleyebilirsiniz.

Lianne La Havas
MUTLAKA BİR KONSERİNİ YAKALAYIN

2011 Ekim, İngiltere. İlk maxi single’ı ‘Lost and Found’u piyasaya süren 22 yaşındaki Lianne La Havas, BBC televizyonunda Jools Holland’ın programına çıkıp ‘Age’i söylüyor ve İngiltere’de bir yıldız doğuyor. Lianne kısa sürede iddialı kıyafetleri ve saç stiliyle ülkesinde ikoncan satatüsüne ulaşmış olsa da, genç sanatçı için varsa yoksa müzik...
İkinci maxi single’ı ‘Forget’i, şubat ayında piyasaya süren Lianne’in ilk albümü ‘Is Your Love Big Enough’ın için 9 Temmuz’u beklemek gerekmişti. Sabırsız hayranlar için tek çare Lianne’in konserlerine gitmekten geçiyordu...  Paris’in küçük, ama en samimi konser salonlarından Cafe de la Danse’dayız. 6 Haziran gecesi. 499 hayranın hınca hınç doldurdukları salonda neredeyse konuşulmayan lisan yok gibi. Hayranlar 20’li, 30’lu yaşlarda ve Lianne’ın Paris konserine gelen hayranları için ‘cool’ da diyebilirsiniz, ‘hipster’ da...
Sahneye tek başına gitarıyla çıkan sanatçı konserini ‘No Room For Doubt’la açıyor.  Olabildiğince serinkanlı ve sıcak bir kişiliğe sahip olan Lianne, seyircilerinin coşkusundan memnun. Şarkı aralarında bal ilaveli Jameson içen ve hayranlarının sağlığına kadeh kaldıran Lianne, özgün ve çok büyük bir yorumcu olduğu gibi konserde görülmesi gereken ender müzisyenlerden...
Lianne’ın sesinde de, sahnedeki performansında da sizi çeken, davet eden, içinize işleyen bir kalite var. ‘No Room For Doubt’ ve ‘Age’ şarkılarıyla Parisli müzikseverlerden büyük alkış alan sanatçı konserinin son şarkısı ‘Is Your Love Big Enough’da (Lianne’ın deyişiyle ‘Is Yer Lurve Big Enuf’) evrensel sevgiyi ve sevginin her şeklini anlatıyor...
Lianne’in hem konserinde hem de albümünde söylediği o muhteşem şarkısı ‘Lost and Found’la, Jill Scott’ın ‘He Loves Me’sinin Paris’te çektiğim videolarını www.arkundemiroglu.com blogunda bulabilirsiniz. Konserin sonunda ayakta alkışlanan İngiliz sanatçının Avrupa’da size yakın bir şehirde konserine rastlarsanız Lianne La Havas’a koşar adımlarla gidin. Değer...
Albümdeki sürprize  gelince... Lianne’in CD kitapçığına ‘I love This Song’ (Bu şarkıyı çok seviyorum) dediği ve Lianne’in albümünde yazmamış olduğu tek şarkı, bence son yılların da en güzel şarkısı olan ‘Elusive’...

Emeli Sande
İKİ PLATİN PLAK KAZANDI

25 yaşındaki Emeli Sande’den geçen yaz ağustos ayında ilk şarkısı ‘Heaven’la bahsetmiştim ve o pazar akşamı Emeli, İngiltere listelerine 2 numaradan girmişti. Bir yıl içinde Coldplay grubuyla konser turnesine çıkan Emeli Sande, bir Brit ödülüne sahip olduğu gibi ilk albümü ‘Our Version of Events’le İngiltere’de 2 platin plak da kazandı.
Albümden bu hafta çıkan son şarkı ‘Read All About It Part III’de Emeli, şarkısını sadece piyano eşliğinde söylüyor. Bu akşam İngiltere’de en çok satan şarkılar açıklanırken Emeli’nin listeye ilk üç arasından gireceğini, albümü ‘Our Version of Events’in ise albümler listesinde yeniden 1 numaraya yükseleceğini tahmin ediyorum.

Emeli’nin, Ed’in, Lianne’in ve Scott’ın başarılarının sırrına gelince... Bu dört isim tek bir enstrümanla bile müzikseverlere dokunabilecek kadar iyi müzisyen, şarkı yazarı ve yorumcu oldukları için başarılılar ve işte yine bu sebepten dolayı başarıları uzun soluklu olacak...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle