GeriHürriyet Pazar Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

Eğitim, yaz boyu gündemin ana maddelerinden biriydi; lise giriş sınavının yerleştirmelerindeki aksaklıklar, üniversite sınav sonuçlarının yarattığı hayal kırıklığı, karma eğitim tartışmaları... Çocuklar bu tartışmaların gölgesinde tatilin tadını çıkarmaya çalıştı. Yarın yeni bir eğitim-öğretim dönemi başlıyor. ‘Z kuşağı’na mensup yaklaşık 18 milyon çocuk okula dönüyor. Peki kim bu çocuklar?

2000’den sonra doğanları kapsadığı kabul edilen bu kuşak, X ve Y kuşağının şekillendirdiği dünyayı nasıl algılıyor? Kutuplaşmadan etkileniyorlar mı? Gelecekle ilgili hayalleri neler? Dijitalleşme onlara neler kattı? Boğaziçi Üniversitesi’nde kuşak lar üzerine dersler veren Prof. Dr. M. Asım Karaömerlioğlu, çocuk, genç ve yetişkin psikiyatrı Yankı Yazgan ve kuşak araştırmacısı Evrim Kuran, Z kuşağını anlattı, kuşağın mensupları ise hayattan beklentilerini... (İpek İZCİ-Gizem ÇOŞKUNARDA)

Evrim Kuran (Kuşak araştırmacısı, ‘Telgraftan Tablete Türkiye’nin 5 Kuşağına Bakış’ kitabının yazarı)
Özgürlüğe değer veriyorlar, insan hakları konusunda hassaslar
◊ Nasıl tarif edersiniz Z kuşağını?
- 2000-2018 arası doğduğunu varsaydığımız bu kuşak, dijital dünyanın ‘göçmeni’ değil, ‘gerçek sahibi’. Ama sadece teknolojiyi değil; doğayı, insanları, kitapları, gezegenleri, kısacası yaşamın tüm unsurlarını önemsiyorlar. Özgürlüğe değer veriyorlar. İnsan hakları konusunda hassaslar. Bu kuşağın davranış kalıplarına bakarak daha yaratıcı, daha sahici, daha uyumlu bir dönemin başladığını düşünüyorum. Bence hem Z’lerin hem de Y’lerin daha önceki kuşaktan en belirgin farkları; daha fazla anlam odaklı olmaları. Bu iki kuşaktan beklentim; hep daha fazlasına talip olma motivasyonuyla büyüyen tükenmişliğin yerine daha yaşanır bir dünya bırakmak için çalışmaları. O kapıyı Y’ler araladı, Z’ler bu hayali gerçekleştirecek. Onlara miras bıraktığımız statükocu, köşeli dünyanın sorunlarını derin duygusal zekâlarıyla azaltacaklar. Z kuşağının ergin bireylere dönüşeceği yakın gelecekte; sadeleşme, sürdürülebilirlik, girişimcilik ve sivil toplum inisiyatiflerinin değer kazanacağına, doğa dostu ürünlerin, barışçıl bir dilin ve yaratıcı zekânın her zamankinden daha kıymetli olacağına inanıyorum.
◊ Bu kuşağı kaygılı ya da mutlu olarak nitelendirebilir misiniz?
- 25 yıldır kuşak araştırmaları yapan, ‘iGen’ kitabının yazarı Dr. Jean Twenge, 2011-2012 yıllarında karşılaştığı bulguların ilk kez onu korkuttuğunu anlatıyor. Bu yıllarda iPhone satışları yüzde 50 arttı. Twenge’e göre klinik depresyon seviyelerinde de bu yıllarda artış başladı. Bu yıllarda çocuklar ilk kez umutsuz, üzgün, işe yaramaz hissettiklerini paylaşmaya başlıyor. Bugünün çocukları, sağlıklı bir çocukluğun temeli olan bazı unsurlardan yoksun.
Apolitik olmazlar
◊ Ne gibi?
- Duygusal olarak erişilebilir ebeveynler, net biçimde tanımlanmış sınırlar, sorumluluklar, dengeli beslenme, yeterli uyku, hareket, ev dışı etkinlikler, yaratıcı oyunlar, sosyal etkileşim, yapılandırılmamış saatler ve sıkılma fırsatı gibi...
◊ Apolitikler mi? Dikkat süreleri, öğrenme ve unutma hızları nasıl?
- Apolitik olacaklarını sanmıyorum. Önceki kuşak da apolitik değil, sadece pasif eylemciydi. Z’lerin daha aktif olacağını düşünüyorum. Dijital dikkat dağıtıcıları kontrol edebilirsek öğrenme ve akılda tutma hızları gelişebilir.
◊ Türkiye’deki Z kuşağını, Avrupa ve Amerika’daki yaşıtlarından ayıran özellikler var mı?
- Hem de çok var. Türkiye’nin Z kuşağı dijital dikkat bozuculara daha fazla maruz kalıyor. ‘Helikopter ebeveynlik’ bizde gelişmiş ülkelere göre daha fazla hissediliyor çünkü ebeveynler bizde daha kaygılı. Ama daha da önemlisi; Türkiye’nin farklı bölgelerinden Z kuşakları da birbirinin tıpatıp aynı değil. Şu anda İstanbul’un belirli semtlerinde yürüttüğümüz bir Z kuşağı araştırması var. Görüyoruz ki semtten semte bile değişebiliyor. En çok kendilerini ifade etme biçiminde farklılaşıyorlar ama kendilerini ifade etme talebinde de birleşiyorlar.
◊ 2000 doğumlu bir birey, yakın zamanda okulunu bitirip hayata atılacak. Türkiye, bu kuşağının hayata atılmasına ne kadar hazır?
- Henüz tam anlamıyla hazır değil. İş yaşamı hâlâ Z kuşağını istihdam edebilmek için fazla konvansiyonel, fazla statükocu, fazla sıkıcı. Ama ben şu soru üzerinde durulmasını öneririm: Okullar bu kuşağa hazır mıydı ki iş yaşamı olsun?

Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak


Dr. Yankı Yazgan (Çocuk, genç ve yetişkin psikiyatrı)
Kuşak mı toplumsal sınıf mı?
Hayatı hangisi belirliyor?
Z kuşağı, teknolojik gelişmelerin alıp başını gittiği bir dönemde büyüyor. Bu onlara tarihsel bir biriciklik getiriyor olabilir. Anında sonuç alma arzusu, beklemeye tahammül edememe gibi davranışlara daha mı sık rastlıyoruz? Bunu anlamak için gelişim biliminin kullandığı bir testten faydalanabiliriz. Bekleyebilme ve doyumu erteleyebilme, davranış gelişiminin ana göstergelerinden. Bu gelişimi çocuklarda ölçmeyi amaçlayan test ‘marshmallow’ şekerlemesiyle yapılıyor. İlk kez 1960’larda Mischel tarafından uygulandığında, önlerine konan bir marshmallow’u yemeden yeterince bekleyebilen ve iki ‘marshmallow’ yeme hakkını kazanan çocuklar ‘kendini iyi kontrol eden’ olarak tanımlanıyor. “Bu çocuklar 30 yıl sonra hayatta neredeler” diye bakıldığında, kendini iyi kontrol edenlerde şu görülüyor: Hayat başarıları, gelir ve eğitim düzeyleri ayrıca yaşam tatminleri daha yüksek! Bu çocuklara ait oldukları sosyal sınıf üzerinden bakalım. Amerika’da yapılmış yeni bir çalışmada, anneleri üniversite mezunu ve ev ortamı gelişimi destekleyici olan çocuklar arasında ikinci ‘marshmallow’u alıp almamak hayatın geri kalanındaki başarıyı daha önceki çalışmalarda söylendiği şekilde belirlemiyor. Annelerinin eğitim düzeyi düşük ve yoksul çocuklar arasında da ikinci ‘marshmallow’u alabilmek için kendini tutabilenler, ileride bu becerinin pek faydasını göremiyor. ‘Tuzu kuru’ çocukların bekleme lüksünü kullandıklarını, yoksullarınsa “Ne olur ne olmaz, elimizdekini bari kaçırmayalım” diye ağızlarına atıverdiklerini anlıyoruz. Bu testteki kendini tutabilme becerisini kuşaklar arasında kıyaslama aracı olarak kullanıyoruz ama belki de hayatımızı hangi kuşaktan olduğumuzdan ziyade hangi toplumsal sınıftan olduğumuz belirlemeye devam ediyor.
Prof. Dr. M. Asım Karaömerlioğlu
(10 yıldır Boğaziçi Üniversitesi’nde kuşaklar hakkında ders veriyor)
Kendilerine çok güvendikleri için
tek adam rejimlerine sıcak bakmazlar
◊ Z kuşağının öncekilerden farkı ne?

- Z kuşağı insanlık tarihinde ebeveynleri tarafından en çok ilgilenilmiş, kontrol edilmiş kuşak. En fazla evde oturma alışkanlığına sahip kuşak onlar. Kendileri ve aileleri dışındaki insanlara karşı güven duyguları çok zayıf, bu nedenle toplumsal aidiyet duyguları da güçlü değil. İnternet ve sosyal medya çağının çocukları; uzun uzadıya bir şeyler okuma gibi pratikleri maalesef yok. Instagram gibi her şeyin anlık olması ilgilerini çekiyor. O nedenle de bir şeye odaklanma gibi, sabretme gibi alışkanlıkları hemen hemen yok. Bu anlamda dopamin sistemlerinin çalışması problemli olduğu gibi depresyon ve benzeri mental hastalıkları en küçük yaşta deneyimleyen kuşak Z kuşağı.
◊ Aileleriyle nasıl ilişki kuruyorlar?
- Z kuşağını belirleyen en önemli etken ebeveynleriyle kurdukları ilişkiler. Bu kuşak takriben 1997 sonrası doğduğu için daha ziyade literatürde X kuşağı (1965-1981) olarak adlandırılan kuşağın çocukları. X kuşağı rekabetçi, pragmatist, temkinli, idealizmden uzak, ekonomik zorluklar yaşamış bir kuşak olarak çocuklarını kendi bilgi ve deneyimleri ışığında biçimlendirmeye çalışıyor. X kuşağı geçmiş kuşakların çocuk yetiştirme deneyiminden, bir anlamda tarihsel ‘bilgelik’ten çok internetten araştırarak ve ‘bilimsel’ verilere dayanarak Z kuşağını yetiştirmeye çalıştığı için internetteki bilgi kirliliğinden de musdarip oluyorlar. X kuşağının idealizmden uzak oluşuı Z kuşağı çocuklarının manevi dünyalarını eksik bıraktığı için bu çocukları internet gibi mecralardaki sözde idealist çağrılara duyarlı hale getiriyor.
Z kuşağı, X kuşağı ebeveynleri tarafından maksimum korunmayla yetişiyor. O nedenle Z kuşağı çocukları en basit işleri bile kendileri halletmeyi maalesef öğrenmedikleri için bu durumun gerçek hayatta nasıl bir etkisi olacağını zamanla göreceğiz.
Hiyerarşiyi sevmiyorlar
◊ Dünyaya nasıl bakıyorlar?

- Yaratıcılığa ve şahsiyete önem veriyorlar. Bildiğimiz türden iş hayatları istemiyorlar. Her şeyin hakları olduğunu düşünüyorlar. Hemen her türlü sorunu ebeveynlerine havale ettikleri için hiçbir şeyin değerini alın terleriyle deneyimlemiyorlar. Her şeylerini ‘Siri’ye soruyorlar. İdealleri zayıf, bireysellikleri gelişkin. Markacı oldukları için sahte markaları dolayısıyla sahte insanları da çabuk tespit ediyorlar. Hiyerarşiyi sevmiyorlar.
◊ Bu çocuklar 2050’lerin Türkiye’sini yönetecek. Onlardan nasıl bir gelecek bekleyebiliriz?

- Dünyada değişim hızının en yoğun yaşandığı bir döneme geldikleri için adaptasyon özelliklerinin daha fazla olacağını düşünebiliriz. Bu müspet bir durum olacak ülke yönetecekleri zaman geldiğinde. ‘Türk milleti’ gibi genellemelerden çok aile ilişkileri ekseninde hayatları biçimlendiği için bu kuşağın daha ‘çokkültürlülüğe saygılı’ bir yönetici kuşak olması beklenebilir. Aynı şekilde kendilerine çok güvenen bir kuşak oldukları için otoriter ve tek adam rejimlerine sıcak bakmayacaklarını düşünebiliriz. Ekonomiye ve kültüre damga vurabilecek bir kuşak olmakla birlikte siyasette çok başarılı olabilecekleri intibaını vermiyorlar.
◊ Türkiye’deki kutuplaşmanın izlerini Z kuşağında görebiliyor muyuz?

- Gerek Türkiye’de gerek dünyada kutuplaşmanın asıl mimarı 1945-1964 arası doğan ‘baby boomer’lar. O nedenle aileleri üzerinden kutuplaşmayı yaşamakla beraber bu kuşağın internet üzerinden daha küresel bir hayat yaşamasının uzun dönemde daha birleştirici bir kuşak olacağını umabiliriz. Ancak hayatın ve seleksiyon süreçlerinin hızlanmasından dolayı kendi içlerinde de uçlar arası farklar çok olacak. Bu tür uçlarda toplanma bizim bildiğimiz kutuplaşmadan daha farklı bir nitelik.
◊ Çok tartışılan eğitim sistemi size ne düşündürüyor? Z kuşağına etkisi nasıl olur?

- Z kuşağı merkezi eğitimin standartlaşmış sisteminden en az etkilenecek kuşak olacaktır. ‘Online’ platformlar üzerinden daha farklı bilgilere ulaşabilecekler, internetten uzaktan ilginç dersler izleyebileceklerdir. Türkiye’deki şu anki merkezi eğitim sisteminin bu kuşağa verebileceği somut fazla bir şey yok.

Z KUŞAĞI ÇOCUKLARI ANLATIYOR
Ilgın Sile (12)
Bence dünyayı unicorn’lar yönetsin

Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

◊ Bir YouTube kanalım var. Hafta sonları voleybol antrenmanından dönünce eğlenceli videolar çekiyorum. ‘Enes Batur’, ‘Reynmen’, ‘Başak Karahan’, ‘Meryem Can’, ‘Şeyda Erdoğan’, ‘Yapyap’, ‘OHA diyorum!’ kanallarını seviyorum.
◊ Unicorn’larla dolu bir dünya hayal ediyorum, dünyayı onlar yönetsin. Her şey onlar gibi renkli ve sevimli olsun.
Babası Ozan Sile: Ilgın’ın videoları kendi kendine edit’lemesi beni şaşırtıyor. Benim çocukluğumda bu kadar teknoloji yoktu, günlerimiz dışarıda oynayarak geçiyordu.

Can Yörük (14)

Yunan mitolojisine meraklıyım
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

◊ Süper kahramanların olduğu dizi ve filmleri çok seviyorum. ‘Flash’ ve ‘Arrow’ favorim.
◊ Yunan mitolojisine meraklıyım. Arkadaşlarımla biraz oyun, biraz kızlar, biraz da sınavlar hakkında konuşuyoruz.
◊ Telefonda oyun sınırım; 30 dakika.
Annesi Şebnem Yörük: Ben öğrenciyken ödevlerimi Meydan Larousse’a bakarak yapardım. “Öğretmen ve müdür ne derse doğrudur” diye düşünür, sorgulamazdık. Şimdiki çocuklar kendi fikri dışında bir şey söylenince mutlaka irdeliyor.

Elanur Alsırt (13)
Haberleri seyretmek içimi karartıyor
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

◊ Instagram benim için önemli. 332 takipçim var. Giyinmeyi, kuaföre gitmeyi çok seviyorum. Hafta sonları kız arkadaşlarımla alışveriş yapıp sinemaya gidiyoruz.
◊ Atletizm, hentbol ve voleybolla ilgileniyorum. Seneye TEOG’a gireceğim ama şimdiden çalışmayı doğru bulmuyorum çünkü her an o da değişebilir.
◊ Haberleri seyretmek istemiyorum, içim kararıyor.
Annesi Başak Alsırt: Biz sokakta doyasıya oynardık. Güzel dostluklar edindik. Bu kuşağın arkadaşları maalesef telefonları.

Halil Bilal Taşyiyen (13)
Günümün yüzde 70’ini telefonda geçiriyorum
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

◊ Futbol oynuyorum, büyüyünce kaleci olmak istiyorum. Telefonumda en çok ‘OSM’ futbol oyunu oynuyorum. Günümün yüzde 70’ini telefonda geçiriyorum. Bir tek ödevlerimi yaparken telefonumdan ayrılıyorum o sürede de şarja koyuyorum.
◊ Instagram’da 459 takipçim var.
Annesi Ayşe Taşyiyen: İki oğlum var, onların dünyasına yabancıyım. Bıraksam, tüm gün tablet ve telefondan başlarını kaldırmazlar. Ben de onları her hafta sonu futbol okuluna götürüyorum. Ellerinde tablet olacağına ayağında top olsun.

Osman Cohen (10)
Ders çalışırken telefonum yanımdadır
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak


◊ Teknolojiyle aram hiç kimseyle olmadığı kadar iyi. Ders çalışırken de telefonum yanımdadır. En çok YouTube, WhatsApp, Instagram ve Shadow Fight uygulamalarını kullanıyorum.
◊ Genelde spor filmlerini izlemeyi severim. En sevdiğim kitap ve film serisi; ‘Saftirik’.
Annesi Pınar Cohen: Bizler hırslı, hedefleri olan ve verilen ödevleri sorgulamadan kabul eden çocuklardık. Oğlum, yapacağı her şeyi sorgulayan bir çocuk. Geçmişe değil, geleceğe odaklı. Çevreye ve ayrımcılığa karşı oldukça duyarlı.
Nil Durak (12)
Bir değişiklik şansım olsa sınavı kaldırırdım
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak


◊ Seneye TEOG sınavına gireceğim için haftanın altı günü okula gidiyorum! Çok ders çalışıyoruz. Dünyada bir şeyi değiştirebilecek olsam sınavları kaldırırdım.
◊ En sevdiğim fenomenler ‘Orkun Işıtmak’, ‘Enes Batur’ ve ‘Kafalar’. En favori dizilerim; ‘Erkenci Kuş’ ve ‘4N1K: İlk Aşk’.
◊ Arkadaşlık benim için önemli. Birinin benim yakın arkadaşım olması için çok dürüst olması gerek.

Seran Turan (11)
YouTube kullanmama izin yok

Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak


◊ Hafta sonu evde televizyon izleyerek ya da parkta arkadaşlarımla vakit geçiriyorum. Futbolu ve yakartopu seviyorum.
◊ Ders çalışmaktan hoşlanmıyorum. Annem ve babam, “Ders çalış” dediğinde onlarla pazarlık yapıyorum. ◊ Benim annem YouTube’a ve birçok uygulamaya izin vermiyor.
◊ Bir sihirli değneğim olsa annemin evde köpek beslememe izin vermesini sağlardım. 

Nejat Efe Özamaç (11)
Oy vermeyi düşünmüyorum
Z Kuşağı...Daha yaratıcı ve daha uyumlu bir dönemi onlar başlatacak

◊ Baletim, altı senedir Mimar Sinan’da okuyorum.
◊ Tamamen telefonuma bağlıyım. Teknolojiyle aram çok güzel. YouTube, Instagram hepsi var bende. ‘Orkun Işıtmak’ı ve ‘Kafalar’ı takip ediyorum. ‘Enes Batur’un tipini sevmiyorum, ergen ergen hareketler yapıyor.
◊ Dünyada beni mutsuz eden şeylerin başında kaba insanlar geliyor. Bir de siyasete inanmıyorum, büyüyünce oy vermeyi de düşünmüyorum.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

Son 24 saatte ne oldu? (15.09.2018-2)İşte Türkiye ve dünya gündemine dair gelişmeler, son 24 saatte yaşanan olaylar..

Yorumları Göster
Yorumları Gizle