Geri Kelebek İlk albümüm haciz malı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlk albümüm haciz malı

İlk albümüm haciz malı
refid:15102103 ilişkili resim dosyası

Ece Dorsay, ilk albümünden tam sekiz yıl sonra kendi imkanlarıyla hazırladığı “Kırmızı Karanlık”ı müzikseverlere sundu. Onca yıl beklediğine değdiğini söyleyen Dorsay, “Kriz yüzünden ilk albümüm haciz malı oldu. Ama bu çalışmada her istediğimi yaptım” diyor.

Yeni albüm yoktu ama festivallerde sizi izliyorduk hep... Albüm neden bu kadar gecikti? 

- İlk konserimi 2002 yılında H2000’de vermiştim. Sonra birçok festivalde sahne alma imkanım oldu. Albümümün gecikmesi ise benim seçimim değildi. Gerçi pek ara vermiş de değildim, hem gruplarla çalışmalarım oldu hem de Myspace üzerinden sık sık şarkı paylaştım.

İlk albümü Universal Müzik’ten çıkarmıştınız. O şirketin kapanması yüzünden mi bu kadar beklediniz? 

- Evet, kriz patlak verince ilk albümüm de haciz malı oldu! Tüm haklarım yurtdışında şu an... 

Bu albümü nasıl hazırladınız peki?   

- Tamamını kendim yaptım. Epey para harcadım, harcamaya da devam edeceğim. Hazır her şeyi öğrenmişken, ileride belki ben de Madonna gibi plak şirketi kurarım.

VERDİĞİM MÜCADELELER SAÇLARIMI BEYAZLATTI 

Albümde birkaç enstrümanı kendiniz çalmışsınız...

- Bas uzun zamandır çalmak istediğim bir enstrümandı. Gitarın yanında onu da çalmak bana iyi geldi, kontrol daha da bendeymiş gibi oldu. Şarkılarımı istediğim gibi aranje ettim. Zaten ilk albümüm çıktığında 22-23 yaşındaydım, dolayısıyla çalışmada çok söz sahibi olamadım. İkinci albümde akustik bir sound istedim. Pati Smith gibi, Tracy Chapman gibi yumuşak müzikler, sözleri derin şarkılar yapmak niyetindeydim. Ve bu albümde onu yakaladım.

Sonunda albümü elinize aldığınızda ne hissettiniz?

- Bunca zaman o kadar mücadele verdim ki, artık saçımda beyazlar var. Eşkıya tipli insanlarla uğraşmam gerekti. Birçok şeyi kendim yaptım. O yüzden albüm bittiğinde inanılmaz bir rahatlık hissettim.

NEDEN İSTEDİĞİM GİBİ GİYİNMEYEYİM

Şarkı sözleri sanki bir erkeğin ağzından yazılmış gibi. Bunun sebebi nedir?

- Gazetedeki yazılarımdan ve “Mor Rüya” şiir kitabımdan beni takip edenler, kimlik ve sosyoloji konusuna kafayı taktığımı bilir. Toplumsal dayatılar ve toplumsal rollerle yakından ilgileniyorum. Piyasadaki kadınlarda hep aynı şablonu görürsünüz, benim durumumsa farklı. Ses rengim, giyim tarzım ilk çıktığımda yadırganmıştı mesela. Ama zaman içinde kabul gördü.

Şarkılarınızın cinsiyetsiz olması mı sizi önemli ya da özel kılıyor?

- O da olabilir. Ben ötekileştirilen insanları destekliyor, insan kimliğinin çok zengin olduğunu düşünüyorum. Kadın böyle giyinir, erkek şöyle davranır gibi dayatılardan rahatsız oluyorum. Hem hayat yolum hem de okuduklarım kesişti ve ufkum açıldı. Neden istediğim gibi giyinip davranamayayım diye düşündüm. Belli normlara uymazsan sen de ötekileşiyorsun.

BABAM YERİNE İŞİMİ SORUN BANA

Yazmak ve çizmek... Bunlar kendinizi ifade etmenin yolları mı?

- Kesinlikle. Müzik yapmaya çalışırken akademisyenlik de yaptım, bir yandan da yazıp çizdim. Bunların hepsi kendimi ifade etmenin farklı yolları. Enerjimi bu şekilde boşaltıyorum. Ünlü olmak için değil kendimi ifade etmek için bu yolları izliyorum.

Belli, çünkü basın bülteninizde bile babanız Atilla Dorsay’dan söz etmiyorsunuz.

- Babam benim için büyük bir onur kaynağı, ama bunu insanların gözüne sokmak istemiyorum. “Babam yerine işimi sorun bana” diyorum. Sonuçta bir katilin kızı değilim, elbette babamı da merak edeceklerdir. Sinemalı ve müzikli bir evde büyümenin bana büyük katkıları oldu ama bunu etiketlerle ön plana çıkarmak bana saçma geliyor. Artık 31 yaşındayım, kendi varlığımla yukarıda kalmak istiyorum.

“Kırmızı Karanlık”ta anlatılan tüm aşklar gerçek yaşamınızdan mı alıntı?

- Hepsini ben yaşamadım tabii... Zaten sonu güzel bitmediği için yaşadıklarımın çoğuna “yarı platonik” diyorum.

ECE DORSAY ŞARKILARINI YORUMLADI

Dibe Vurdum: Kimliğimin zenginliğini, ruhumdaki iniş ve çıkışları anlatan bir şarkı...

Kırmızı Karanlık: Yarı platonik, yarı yaşanmış, şehvetli, tutkulu ve biraz farklı bir aşk hikayesi bu...

Öksüz Rüya: Biten aşkın ardından yakılan bir ağıt.

Sen ve Ben: Bu da yarı platonik bir aşk hikayesi...

Eski Bisiklet: Bu şarkı, müzik piyasasındaki duruşumu ve görüşümü anlatıyor.

Ateş Böceği: Kendimi farklı hissettiğim dönemde yazdığım bir şarkı bu da...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle