GeriHürriyet Pazar Suriye duvarı nesillerini kurtardı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Suriye duvarı nesillerini kurtardı

Suriye duvarı nesillerini kurtardı

Nesli tükenme tehlikesi altında olan ve 2008’de yapılan çalışmalarda Türkiye’de sadece Hatay’da varlığı tespit edilen ‘gazella gazella’ türü dağ ceylanlarının sayısı istikrarlı şekilde artıyor. Şu anda çiftleşme dönemindeler. Beklenti; nüfuslarının 757’den 900’lere çıkması.

Şanslı birkaç türden biri dağ ceylanları. Onların varlığından bölgeye kurulmak istenen bir çimento fabrikası sayesinde haberdar olmuştuk. Sayıları sadece 150 civarındaydı. Nesillerinin devamı için Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Kırıkhan ilçesinde kurulan ‘Dağ Ceylanı Üretim İstasyonu’nda özenle bakım ve gözlemleri yapılan hayvanların sayısı da o yıldan itibaren istikrarlı bir şekilde artarak 2018’de 757’ye ulaştı.
Artışın bu yıl da devam etmesi bekleniyor. Ceylanların nüfusundaki artışta büyük payı olan Hatay Tabiatı Koruma Derneği Başkanı Abdullah Öğünç, “Geçtiğimiz yıllardaki artışa bakılırsa bu yıl nüfusun 900 civarına çıkmasını bekliyoruz. Şu anda çiftleşme dönemi ve her şey yolunda görünüyor” diyor.
Dağ ceylanlarının korunmasında iki önemli faktör bulunuyor. Biri bölgede yaşayan köylüler tarafından ceylanların kutsal kabul edilerek avlanmayıp korunuyor olması, diğeriyse Türkiye-Suriye sınırına çekilen duvar.
Yaşam alanlarının büyük bölümü Suriye tarafında olan ve geçmişte tel örgülere rağmen Suriye’ye giden ceylanlar savaş koşullarının da etkisiyle avlanıyorlardı. Duvar onların artık sınırı aşmasına engel oluyor. Abdullah Öğünç bunu “Ceylanlar için pozitif bir şey oldu duvar. Karşıya geçmedikleri için avlanmıyorlar ve bizim tarafta kaldıkları için de çoğalıyorlar. Ancak diğer türler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim” diye açıklıyor.
Dağ ceylanları Türkiye tarafında şu anda kullanabilecekleri maksimum alanı kullanıyor. Bu alanın büyüklüğü de 130 bin dekar. Ancak ne var ki bu alanın bugüne kadar henüz bir resmi koruma kalkanı yoktu. Öğünç, alanın ‘Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’ olarak ilan edilmesi için gerekli çalışmaları yaptıklarını ve ilgili kurumlara ilettiklerini söylüyor: “İşin bürokrasi ve bakanlık kısmı tamamlandı. Son onayı da alırsak alanın ve ceylanların çok sağlam bir koruma kalkanı olacak. Artık onların yaşam alanının tam ortasına çimento fabrikası kurmak gibi bir risk de ortada kalmayacak” diyor.

Silah doğrultulunca korkudan ağlıyor
Boyu 100–120 santimetre, ağırlığıysa 15-30 kilo arasında değişen ve Ortadoğu’da bozkır iklimin hâkim olduğu yükseltili alanlarda yaşayan dağ ceylanları ortalama 8-10 yıl yaşıyor. Olağanüstü bir koşucu olan ve saatte 80 kilometre hıza çıkabilen ceylanlar 2.5 metreye kadar sıçrayabiliyor. Ancak yine de bu yetenekler onları kurşunlardan korumaya yetmiyor. Bir ceylana silah doğrultulduğunda önce titriyor, sonra ağlıyor ve korku devam ederse iş korkudan ölüme kadar varıyor. Yine de avcılık, türün tükenme aşamasına gelmesinde tek etken değil. Onlar için bir numaralı tehdit habitat kaybı. Yani yaşam alanlarının parçalanması ve yok olması. Dağ ceylanları İsrail, Suudi Arabistan, Yemen gibi ülkelerde de bulunuyor. Ancak türün nüfusu buralarda büyük bir hızla yok oluyor. Bu nedenle Dünya Doğayı Koruma Birliği (IUCN) tarafından 2017’de yapılan son değerlendirmede dağ ceylanları EN (Endangered: Tehdit altında) kategorisine alındı. Bu da Hatay Kırıkhan’, türün tüm yayılış alanı için en önemli konuma getiriyor.

Yenikapı ve Zeytinburnu’nda denizden çıkan güzellik

Suriye duvarı nesillerini kurtardı

Yenikapı ve Zeytinburnu sahilinde balık tutanlar geçen günlerde iki susamuruyla karşılaştı. Tuttukları balıklarla susamurları besleyen vatandaşlar, o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. İstanbul’da susamurlarının görülmesinin olağanüstü bir durum olmadığını belirten İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, daha önce Küçükçekmece Gölü’nde de görülen samurların lagünlerde dere ağızlarında ve tatlı sularda yaşayarak Marmara denizine beslenmek için girdiklerini söylüyor ve ekliyor: “Eskiden Haliç’te dahi yaşarlardı.”
Gediz Deltası
UNESCO yolunda
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en büyük yüz ölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri olan Gediz Deltası’nın, UNESCO Dünya Doğa Mirası Listesi’ne alınması için resmi adaylık başvurusunda bulundu. Deltanın Dünya Doğa Mirası ilan edilmesi için İzmirliler, bilim insanları ve doğa korumacılar, belediye ve Doğa Derneği’nin birlikte düzenlediği UNESCO Dünya Mirası Yolunda Gediz Deltası Çalıştayı’nda bir araya geldi.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle