GeriHürriyet Pazar Türkiye’nin yeni stil ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’nin yeni stil ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı

Türkiye’nin yeni  stil  ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı

Onlar, Şeyma Subaşı’nın tahtını sallayan, ülkemizin yeni it-girl’leri. Bella ve Gigi Hadid’in Türkiye versiyonu. Nereye gitmişler, ne giymişler günün konusu. İki genç kız, Dila ve Sima hayatlarını anlattı

Instagram öncesi dönemi hatırlayalım. Ne kolaydı, konuşulan kadın, it-girl olmak? Bkz: Eda Taşpınar-Süreya Yalçın dönemi. Aşırı bronz bir ten, bolca bebe yağı ve eksantrik gözlük, incik boncukla Bodrum-Çeşme ekseninde şezlongda görüntülenmeniz yeterdi. Ondan sonra poz sizden, bereketi paparazziden; ne kadar köpürtürlerse o kadar iyi...
Şimdi öyle mi? Sosyal medya oyunun kurallarını baştan aşağı değiştirdi. Artık it-girl’lük müessesesi ciddi bir mesai, iyi bir ‘network’ gerekiyor. Üstüne de gerekli olan tüm etkinliklere gidebilmek sağlam bir maddi kaynak... Çünkü yakalanması gereken, jet-set hayat tarzı.

Türkiye’nin yeni  stil  ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı


‘Oradaydım’ denmesi, fotoğraflarla belgelenmesi gereken yerlerin listesi kalabalık: Bunun Milano, Paris Moda Haftası var; Coachella, Burning Man festivali var. Kışın Aspen’de zirvede, yazın Ibiza’da bir yatta drone’la çekimi var. Los Angeles Ivy’den salatası, Londra Annabelle’s den kokteyli, üstüne Avusturya’da detoksu var. Muhtelif partilerde Hollywood yıldızları ve top modellerle selfie’ler, özel uçaktan dostlarla pozlar... Zor iş.
Mermerci cool, Özilhan hanım hanımcık
Ülkemizde bir süredir ‘it-girl’lük tahtı boştu: Derin Mermerci fazla ‘cool’, Yasemin Özilhan fazla hanım hanımcık... Eda Taşpınar dönemi çoktaaan bitti; uzun zamandır bu titrin sahibi konumundaki Şeyma Subaşı, demir tahttaki yerini ‘magazinel figüre dönüştüğü’ gerekçesiyle kaybetti. Peki bu durumda yeni it-girl’ler kim olacak? İlginçtir, bu boşalan yer, Şeyma’nın yakın çevresinden geldi: Dila ve Sima Tarkan.
Onlar için Türkiye’nin ‘Gigi ve Bella Hadid’leri diyebiliriz. Modellik yapmıyorlar ama iyi ve varlıklı bir aileden gelen, modayı fazlasıyla seven ve tıpkı Hadid’ler gibi hayatını neredeyse uçakta geçiren iki kız kardeş. Gelin, Tarkan’ların muhteşem hayatıyla tanışalım...
Dila 28, Sima 24 yaşında. Max Mara, Furla gibi birçok ünlü İtalyan markasını Türkiye’ye getiren ‘Dilasima Group’un veliaht prensesleri. Aileleleri, şirketin de isminden anlaşılacağı gibi, kızlarına bir hayli düşkün.
Türkiye’nin yeni  stil  ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı

Aniden gelen fenomenlik görevi
Kız kardeşler, hayatlarının önemli bir bölümünü yurtdışında geçirmişler. 2006’da Kanada’ya taşınmışlar, lise sona kadar orada kalmışlar. Sağlam bir eğitimleri var: İkisi de moda alanında dünyanın en iyi okullarından biri kabul edilen Parsons mezunu. Okul sonrasında İstanbul’a gelerek ‘holding’de muhtelif görevler almışlar. Buraya kadar biraz dizi senaryosu gibi...
Sonrasında ‘instagram’ desteğiyle aniden bir ‘fenomenlik görevi’ geldi kızkardeşlere. Dila Tarkan durumu şöyle özetliyor: “Sokakta fotoğrafımı çektikleri zaman ‘Beni biriyle karıştırmadığınıza emin misiniz?’ diyorum.”
Ama devraldıkları titrden memnunlar. Hatta Dila, dijital projelere ağır vermek adına şirketteki saatlerini azaltmış. Kendilerine biçilen bu sıfatı şöyle özetliyor: “It girl-lük hayatıyla, tarzıyla, gezdiği, gittiği yerlerle ilham veren ve takip edilmekten keyif alınan insan demek. Ben de insanlara ilham kaynağı olabiliyorsam, ya da gezdiğim yerler ve yaptığım şeylerle onlara bir şey katabiliyorsam ne mutlu.” Sima ise olaya daha bir ‘felsefik’ yaklaşıyor: “It-girl’lük kendini olduğu gibi ifade edebilmek ve bunu yaparken filtrelere sığınmamaktır.”
Mevlana der ki...
Hazır konu filtreye geldi, bu ‘muhteşem’ hayatın ne kadarı filtreli, ne kadarı gerçek? Şöyle anlatıyor Sima: “Hepsi gerçek. Babam her zaman bize Mevlana’nın ‘Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol’ sözünü hatırlatır. En önemli değerlerimden biri içten ve samimi olmak. O yüzden hayatımda yapmacık davranışlara yer yok.” Dila ise şeffaflığı savunuyor ama eleştirilerden mustdarip: “Aslında sosyal medyamın fazlasıyla şeffaf olduğunu düşünüyorum. Bir şey paylaşmak istiyorsam paylaşıyorum, modum yoksa paylaşmıyorum. Özellikle son 1-2 senedir sosyal medyadan soğuduğum dönemler oluyor. İnsanlar bazen çok acımasız olabiliyorlar. Hayatınızı onlarla paylaştığınız için her noktasını eleştirebileceklerini ve söz hakkına sahip olduklarını düşünüyorlar. Bazen ‘Siz hep mi mutlusunuz, üzüldüğünüz bir şey olmuyor mu’ gibi sorular geliyor. Gerçekten şaka gibi. Hepimiz insanız, hepimizin mutlu ve mutsuz anları var, gün içerisinde bir sürü duygu ve düşünce değişikliği yaşıyoruz. Ben daha keyifli olduğum anlarımı paylaşmayı seviyorum.”
İkisinin de gelecek projesi moda alanında ilerlemek. Hassas oldukları başka bir konu, hayvanlar: “İleride yardıma ihtiyacı olan hayvanlar için, hem tedavi olabilecekleri hem de huzurlu ve mutlu bir şekilde yaşayabilecekleri bir barınak ya da çiftlik tarzı bir yer yapmak istiyorum” diyor Dila. Hayallerinin ne kadar gerçekleşecek zamanla göreceğiz ama Dila ve Sima’nın daha uzun süre
konuşulacağı kesin...

Türkiye’nin yeni  stil  ikonları... İşte Dila ve Sima Tarkan’ın muhteşem hayatı

Yorumları Göster
Yorumları Gizle