GeriHürriyet Pazar Kadın-erkek eşitliğinin anayasası
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kadın-erkek eşitliğinin anayasası

Kadın-erkek eşitliğinin anayasası

Belki de işe en baştan, tanımlardan başlamak gerekiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği, farklı cinsiyetlere sahip bireylerin eşit haklara sahip olması anlamına geliyor. Anayasa ve pek çok uluslararası sözleşme ile garanti altına alınmış olsa da, ne Türkiye’de ne de dünyanın herhangi bir yerinde tam bir kadın-erkek eşitliğinden söz etmek mümkün. Kâğıt üzerinde eşit olsak da pratikte bir karşılığı yok. Dünya Ekonomik Forumu’nun 2017 raporuna göre Türkiye, cinsiyet eşitsizliği uçurumunda 140 ülke arasında 131’inci sırada. İlk ve orta öğretimde cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından UNESCO’nun ‘Herkes İçin Eğitim’ 2015 hedefini gerçekleştirmekte riskli bulduğu 24 ülkeden biriyiz. Gerçek bir eşitlik için yapılması gerekenleri, farklı alanlardan uzmanlara sorduk.

Kadın-erkek eşitliğinin anayasasıAİLE - Burcu Üzümcüler

-- Çocukları doğumundan itibaren giysileri ve odalarının renkleri ile ayrıştırıp cinsiyetlendirmeyin. Rengin cinsiyeti olmaz.
-- “Prenses kızım” ve “Aslan oğlum” diyerek toplumsal roller yüklemeyin. Duygusal ve güçlü olabilmek cinsiyete değil insana özgüdür. “Erkek adam ağlamaz” demekten vazgeçin.
-- Öfkenin kontrol edilmesinde çocuklarınıza rol model olun. Öfkelenen kadın ağlar, erkek kırıp döker modeli ile kadına yönelik şiddetin oluşmasında model olmayın.
-- Oyuncak seçimlerinde çocukları cinsiyetlerine göre yönlendirmeyin.
-- Ev içinde eşler arası eşit ve cinsiyetsiz işbölümü ile çocuklara örnek olun. Yemeği birlikte hazırlamak, beraber tamirat işleri yapmak gibi...
-- Çocuklara sorumluluk verirken cinsiyet gözetmeyin. “Haydi kızım kalk erkek kardeşine su getir” gibi cinsiyetçi ayrıştırmalardan uzak durun.
-- Erkek çocuklarına ev işlerinde, kız çocuklarına ev dışı işlerde de sorumluluk verin.
-- Çocukların izlediği cinsiyetçi ve ayrımcı çizgi filmlere, televizyon programlarına, oyunlara karşı dikkatli olun.
-- Kitap seçiminde cinsiyetçi öykü ve masallardan uzak durun.
-- Meslek seçimlerinde çocukların isteklerine ve yeteneklerine önem verin, cinsiyetçi yönlendirmelerden kaçının.
-- Sanat ve sporda çocukların ilgi ve yeteneklerini önemseyin, cinsiyetlere göre ayrıştırmayın.
-- Sosyal faaliyetlere katılımları için eşit fırsatlar sunun.

%66 - EV KADINLARININ ORANI

EĞİTİM - Şengül Hablemitoğlu

-- Müfredat ve ders kitapları ataerkil bir dille hazırlanmamalı.
-- Cinsiyet ayrımını keskinleştiren kadın-erkek rolleri eğitim kurumlarında pekiştirilmemeli.
-- Kız çocuklarının eğitime erişimindeki eşitsizlikler giderilmeli.
-- Eğitimci kadınların yaşadığı ayrımcılıklarla mücadele edilmeli.
-- Okulöncesi okullaşma yaygınlaşmalı.
-- Eğitim programları ve kitaplar, günlük politikalara değil, evrensel değerler ve eşit toplum anlayışına uygun hazırlanmalı.
-- Ders kitaplarındaki cinsiyetçi dil gözden geçirilmeli.
-- Çocukların hayallerinin sınırlarını çizmeye kalkan anlatımlar ayıklanmalı.
-- Karma eğitim tartışmaya açılmamalı.
-- Lisede evlenme yasağının kaldırılması gözden geçirilmeli.
-- Öğretmen yetiştiren tüm kurumlarda toplumsal cinsiyet zorunlu ders olarak konulmalı.

HUKUK - Nazan Moroğlu

-- Medeni Kanun’da değişiklik yapılarak evlilik yaşı, Türkiye’nin onaylamış olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi’yle uyumlu hale getirilmeli, 18 yaş evlilik yaşı olarak kabul edilmeli.
-- Kadını birey olarak görmeyen zihniyetin devamına yol açan ‘kadının soyadı’ kuralı eşlerarası eşitlik ilkesine uygun olarak düzenlenmeli.
-- Anayasa Mahkemesi’nin ‘dini nikâhın ancak resmi nikâhtan sonra yapılabileceği, aksi halin suç oluşturacağına ilişkin’ Ceza Kanunu maddesinin iptaliyle ortaya çıkan mağduriyetin önlenmesi için TCK’da benzer düzenleme yapılmalı.
-- Zorunlu kesintisiz temel eğitim 12 yıla çıkarılmalı. Kız çocuklarının okuldan alınmalarına yol açan 4+4+4 kesintili eğitim kaldırılmalı.
-- ‘BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ve 5 No.lu ‘toplumsal cinsiyet eşitliği’ hedefine Türkiye’nin 2030 yılına kadar ulaşabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’nca müfredata bu konuda bir ders konulmalı.

%14 - TBMM’DEKİ KADIN VEKİL ORANI

SİYASET - Filiz Kerestecioğlu

-- Parlamenter siyasette parti gruplarına benzer yapıda, kadınları ilgilendiren gündemlerin tartışılabileceği ve kadınların bağımsız karar alabileceği bir Parlamento Kadın Grubu kurulmalı.
-- Siyasi partilerde, kadınların söz, konuşma, karar alma becerilerini geliştirebileceği Kadın Meclisleri oluşturulmalı.
-- Kadın Meclisleri, Parlamento Kadın Grubu ve tüm kadın örgütlenmeleri hiyerarşiden uzak olmalı.
-- Genel olarak parlamento, siyasi parti veya parti dışı siyasi çalışma alanlarında pozitif ayrımcılık ilkesi gözetilmeli ve temsiliyette eşitlik sağlanmalı.
-- Eşitlik, meclis başkanı, parti başkanı, grup başkanvekili gibi mevkiler için de, bir tür eşbaşkanlık sistemi şeklinde uygulanmalı.
-- Kadınlara yönelik fiziksel, cinsel veya psikolojik şiddette bulunan veya öven kişilerin siyasi parti, grup veya sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkileri kesilmeli.
-- Cinsiyetçi söylemler kesin biçimde engellenmeli. Meclis İçtüzüğü’nde ve parti içtüzüklerinde bu konuda yaptırımlar getirilmeli. Kampanya ve eğitim çalışmaları yapılmalı.
-- Kadınların Meclis Genel Kurulu’nda konuşma süreleri ve sayıları, kadınlar lehine pozitif ayrımcılık esasına göre düzenlenmeli.
-- Parlamentoda yüz yüzelik fırsatı veren komisyon çalışmaları daha yoğun ve müzakereci bir yöntemle yürütülmeli. Sayısal olarak eşit temsiliyet sağlanmalı.
-- Feminist mücadelede var olmak ve kadın dayanışmasının gücü parlamentoya da taşınmalı.
-- Kadın hakları alanında çalışan bağımsız kurumlarla işbirliği içinde, bağımsız olarak ve yalnızca kadınların sorun ve talepleri için çalışacak bir kadın bakanlığı kurulmalı.
-- Siyaset ve siyasetçi algısını yeniden yaratarak erkek, güçlü ve lider siyasetçi yerine, siyaseti yatay biçimde örgütleyerek, başta kadınlar olmak üzere herkesin siyasete aktif katılımı desteklenmeli.
-- Gündelik hayatı doğrudan etkileyen yerel siyasete kadınların katılımı teşvik edilmeli.

İSTİHDAM - Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

-- Kadınların istihdamı ve ekonomik bağımsızlıkları desteklenmeli. Çalışan kadınların dörtte biri, ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor.
-- Eşit işe eşit maaş verilmeli, kadınlar sigorta kapsamına alınmalı. Çalışan her 100 kadından 44’ü herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna bağlı değil.
-- Kadınların iş bulabilmelerine yönelik hizmetlere, mesleki eğitim ve iş piyasalarına, bilgiye ve teknolojiye ulaşmaları sağlanmalı.
-- Mesleki eğitime katılan kadınların işe yerleştirilmesi için özel destekleyici önlemler alınmalı.
-- Kadınların ekonomik kapasiteleri, ticari ağları güçlendirmeli ve kadın girişimciliği desteklemeli. Türkiye’de her 100 erkek işverene karşılık sadece 1 kadın işveren var.
-- İşe alım süreçlerinde ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların doğum ve benzeri nedenlerle işten çıkarılmaları önlenmeli.
-- Bakım hizmetlerinin sorumluluğu sadece kadınların değildir. Çocuk, yaşlı, engelli ve hasta bakımı kamusal bir hizmet olarak ele alınmalı.
-- İşyerlerinde kreş hizmeti verilmesi zorunluluğu kadın çalışan sayısı üzerinden değil, toplam çalışan sayısı üzerinden planlanmalı.

Kadın-erkek eşitliğinin anayasası

Fotoğraf: Selçuk Şamiloğlu

ŞEHİR - Deniz Altay Baykan

-- Kentlerde çoğu standartlar ve mekânsal kararlar, yetişkin, sağlıklı, erkek kullanıcı temel alınarak oluşturulmakta. Kadınlarla katılımcı uygulamalar yapılmalı, bir veritabanı oluşturulmalı.
-- Toplu taşıma sistemlerinde farklı ulaşım araçları arasında aktarmalar kolay ve ucuz olmalı.
-- Okuryazarlık oranı erkeklerden daha düşük olan kadınlar için yol bulmak kolay olmalı. İşaretleme ve bilgilendirmeler yeterli sıklıkta ve algılanabilir yapılmalı.
-- Tüm toplu taşıma durakları kadınların, çocukların, engelli ve yaşlıların farklı iklim koşullarında rahat araç beklemelerine imkân vermeli.
-- Güvenliği sağlamak açısından duraklarda şeffaf malzemeler kullanılmalı. Acil yardım düğmeleri ya da telefonları yerleştirilmeli.
-- Duraklar ve yakın çevresi oturma, aydınlatma elemanı, çöp kutusu, güzergâh panoları, elektronik otobüs tarifeleri, saat ile donatılmalı.
-- Kadınların konut sahibi olmasına olanak verecek finansman destekleri yaratılmalı.
-- Açık alanlar ve parklar güvenli olmalı. İyi aydınlatılmalı.
-- Dönemeçler ve yol ayrımlarında kör noktalarda ayna kullanarak varılacak yolun önceden görülmesi sağlanmalı.
-- Kamusal alanlarda ücretsiz olarak elektronik haberleşme imkânı sağlanmalı.

ULAŞIM - Berna Yazıcı

-- Toplu taşıma araçlarında kadınlara yönelik tacize karşı kampanyalar düzenlenmeli. Kampanya ile ilgili görseller toplu taşıma araçlarına ve duraklara yerleştirilmeli.
-- Bu tacizlere yönelik şikâyet, yaptırım ve ceza mekanizmaları görünür kılınmalı ve pratikte işler hale getirilmeli.
-- Kamu/belediyeler, bu konuda aktif sorumluluk almalı, çalışanlar bu şikâyetler karşısında eyleme geçmeye yönelik eğitim almalı.

%6 - ÇAMAŞIR YIKAYAN ERKEK ORANI

ÇALIŞMA HAYATI - Ebru Nihan Celkan

-- Toplumsal cinsiyet eşitliği, kurumların anaakım konularından biri olarak belirlenmeli. Kurum içi eğitimler uygulanmalı.
-- Kadın ve erkek çalışan sayısı genelde eşitlenmeli.
-- Belli iş alanlarında kadın işi/erkek işi ayrımı ortadan kaldırılmalı.
-- Kurum tesisleri, toplumsal cinsiyet eşitliği bakış açısıyla gözden geçirilmeli. Örneğin erkek işgücünün yoğun olduğu alanlarda (şantiyeler, lojistik depoları, makine sanayii vb.) kadınlar için tuvalet unutulmamalı. Henüz anne olmuş kadınlar için emzirme odaları, kreş yapılmalı.
-- Kadın ve erkek çalışanların başta ücret politikası olmak üzere diğer hak ve fırsatlardan eşit yararlandığından emin olunmalı.
-- Yönetimde kadın ve erkek sayısı eşitlenmeli.
-- İşyerinde kullanılan dil toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik gözden geçirilmeli. Cinsiyetçi dili terk etmek, bir hedef olarak belirlenebilir.

MEDYA - Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

-- Medyada nefret ve cinsiyet temelli şiddetin herhangi bir biçimde teşvik edilmemesine yönelik yasal bir çerçeve benimsenmeli.
-- Medyada kadının dengeli ve klişeleşmemiş imajlarına yer verilmeli.
-- Kadınları, imaj bankalarından alınan fotoğraflarla haberlerin görsel ve estetik unsuru olarak kullanmaktan vazgeçilmeli.
-- Haber içeriklerinde toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir bakış açısı yerleşmeli. 2017’de kadınlarla ilgili haberlerin yüzde 70’i şiddet içerikliydi. Başarılarıyla ilgili haber oranı ise yüzde 30’da kaldı.
-- Kadın çalışanların medyadaki varlığı, kadınlara ilişkin haberleri etkilediğinden çalışan kadınların oranı artırılmalı.
-- Kadınların medya yönetimi görevlerindeki oranı artırılmalı. Gazete künyelerinin sadece yüzde 19’u kadın.

TV DİZİLERİ - TV Dizilerinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalıştayı

-- Kadınların ve erkeklerin fiziksel görünüm, karakter, duygu ve meslek çeşitliliği artırılmalı.
-- Hayata, işe ve eve dair sorumluluklar dengeli dağıtılmalı.
-- Şiddet olağanlaştırılmamalı.
-- Toplumsal cinsiyet eşitliğine uygun bir dil kullanılmalı.
-- Rol model karakterlerin görünürlüğü sağlanmalı ve artırılmalı.

%2.4 - KADIN VALİLERİN ORANI

SPORDA EŞİTLİK

Lale Orta
-- Sporda fırsat eşitliği yaratılmalı.
-- Erkekler için yapılan her türlü spor aktivitesi, organizasyonu, etkinliği ve yatırımı kadınlar için de yapılmalı.
-- Binicilik, buz pateni, jimnastik, dans sporları, halkoyunları ve voleybol dışında da kadın sporcu sayısı artırılmalı.
-- Lisanslı her 100 erkek futbolcunun karşısında lisanslı 1 kadın futbolcu bulunmakta. Bu dengesizlik giderilmeli.
-- Spor medyasında çoğunlukla, ‘futbol’ ve ‘erkek’ haberleri yer almakta. Kadınların yer aldığı spor haberleri ile erkeklerin yer aldığı spor haberleri arasında dengeli bir dağılım olmalı.
-- Kadın sporcularla ilgili haberlerde, kadınlık özellikleri değil, başarıları ön plana çıkarılmalı.
-- “Futbol erkek oyunudur” söyleminden vazgeçilmeli.
-- Tribünlerde cinsiyet eşitliği sağlanmalı.
-- Spor alanlarında kadın bedeni üzerinden yapılan aşağılayıcı, hakaret edici söylemlere son verilmeli.

Neşe Gündoğan
-- Kadın takımları bulunan spor federasyonlarının yönetim kurullarında kadın üyelerin temsili sağlanmalı.
-- Kadın takımı olup da yönetiminde kadın üye bulunmayan federasyonlara finansal yaptırım uygulanmalı.
-- Kadın antrenör, menajer, fizyoterapist, masör, doktor görevlendirmesi ve yetiştirmesi konusunda kulüpler teşvik edilmeli.
-- Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın merkezi ve taşra teşkilatlarında çok az yönetici kadın var. Daha fazla kadın yönetici yetiştirilmeli ve görevlendirilmeli.
-- Spor idareciliğinde üst düzey görev üstlenmiş kadınlar, bu alanda potansiyel gördükleri kadın çalışanlara mentorluk yapmalı, yol göstermeli.
-- Cinsiyet eşitliği alanında çalışan üniversiteler, kadın örgütleri ve sivil toplum kuruluşları, araştırma ve resmi dokümanlarına sporu da eklemeli.
-- Spor alanında çalışan tüm özel ve kamu kurumlarında işe alımlarda, eşit şartlar oluştuğunda kadınlar lehine pozitif ayrımcılık yapılmalı.
-- Okul, kulüp, federasyon ve devlet bünyesinde görev yapan kadın ve erkek antrenörlere eşit ücret verilmeli.

TOPLUMSAL DİL - KHAS Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi

-- Kadın yerine daha ‘kibar’, ‘edepli’ olduğunu düşünerek ‘bayan’, ‘hanım’, ‘kız’ kullanılmamalı.
-- ‘Kızlık soyadı’, ‘kızoğlankız’ gibi cinselliği çağrıştıran ifade olarak kız kelimesini kullanmaktan kaçınmalı.
-- ‘Adam gibi yap’, ‘kız gibi kıvırtma’, ‘erkekler ağlamaz’ gibi cinsiyete dayalı yorumlar kullanılmamalı.
-- ‘Devlet adamı’, ‘bilimadamı’, ‘insanoğlu’, ‘Allah baba’ gibi meslek gruplarını, hatta insanlığı erkek kabul eden, kadını dışlayan ifadeler bırakılmalı.
-- Kadın kelimesini olumsuz bir kavram olarak, kirlenmiş, bakire olmayan olarak yaftalayan ifadelerden kaçınmalı.
-- Herhangi bir cinsiyete yönelik ayrımcılık ve baskı içeren bir söz ve davranışa sessiz kalmamalı.
-- Kadın bedeni üzerinden edilen küfürler olağanlaştırılmaktan vazgeçilmeli, yine kadın bedenine dayalı argo tabirler terk edilmeli.

TOPLANTILAR - Barış Gençer Baykan

-- Düzenlenecek her toplantıda yüzde 50 kadın, yüzde 50 erkek katılımcı hedeflemekle başlanmalı.
-- Üniversiteler, kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri, meslek odaları bu konuda eşitlikçi etkinlikler düzenleyeceklerini beyan etmeli.
-- Kurumlar, etkinliklerinde kadın-erkek dağılımını mercek altına alıp veri toplamalı, rehberler hazırlamalı.
-- Bir toplantı düzenlerken akla ilk gelen konuşmacıların ağırlıklı olarak erkek olduklarının farkına varılmalı.
-- Ünlenmemiş kadınlar da toplantılara çağrılmalı.
-- Kadınları çağırmak için son dakika beklenmemeli.
-- Toplantı kaynakları davete gelmekte zorlanan kadınlar için ayrılmalı.
-- Toplantılarda çocuk bakımı hizmeti sağlanmalı.

SAĞLIK - Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

-- Anne ölüm oranları azaltılmalı. Doğum öncesi ve sonrası bakım ve acil doğumla ilgili hizmetlerde bölgeler arası farklılıklar giderilmeli.
-- Çocuk anneliği ortadan kaldırılmalı.
-- Kız çocuklarını cinsel taciz, istismar, alınıp satılma ve şiddet dahil her türlü tacizden koruyacak yasal önlemler hayata geçirilmeli.
-- Cinsel sağlık ve üreme sağlığı dahil tüm sağlık hizmetlerine erişimlerinin önündeki engeller kaldırılmalı. Aile planlaması ya da kürtaj hizmeti kamuya ait sağlık kuruluşlarında mevcut yasaya rağmen verilmemekte ya da en az düzeyde tutulmakta.
-- Sağlık hizmetleri, kadınların kendi hayatlarını yönetme, mahremiyet ve rızaları gözetilerek sunulmalı.

Katkıda bulunanlar kimdir?

Burcu Üzümcüler: Toplumsal cinsiyet eşitliği uzmanı
Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu: Hablemitoğlu Ankara Enstitüsü Direktörü
Nazan Moroğlu: İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü
Filiz Kerestecioğlu: Feminist milletvekili, avukat
Deniz Altay Baykan: Bilkent Üni. Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı
Yrd. Doç. Dr. Berna Yazıcı: Sosyal antropolog, Boğaziçi Üniversitesi
Ebru Nihan Celkan: Y+O Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitmeni
Doç. Dr. Lale Orta: Okan Üni. Uygulamalı Bilimler Y.O. Müdür Yrd.
Neşe Gündoğan: Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Genel Sekreteri
Yrd. Doç.Dr. Barış Gençer Baykan: Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi

Kadın-erkek eşitliğinin anayasası

İŞİNİZDE İYİYSENİZ CAM TAVANLAR KIRILABİLİR

ABD’nin Stanford Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Gözde Durmuş, 33 yaşında. 30 yaşındayken MIT Technology Review dergisinin ‘35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi’ne tıpta ve biyolojide çığır açan liderlerden biri olarak seçildi. Sebebi, kanserin erken teşhisi için geliştirdiği ucuz, hızlı, cep telefonuyla uyumlu kan testiydi. Hürriyet’in düzenlediği ‘Kadının Gücü’ konferansı için İstanbul’daydı. Bilim dünyasında kadın olmayı anlattı.

Bana vizyonumu veren, neler yapabileceğimi gösteren kişi, fen bilgisi öğretmeni olan annemdi. Ailede güçlü bir kadın olması, çocuklar için önemli. Babaannem, annem, teyzelerim hep güçlü kadınlardı. Kendi başına karar alabilen kadınlardı. Bana da hep başımın çaresine bakabilmem gerektiğini, ekonomik özgürlüğün önemini anlattılar. Buca Anadolu Lisesi’nin ardından ODTÜ’de moleküler biyoloji ve genetik eğitimi aldım. Arkadaşlarımla birbirimizi hep destekledik, ileriye taşıdık. Aile kadar iyi arkadaşlar da önemli. Şanslıydım.

Ailemde beklenen, istenen bir kız çocuktum. Dolayısıyla hiçbir dezavantaj yaşamadım. Evde, lisede, ODTÜ’de kimse bana kadın olduğumu hatırlatmadı. Kimse yapamazsın demedi. Kadın araştırmacı olduğumu şimdi ABD’de daha çok hissediyorum. Örneğin Brown’da doktora yaparken, derslerden birinde sınıfta sadece iki kız öğrenciydik. Hocalarımdan biri “Sana doktora yapmanın ne kadar zor olduğunu anlatacak bir abin, baban yok mu” demişti. Önüme bir zorluk çıktığında artık “Kadın olduğum için mi böyle oluyor” diye düşünmeye başladım. Eskiden aklıma gelmezdi. Yine de karşımdakini kadın veya erkek olarak değil, bir araştırmacı olarak düşünmeye çalışıyorum. Eskiden bilim kadını derdim ama artık bilimin cinsiyeti olmadığını düşünüyorum, bilim insanı diyorum.

Doktora sonrasında kadın araştırmacı sayısı iyice azalıyor. Kadınlar 30’lu yaşlar sonrasında evlenip çocuk yapınca uzak kalıyorlar. Türkiye, ABD’ye kıyasla bu bakımdan daha iyi durumda. Yükseldikçe kadın sayısında azalma oluyor.

ABD’nin son zamanlardaki politik durumundan da dolayı, kadın ve yabancı araştırmacılar için bir cam tavan olduğunu kabul etmek lazım. Ama yaptığım işi en iyi ben yaparsam o cam tavanı kırabilirim diye düşünüyorum. İşimde en iyi olursam, bana gelmek zorundalar çünkü.

Yardım istemekten vazgeçmeyin

Şimdi bakıyorum da ODTÜ’de çalıştığımız laboratuvarda, bundan 10-15 sene önce, bugün Stanford’daki laboratuvarda olan her şey vardı. Teknik donanım bakımından hiçbir eksiğimiz yoktu. Türkiye’den Stanford’a staja gelen öğrenciler oluyor, bazı şeyleri onlardan öğreniyorum. Bilimsel olarak Türkiye’de yetişen öğrencilerde hiçbir temel eksiklik yok. Ancak ABD’de ekosistem daha verimli. Sizi sürekli üretmeye teşvik ediyorlar. Ortak çalışmalar daha fazla. İlk zamanlar takım çalışmasında zorlanmıştım. Ödevler üzerinden yürüyen bir eğitim var ve onları hep takımlar halinde yapıyorsunuz. Takımdaki bireylerin en iyi yönünü ortaya çıkarmayı biliyorlar. Türkiye’deki sistem daha bireysel. Bir de tabii ABD’de en son teknolojiyi takip edebiliyorsunuz.

8 Mart etkinliklerine katılmak, ABD’ye döndüğümde bana da motivasyon oluyor. Burada gördüğüm, öğrencilerin umuda ihtiyacı var. “Ben de yapabilirim” güvenini aşılamak istiyorum. Cesaretlendirmek gerekiyor. Gençlere tavsiyem, yardım istemekten hiç çekinmesinler ve kolay kolay vazgeçmesinler. Israrcı olsunlar.

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle