GeriHürriyet Pazar Plastik poşet bu toplumun çimentosudur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Plastik poşet bu toplumun çimentosudur

Plastik poşet bu toplumun çimentosudur

ŞÖYLE BİR HAVA ALMAYA ÇIKTIM...Mehmet İREN yazdı

“Bir deli rüzgâr savurdu beni böyle, bu mutlu tutsak benim altın poşette” diye bir şarkı tutturmuş markete gidiyorum. Ben de isterim size gündemle uzaktan yakından alakası olmayan şeylerden bahsedeyim ama bu hafta öyle değil. Sokakta kimsenin başka bir şey konuşası yok. Dolayısıyla bir süredir nereye girsem sadece poşet muhabbeti yapıyor ya da poşet muhabbetine kulak misafiri oluyorum. Şikâyetçi de değilim esasen. Bol bol atışma, tartışma ve havanda su dövme izlediğim verimli bir hafta oldu diyebilirim.
Müşteri jest
bekler kardeşim!
Haftanın başında esnaf kankam tabloyu “Türkiye’de müşteri jest bekler kardeşim. Bakkal gofret ikram edecek, ben çay söyleyeceğim vesaire. Millet daha damacana parasının, depozitosuz şişelerin getirdiği travmayı anca anlattı” şeklinde yorumladı.
En çevreci arkadaşım “Dereler poşet doluydu, ona da söyleniyordunuz, poşet kullanmamaya da söyleniyorsunuz, anlamadım ki” diye millete gıyabında verip veriştirdi. “Valla bizim köyde dereden poşet geçmezse debisi düşmüş demek deriz. Bir yaşa kadar derelerin insanlar tarafından poşet nakliyesi için kullanıldığını sanıyordum” cevabını alınca da çok sinirlendi. Aslında şakayı yapar arkadaş temelde ona hak veriyordu ama sabah akşam plastik poşete yakılan ağıtlar duymaktan dolmuş biraz.
Sen samimi
bir çevrecisin
Markette ise en hararetli münazaralardan birine ilk gün denk geldim. İki abi ateşli bir şekilde tartışıyor. Ben abilerden birinin “Çevre insanları zor durumda bırakarak korunmaz” diye bağırdığı noktadan denk geldim. Eşi de “Ayrıca ürünün kendi ambalajı naylon, onu ne yapacağız madem” diyerek destek veriyordu. Çift, bir süre sonra “Bu işler yurtdışında yıllardır böyle” diyen ablanın da yardımıyla sakinleşti. Hatta en son başta sinirlenen abi, sinirlendiği abiyi “Sen samimi bir çevrecisin, keşke herkes senin gibi olsa” diye tebrik ediyordu. Bir başka seferde bir diğer abi “Ben o parayı devlete vermemek için gerekirse 10 tur yapar tek tek elimde taşırım aldıklarımı” şeklinde bir isyana girdi. Kasiyer de “Abi kenevirden yapılıp dağıtılacakmış seçim sürecinde az sabredersen” diye cevap verdi. Sıradaki bir arkadaş kenevirle ilgili şaka yaptı ama başımıza iş gelir diye gülmedik.
Almanya’yı örnek gösterip durmayın!
Dün yine yanmaya yakın bir sıraya girmiş bulundum. Orada da “Toplumun üzerinde uzlaşmadığı şeyler topluma dayatılamaz” cümlesi sarf edildi. Poşetin içine poşet doldurma hakları ellerinden alındığı için depresyona girmiş görünen teyzeler de onayladı. Burada da yine yurtdışını örnek gösteren biri çıktı. “Almanya’da da poşetler 50 sent” dedi. Önden “Almanya’da asgari ücret ne kadar efendim, bizimkiyle bir mi” cevabı geldi. İsmi lazım olmayan indirim marketi, ismi lazım olmayan indirim marketi olalı böyle politik/ekonomik bir tartışma ortam görmemiştir valla. Almanya’daki öğretmen maaşı, asgari ücret, bunun Türkiye’ye ve TL’ye oranı falan hepsi iki dakikada masaya yatırıldı. Biri çıkıp “Almanya otomobil üreticisi, otomobiller havayı daha çok kirletiyor, Almanya’yı örnek gösterip durmayın” deyip de işin şirazesini iyice kaydırınca rahatladık.
Yetmez ama evet
Valla ne yalan söyleyeyim, kendi adıma işin eğlencesinden memnunum. Marketlere renk, sohbet vesilesi ve isyankârlık gibi bir şey geldi, iyi oldu. Ben zaten yasak gelmeden önce çağı yakalamış, markete bez torbamı götürmeye başlamıştım, bir mağduriyetim olmadı. Uygulamaya ‘yetmez ama evet’ diyenler olarak da azınlıkta olduğumuzun farkındayım ama o da sorun değil. Zaten alıştığımız bir pozisyon. Markete çıkışım kolaylaşmış, tiyatroya gider gibi şevkle çıkar olmuşum mandalina almaya. Daha ne isterim?

Plastik poşet bu toplumun çimentosudur



Yorumları Göster
Yorumları Gizle