GeriKelebek İki gün önce kayboldum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İki gün önce kayboldum

Merhaba... Bu hafta hep İnci’ye mektup yazmışsınız. Aslında biraz bozuldum. Halbuki Sihirli Annem’in çekimlerinde neler olduğunu bana sorsanız, ben hepsini biliyorum. Hem ileriki bölümlerde neler olacağını da biliyorum. Çünkü hep İnci’yle çekimlerdeyim. O devamlı çalışıyor, ben de etrafta gezip haberleri dinliyorum.Sihirlerin nasıl yapıldığını da İnci’den daha iyi biliyorum. Neyse siz bilirsiniz. Bu arada Adana’dan bana bir mektup geldi. Mektubun sahibi, Adana İş Kadınları Derneği Kurucu Başkanı ve Hayvan Hakları Türkiye Aktif Birliği Dönem Sözcüsü Nesrin Çıtık. Nesrin Hanım köşemin, hayvanlarla ilgili hoş hikayeler olan bir pet magazin köşesi olup olmayacağını soruyor. Ve ‘Zaten Pako bunu yapıyor’ diyor. Bir kere Pako benim çok sevdiğim bir arkadaşım. Bence de çok güzel yazıyor. Ama ben köşemde dedikodu yapalım istiyorum. Eğlenceli partilerden bahsedelim diyorum. Bir de güzel köpeklerin zengin sahipleriyle olan anılarını mı yazacaksın diyor. Ah benim nasıl çalıştığımı bir bilseniz. Biz İnci ile sabah sekizde evden çıkıyoruz. Sihirli annemin çekimlerine gidiyoruz, sonra tiyatroya. Gece 11’lerde ancak eve dönüyoruz. Benim öyle aristokrat bir hayatım olsa ne anılar yazarım... Ama hiç merak etmeyin yeri geldiğinde haklarımızı da savunurum. Yanlış gördüğüm her şeyi de söylerim. Sonra bize ait günler var, onları da biliyorum. Tüm dostlarımla bunları paylaşacağım. İki gün önce kayboldum. Evet, ne kadar korktuğumu size anlatamam. İnci bana hep tasma takar öyle gezeriz. O gün o kadar sıkışmıştım ki tasmayı filan beklemeden kaçıp parka gittim. Bizler için ayrılan tuvalet bölümünde işlerimi hallettim. Sonra çıktım. Bir baktım İnci yok. O anda yönümü de şaşırdım, eve koştum yok. Bakkala gittim yok. Sonra bilmediğim bir sokakta tamamen kayboldum. Ağlamaya başladım. Beyaz önlüklü bir adam beni aldı, bir apartman dairesine götürdü. Adresimi sordu, telefonumu sordu, bilmiyorum. Yani evi biliyorum da sokağın ismini, açık adresi bilmiyorum. Epey bir zaman geçti nasıl olduysa bir baktım İnci karşımda. O da ağlıyor. Sonra anlattı, sora sora beni bulmuş. Allahtan çok uzaklaşmamışım. Ama çok iyi bir ders aldım. Siz siz olun mutlaka adresinizi, telefon numaranızı iyice ezberleyin. Allah korusun benim gibi yolunuzu şaşırırsanız size hemen yardım etsinler. Sonra İnci’yle tartıştık tabii. Bana kızdı. Gene de benim en iyi arkadaşım o. Galiba ona kızabildiğim, onunla her şeyi açık açık tartışabildiğim için onu çok seviyorum. HOŞÇAKALIN.