GeriHürriyet Pazar ‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

Önce ‘Burning Man’, şimdi ‘Coachella’... Birer birer magazin dekoruna, Instagram filtresine dönüşen festivaller, bugünün gerçeğine ayna tutabilir mi? Cappadox gibi merakla beklenen organizasyonların yaratıcısı Pozitif’in Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yegül anlattı: “Her şey maalesef ‘Buradayım, mutluyum, güzelim, eğleniyorum’ fotoğrafından ibaret artık.”

Instagram’da aldığınız like’ların en önemli konu olduğu günümüzde her şey birdenbire tüketiliyor, içi boşalıyor. Gastronomi/yemek pornosu sırasını savdı; ‘yoga/pilates/wellness’ son demlerinde; sıra şimdi festivallerde. Değişim karşılıklı: Ne katılımcı eski katılımcı ne festival eski festival. Instagram şöhretlerinin alın terini hor görüp “İnsanı festivalden soğuttunuz” demek yerine her iki değişimin de sebebini, sonucunu, nasıl buraya geldiğimizi anlamaya çalışıyoruz. 1989’dan beri kentin kültürünü şekillendiren, Efes Pilsen Blues Festival, Akbank Caz Festivali, Rock’n Coke, One Love ve Cappadox’un yaratıcısı Pozitif’in Yönetim Kurulu Başkanı Cem Yegül, değişen festival algısı ve fotoğrafı üzerine Türkiye’de sağlıklı fikir yürütebilecek sayılı birkaç isimden biri. Telefon söyleşimize küçük bir durum tespitiyle başlıyor: “Eskiden yaptığımız festivaller daha sınırlayıcı, sahne ve program odaklı olurdu. İzleyicinin daha edilgen olduğu bir düzen vardı. Günümüzde katılımcı, artık festival içeriğinin kendisine dönüştü. Bunda disiplinlerin çoğalmasının, katılımcıların eskiye nazaran daha teşhirci olmasının da payı var tabii.”

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

Festivalde yer alan sanat eserleriyle selfie çekmek âdetten.
Amaç ‘oradaydım’ hissini kuvvetlendirmek.

‘Katılımcı, artık festivalin kendisi’ durumunun dünyadaki en güçlü iki örneği, şanı yerel magazin programlarına kadar uzanmış, ABD’nin Nevada eyaletinde, çölün ortasında gerçekleşen ‘Burning Man’ ve bir Kaliforniya rüyası ‘Coachella’. Her ikisinde de sık rastlanan selfie koması, anlaşılır bir durum. ‘Coachella’ ve ‘Burning Man’, dijital kuşağın başına gelebilecek belki de en iyi ‘filtre’. Birinde Kaliforniya güneşi, çimi, palmiyesi ve yanık teni; ötekinde ‘Mad Max’ soslu bir çöl fantezisi; çekme de yanında yat. Herkesin telefonunda yüklü olmayan, ancak ‘uğruna seyahat edebileceklerin’ kullanım şansı edinebilecekleri bir tür ‘sosyal statü’ filtresi.

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım


‘Gittim, poz
verdim’ festivali
Yegül, festival dediğinin bir zamanlar insanların ‘kendi kabileleri’nden olanlarla tanışıp birlikte bir deneyim yaşamak için gittikleri bir hadise olduğunu hatırlatıyor. Bugünse orada olduğunu orada olmayanlara sergilemek, neredeyse bir festivale gitmenin ana amacına dönüştü: “Her şey maalesef ‘Buradayım, mutluyum, güzelim, eğleniyorum, çok özgün bir tecrübe yaşadım’ fotoğrafından ibaret artık.”
Festivalleri, bir Instagram prodüksiyonu olarak gören yeni düzen, bu etkinlikleri amacı dışında kullanıyor olabilir mi? Yegül’e göre organizasyonların asıl amacı seni belli bir süreliğine gerçeklikten koparacak, hem görsel hem müzikal açıdan ilhamı bol bir yolculuğa çıkarmak: “Anlamsız ve aptal hayatlar yaşamaya başladık. Geçmişte hayatımız değerler üzerine kuruluydu. Şu an kafamız epey karışık. Bu, yaşadığımız her duruma yansıyor işte. Festivallere bile... Festival işi biraz da ‘Gittim, o pozu verdim’e dönüştü.”
‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

Magazin gündemi Şeyma Subaşı’nın Coachella’dan yaptığı bitmek tükenmek bilmeyen paylaşımlarıyla doldu taştı bu hafta...

Çok daha steril,
pak ve cici
Sanatın ve popüler kültürün her alanı gibi festivaller de zamanın ruhunun bir tür yansıması. 68 kuşağı ve çiçek çocukların, savaş karşıtı pankartlarla süslü Woodstock’ı vardı. Milenyum kuşağı ve ‘selfie’ çocuklarınınsa palmiye filtreli Coachella’sı var... “Woodstock ve benzeri dönem festivallerinin, daha politik, daha gerçekle iç içe, tüm yaşananların ortasında bir duruşu vardı. Pazarlanabilir ve tüketime odaklı bir stil değildi bu. Şimdiki tablo çok farklı” diyerek değişen stilin de altını çiziyor Yegül.

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

Cem Yegül
‘Like’ psikolojisi, festival modasını da etkiledi; çok daha steril, pak ve cici görünüm ağırlık kazandı. Yeni festival düzeninde, kimse çamura batmıyor, dans etmekten kan ter içinde kalmıyor. Yegül’e göre zaman içinde pahalı bir prodüksiyona dönüşen ‘festival stili’ karelerinin oluşmasında moda marka işbirliklerinin etkisi de var: “Eskiden festivallerde protest duruşu olan ve sistem kritiği yapan bir moda tarzı vardı. Bugünse daha çok ‘hip’ gözükme derdi olan, ‘Ben buradayım’cı bir stil hâkim. Bu da markaların işine geliyor, onlara iletişim kurabilecekleri bir format doğuyor. ”
‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

Cem Yegül, “Cappadox’ta ‘offline’ alanlar var, bilerek WiFi sistemi döşemediğimiz bölümler de. Her festivalde gerekli bence” diyor.

‘Offline’ alan da şart

Bu yıl 14-19 Haziran’da, 4’üncüsü gerçekleşecek Cappadox festivali, aynı şekilde, coğrafyası ve içeriği itibariyle şahane bir Instagram malzemesi. Paylaşmaya doyamama hali, festival yetkililerinin işine geldiği için teşvik ediliyor olabilir mi? “Cappadox’ta bunun dengesine önem veriyoruz. Festivalin ‘offline’ alanları var, bilerek WiFi sistemi döşemediğimiz bölümleri de.... Her festivalde gerekli bence. Müzik, çağdaş sanat, gastronomi, açık hava etkinlikleri gibi farklı disiplinleri olduğu için en azından malzemesi bol, paylaşımları farklı, bıktırmıyor” diyor Yegül. ‘Like’ tuşuna basıyor, kolları iki yana açıp ‘Bilmem ki’ emojimizi bırakıyor, bir sonraki ‘stories’ için ekranı sağa kaydırıyoruz...

‘Selfie’ boylum ‘like’ yazmalım

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle