GeriKelebek İhsan Yılmaz: Mürekkebi Kurumadan
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İhsan Yılmaz: Mürekkebi Kurumadan

Dedektif Öyküleri 2

Derleyen: Saffet Günersel

Güncel Yayıncılık


Polisiye edebiyatın üstatlarını buluşturan Dedektif Öyküleri seçkisini iki farklı duyguyla okuyor insan. Her şeyden önce dedektifle birlikte siz de cinayeti çözmeye çalışıyor ve polisiye okumanın keyfini çıkartıyorsunuz. İkinci olarak da farkında olmadan bir karşılaştırmaya gidiyorsunuz. Hangi yazarın dedektifi daha başarılı, olayları kim nasıl çözüyor, hangisi daha zeki, daha karizmatik gibi bir listeleme olayına giriyorsunuz. Kimisi ipuçlarından hareket ediyor, kimi psikolojik tahlillerle işi götürüyor, kimisi de gözlem gücünü kullanıyor. Sırf şansı yaver gittiği için başarılı olanlar bile var. İşe, cinayeti çözmesi için kendisine başvuranın notundaki ipuçlarıyla başlayan Sherlock Holmes’un ciddiyetinin üzerine kim çıkabilir, ya da yarattığı atmosferle Dashiel Hammet’ın eline kim su dökebilir? Evet, insana kendi yazarını ve dedektifini seçme şansını veren bir kitap bu. Keşke kitabı hazırlayanlar diline biraz daha dikkat etselermiş demek gerekiyor.

Bakunin’in Bahçesi

Philippe Videlier

Çev. Süleyman Doğru

Telos Yayıncılık


Yaşamının son aylarında doktor tavsiyesiyle tedavi için gittiği Cezayir’de adı Mağribi’ydi. Kızına yazdığı mektubunda " Hiçbir sanat, insandan, fotoğrafın yaptığından daha kötü bir görüntü çıkarmaz" diyordu. Bunu söyleyen bol sakallı görüntüsüyle belleklerde yer eden Karl Marx’tı. Berber koltuğuna oturmadan hemen önce çektirmişti son fotoğrafını, daha sonra hiç kimse onu sakalsız görmedi zaten. Bu tür ilginç ayrıntılarla dolu, Philippe Videlier’in Bakunin’in Bahçesi adı altında topladığı biyografik hikayeleri. Anarşizmin babası Mihail Bakunin sürgünde öldüğünd,e mesleğini bir türlü açıklayamamış yakınları. Memur işin içinden şu cümleyle çıkmış: "Mihail Bakunin, rantiye." Fidel Castro’nun uğurlu sayısının 26 olduğunu biliyor uydunuz? Bir materyalist olarak bu tür şeylere inanması sizce tuhaf değil mi? Ama durumu şöyle açıklıyor kendisi: "Gerçekten 26 yılında doğdum. Silahlı mücadeleye başladığımda 26 yaşındaydım. Ayın 13’ünde doğdum, bu da 26’nın yarısı. Batista, hükümet darbesini 52’de yaptı, bu da 26’nın iki katı." Kitapta Eleanor Marx, Lenin, Panço Villa, Che Guevara gibi isimlerin yaşamlarından çarpıcı kesitler bulacaksınız.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle