GeriHürriyet Pazar Vitrine değil iklime bakma zamanı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Vitrine değil iklime bakma zamanı

Vitrine değil  iklime bakma zamanı

Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 10 gün önce yayımladığı raporla açıkladı: “Gezegenimizin ateşi 1.5 derece daha yükselirse geri dönüşü olmayan bir yıkımla yüz yüze kalacağız. Dönülmez yola girmeye 10 yılımız kaldı.” Peki Türkiye’de durum ne? ‘1.5°C Küresel Isınma Özel Raporu’nun başyazarlarından Prof. Dr. Murat Türkeş’le ahvalimizi konuştuk.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) ‘1.5°C Küresel Isınma Özel Raporu’ 10 gün önce yayımlandı. Bilim insanları çok fazla zamanımızın kalmadığını söylüyor, hatta “Dönülmez yola girmeye 10 yılımız kaldı” diyerek tarih de veriyorlar. Raporun başyazarlarından biri de hem Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu hem de TEMA Vakfı Bilim Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Murat Türkeş.Türkeş, raporun, sıcaklık artışının 1.5 derece altında tutulmasıyla iklim değişikliğinin birçok etkisinin azaltılabileceğini ortaya koyduğunu anlatıyor:
“Rapor bu sınırlandırmanın enerji, endüstri, binalar, ulaşım, şehirler ve arazi kullanımında hızlı ve kapsamlı dönüşümleri gerektirdiğini vurguluyor. Küresel sera gazı emisyonlarının 2030’da 2010’a göre net olarak yüzde 45 azaltılması ve 2050 yılı itibariyle de net olarak sıfırlanması gerekiyor.”

Vitrine değil  iklime bakma zamanı

1930’lardan bu yana maksimum ve minimum sıcaklıkların yükseldiğini, Türkiye’nin her yerinde yaz ve tropikal gün sayısında artış yaşandığını belirten Prof. Dr. Türkeş, bir Akdeniz ülkesi olarak kendimize has sorunlarımız olduğuna da dikkat çekiyor:
“Yıllık ortalama gece hava sıcaklıklarında hemen her yıl, bir öncekine göre rekor denecek şekilde, çok kuvvetli artış var. Dünyada da Türkiye’de de. İklim sistemindeki değişiklik, özellikle Türkiye ve bölgesinde sıcaklık rejiminde farklı bir iklim özelliğinin ortaya çıkmasını sağladı. Türkiye’deki yaklaşık 0.5’le 3-3.5 derece sıcaklık artışı yaklaşık 80-90 yıl içinde gerçekleşti. Küresel değerlendirmelerdeki 1.5 derecelik artış hakkımızı çoktan kullanmış durumdayız.”
Peki ne yapılmalı? Karar vericilerin, politikacıların, ilgili bakanlıkların raporun bulgularını Türkiye açısından dikkate alarak, hem iklim değişikliğiyle savaş konusunda hem de Paris İklim Anlaşması’nda etkili bir ülke olarak yer alması gerektiğinin altını çiziyor Prof. Dr. Türkeş: “Daha az fosil yakıt tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarını artıran yasal düzenlemelerin bir an önce yapılması gerekiyor.”
Vitrine değil  iklime bakma zamanı

Bir küresel ısınma fotoğrafı: Temmuzda bastıran yağmur Silivri’de sele neden oldu.

TÜRKİYE HALİ
En riskli bölgedeyiz!
Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası son 900 yılın en ağır kuraklığını yaşıyor. NASA’nın bu alandaki çalışmasına göre Türkiye, Kıbrıs, İsrail, Ürdün, Filistin ve Suriye bölgesinde yağış bakımından geçirilen en kısır dönem 1998’de başladı. Bölgedeki binlerce insan şimdiden kıtlık, açlık, gıda krizi ve yeni göç dalgaları tehdidiyle karşı karşıya. Yanı başımızda yaşanan ve derinleşebilecek bu iklim etkileri, ülkemizde de sosyal ve ekonomik sorunlara yol açıyor.

Vitrine değil  iklime bakma zamanı

Küresel ortalama sıcaklık sanayi öncesi döneme göre 1 derece eşiğini aştı. Türkiye’de ise ortalama sıcaklık artışı daha şimdiden 1.5 dereceyi geçti. Eğer burada durduramazsak Türkiye’nin tümü için sanayi öncesi döneme göre, 5 dereceye varan sıcaklık artışı, ülkenin güney ve batı kesimleri içinse yüzde 30’lara varan yağış azalması öngörülüyor.

Türkiye’de sıcaklıklar her geçen gün artmaya devam ediyor. 2017’de ortalama sıcaklık 1970’e göre 1.5 derece artarak 14.2 derece oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre yağış rejimleri, miktarı ve sıklığında önemli değişimler yaşanıyor. Nitekim bu yıl yurdun dört yanı sellere teslimdi. Can kayıpları yaşandı, tarlalar yok oldu.

Vitrine değil  iklime bakma zamanı

Sadece seller değil, aşırı sıcaklıklar ve orman yangınları da artık daha sık görülüyor. 2017’de Yalova’nın yüzölçümünün 1.3 katı kadar orman alanı yangınlarda zarar gördü. 2 bin 411 orman yangınında 1120 kilometrekare alan zarar gördü. İzmir, Tunceli, Kastamonu, Bursa, Antalya, Çanakkale, Sivas ve daha birçok kentte binlerce ağacımızın kül olmasını seyrettik.

KISA KISA...
Vahşi yaşamın en güzelleri
2018 Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı Yarışması’nın kazananları belli oldu. Tüm fotoğrafları nhm.ac.uk adresinde görebilirsiniz.

Vitrine değil  iklime bakma zamanı
Bu yıl yarışmanın en büyük ödülü, ‘Altın Çift’ isimli çalışmasıyla Hollandalı fotoğrafçı Marsel van Oosten’in oldu.

11’inci büyük gölümüz artık yok

Vitrine değil  iklime bakma zamanı

Afyonkarahisar’daki Eber Gölü, kendisini besleyen su kaynaklarının kesilmesiyle tamamen kurudu. 11’inci büyük gölümüzün endemik türleri vardı ve göçmen kuş yuvalama alanıydı.

Bir pipet alamazsınız!

Vitrine değil  iklime bakma zamanı


Avrupa Parlamentosu deniz kirliliğine neden olan tabak, çatal, bıçak ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlere sınırlandırmalar getirilmesini içeren yasal düzenlemeyi onayladı.

Tadımız
tuzumuz plastik

Vitrine değil  iklime bakma zamanı


Dr. Sedat Gündoğdu’nun Mart 2018’de yaptığı araştırmada Türkiye’de satılan 16 markanın sofra tuzu örnekleri incelendi. Hepsinde mikroplastik (5 mm’den küçük plastik parçacığı) bulundu.

Milli Parklar
cebinizde

Vitrine değil  iklime bakma zamanı


Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün ‘Milli Parklar’ uygulamasıyla canlı türlerinden yürüyüş imkânlarına her şeyi kolayca öğrenebilirsiniz. Android ve iOS uyumlu.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle