GeriHürriyet Pazar Tehlike uzakta değil, yanı başımızda; acil eylem planları yapmamız gerek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tehlike uzakta değil, yanı başımızda; acil eylem planları yapmamız gerek

Tehlike uzakta değil, yanı başımızda; acil eylem planları yapmamız gerek

Avustralya aylardır yanıyor. Ama alevler sadece orada değil, Afrika’da, Güney Amerika’da da yükseliyor. Küresel ısınmanın neden olduğu bu tehlike bize o kadar da uzakta değil. Peki ne yapmalıyız?

Prof. Dr. Doğanay Tolunay (İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi), iklim değişikliğinin Türkiye’ye etkilerinin özellikle Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Akdeniz ve Ege’de yangın riskini arttırdığını söylüyor: “İklim değişikliği senaryolarına baktığımızda kimi yerde üç, kimi yerde beş dereceye kadar sıcaklıkların yükselmesi, yağışların da yüzde 40’lara varan oranda azalması söz konusu. Önümüzdeki yaz da geçen yaz gibi kurak geçerse yangınlar konusunda risk iyice büyüyecek. Sıcaklık ve kuraklık nedeniyle ağaçlar daha erken yaprak döküyor ve ormanlar kuruyan orman altı örtüsü nedeniyle daha fazla yanma riski taşıyor.”
Karadeniz’deyse bunun tam tersi oluyor. “Kış ayları yangın riskinin en fazla olduğu zaman” diye anlatan Tolunay, üstün kamu yararı adına madenler, HES’ler, çöplükler gibi orman içine yapılanların ve ormanlık alanlarla insanların etkileşiminin giderek artmasının riski yükselten faktörler olduğunu söylüyor. Çözüm için seferberlik mantığıyla hareket edilmesi gerektiğini savunuyor. “Yaz aylarında insanların cep telefonlarına sürekli dikkatli olmaları gerektiği mesajı gönderilmesinden tutun, konuyla ilgili eğitim seferberliğine, acil eylem planlarından ormanlara girişlerin belli dönemlerde yasaklanmasına kadar birçok önlem alınmalı.”
Karadeniz’de çıkan yangınların büyük bölümünün bahçe temizleme nedeniyle başladığına da dikkat çeken Tolunay, “Her yer ayrı ayrı, bölge bölge ele alınıp risk analizleri yapılmalı, o riskler doğrultusunda çözümler üretmeliyiz.”
En büyük pay
insanın
Orman yangınlarının çıkma nedenleri şu şekilde sıralanıyor: Yüzde 54 oranında anız, çöplük, avcılık, çoban ateşi, sigara, piknik; yüzde 10’u terör, kundaklama ve diğer nedenlerle kasıtlı olarak; yüzde 10’uysa yıldırım gibi doğal kaynaklı; yüzde 26’sıysa bilinmeyen (faili meçhul) nedenlerle çıkıyor. Orman Genel Müdürlüğü istatistiklerine göre, Türkiye’de 1937-2009 dönemde (73 yıl) toplam 86 bin 769 orman yangını yaşandı. Artan sıcaklıklar bütün kategorilerde riski artırıyor.
Ormanlarımızın yüzde 60’ı yangın tehlikesi altında
Büyük bir bölümü yazları sıcak ve kurak geçen Akdeniz iklimi etkisinde olan Türkiye’de, ormanların yüzde 60’ı yüksek yangın riski altında. Kahramanmaraş’tan başlayıp Akdeniz ve Ege’yi takiben İstanbul’a kadar uzanan 1 700 kilometrelik sahil bandının 160 kilometre derinliğindeki bölümü yangın açısından riskli bölgeler içinde. Bu alanda yayılış gösteren 12 milyon hektar orman alanı yangına karşı birinci derecede hassasiyet taşıyor. Yaz aylarının gelmesiyle bu bölgede hemen hemen her gün 5-10 orman yangını çıkıyor. 

 
   

Sokağın Sigorta ile İmtihanıKloz, reasürans, lehdar… Bu kavramları daha önce duydunuz mu ? Mikrofon Sende ekibi bu hafta sokağa çıktı ve sigorta ile ilgili terimleri vatandaşa sordu ve birbirinden ilginç cevaplar aldı. Sorulan terimlerin doğru tanımlarını ise Güneş Sigorta Grup Müdürü Melike Nur Çınar’dan dinledik.Siz de sigorta hakkındaki bilgilerinizi test etmek isterseniz videomuzu izleyebilirsiniz.(Sponsorlu İçerik)
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle