GeriKelebek İçide dışı da herkesi yakar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İçide dışı da herkesi yakar

İçide dışı da herkesi yakar
refid:26388840 ilişkili resim dosyası

Sonunda bir Türk tasarımcı Agent Provocateur ayarında nefis bir iç çamaşırı markası yarattı. İnanılmaz seksi, çok ama çok fetiş, her türlü fanteziye hizmet edecek cinsten. Seda Oturan tasarımları Milano’da yapıyor, üretim için Türkiye’ye gelip gidiyor. 25th Hour (25. Saat) markasıyla günü bir saat uzatmayı hedefliyor.

1986 İstanbul doğumlu. Çizim yeteneği olduğunu lisede fark etmiş. Kıyafetlere olan merakıysa ilkokuldan beri herkes tarafından bilinirmiş. “Ne giydiğime çok dikkat eden bir çocuktum, başkasının ne giydiğini de saatlerce incelerdim” diyor. Hal böyle olunca merakını yeteneğiyle birleştirip kendini moda alanında geliştirmeye karar vermiş.
Ablası İtalyanca öğretmeni olduğu ve Milano’da yaşadığı için tanışmış İtalyan kültürüyle: “İTÜ’deki okulumun son senesinde Amerika’ya gidecektim, onu Milano olarak değiştirdim. Önce Politecnico di Milano üniversitesine gittim. Sonra da burslu olarak Marangoni Akademisi’nde okudum.”
İç çamaşırı alanında uzmanlaşmaya okuldaki bir öğretmenini tavsiyesiyle karar vermiş. “Yaptığım onlarca projeden biri de iç çamaşırlarıyla ilgiliydi. Öğretmenim çok farklı buldu ve bu konu da ilerlememi önerdi. Kafamda hep sıradışı, farklı bir şeyler yapma isteği vardı. Türkiye’de de bu konuda eksik vardı. Aranan kan bulunmuştu, daha ne isterdim.”
Seda Oturan iç çamaşırının kadının kalitesini gösterdiğini söylüyor. Ve “içinizin nasıl göründüğü en az dışınız kadar önemlidir, kimse görmese de iç gözünüz görür, bilir, hisseder” diye ekliyor.

Kadınlığımı iyice hissedince tasarım yapıyorum

Onun tasarımlarına bakınca dünyanın en seksi iç çamaşırı markası Agent Provocateur bile masum kalıyor. “Bu kadar fetiş bu kadar seksi şeyler tasarlamayı nasıl başarıyorsunuz?” diye soruyorum. Cevabına “Bayılıyorum bu soruya” diye başlıyor: “Tamamen içimden geliyor. Ne zaman kadınlığımı yüzde yüz hissetsem tasarım yapıyorum. Hayalimdeki kadın figürünü daha da estetik hale getirmiş oluyorum. İkizler burcuyum ama bence benim içimde iki değil 22 kadın var. Ve hepsi birbirinden daha kadın olmak için yarışıyor. Bu da beni çılgın yapıyor.”
Seksi tasarımın fonksiyonel olması çok zordur. Deneyenlerin söylediğine göre 25th Hours markası bir çok rahat ve günlük kullanıma elverişli. Arkasında ince bir mühendislik var sanki. Çünkü Seda Oturan ne kadar seksi olursa olsun rahatsız bir şeyi kimsenin giymeyeceğini düşünüyor. Çamaşırların bir çoğunun askılarını ve şeritlerini kıyafetin şekline göre ayarlayabiliyorsunuz. Hepsi oynayabiliyor. Yani çamaşırınızın dışardan ne kadar görüneceğinize o günkü ruh halinize göre siz karar verebiliyorsunuz.
Koleksiyonu hazırlarken kendine her tip kadına hitap etmek gibi bir hedef koyan Seda Oturan bu yüzden üç kapsül kolekisyon yapmış. Spor yaparken bile giyilebilecek seksiler, Günlük giyilebilecek seksiler ve özel anların en seksi çamaşırları…

Üzerinizde maksimum 10 dakika kalır

Yani “bu koleksiyondan satın alan her kadın garanti seksi mi” diye sorarsanız Seda o işin içinizde bittiğini söylüyor: “Bir kadın ya seksidir ya değildir, kadınlığını keşfetmiş bir kadın bana göre seksidir. Benim yaptığım tasarım bu keşfetme yolculuğunda kadınlara yardım edebilir, kendilerini hiç görmedikleri bir şekilde görüp içlerindeki seksi kadını keşfedebilirler.”
Koleksiyonda sevişmeden önce maksimum 10 dakika giyilecek modeller de yok değil. ‘Famma Fatale’ ve ‘Phatoso’ adlı iki tasarım ver mesela birbirleri ile kim sahibinin üzerini en çabuk terk edecek yarışı yapıyorlar. Her gün biri diğerini geçiyor.
Seda Oturan’ın hayatı İstanbul ve Milano arasında geçiyor. İki ay buradaysa, iki ay orada. Bir Türk iç çamaşırı tasarımcısı olarak dünyaya sesini Milano’dan duyurmayı amaçlıyor. Şuanda www.25thhourlingerie.com adresinden satışa devam ediyor. Fransa, İtalya ve Rusya’dan yoğun talep gördüğünü söylüyor. Ayrıca Milano’da fashion alive store, wow storelardan satış yapıyor.

BİKİNİ KOLEKSİYONU KALP KRİZİ GEÇİRTİR


Tasarımlarımı kendi üzerimde deniyorum, kuzenimin üzerinde deniyorum. Eve gelen arkadaşlarımı soyup onlara denetiyorum. Ben farklı bir şey yaptığımı kabul ediyorum. Hatta üreticiler bana “Bunu kim giyer ya?” deyip duruyor. Ama birileri de bunları sahipleniyor, işte o zaman mutluluktan uçuyorum. Yazın da bikini koleksiyonu çıkaracağım. Plajlarda kalp krizi oranı yükselebilir ama yine çok seksi şeyler çıkıyor ortaya. Şeritler, yüksek bel 60’ların havasıyla birleşecek.

Markanın adı neden 25. Saat?

Çünkü bu markanın amacı kadına fazladan bir saat hediye edebilmek. Yani 25th hour ile geceyi daha uzun kılabilmek.

Seda Oturan imaj fotoğrafları için üç farklı fotoğrafçı ile çalışmış. Biri İtalya’da look book’u çeken Adriana Russo, diğeri Ece Gürlü. Ece Hanım kendi hayal gücüyle iç çamaşırlarını doğaya bırakmış. Asıl imaj fotoğraflarını ise Can Dağarslanı çekmiş. Tamamen ev ortamında monolog bir çekim olmuş. Doğallığın seks ile birleştiği bir çekim olmuş.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle