GeriHürriyet Pazar İyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı!

İyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı!

Kolombiyalı şarkıcı Shakira çarşamba günü ‘El Dorado Dünya Turnesi’ kapsamında Vodafone Park’ta konser verdi. Konser bir süredir güvenlik sorunlarıyla yıpranan İstanbul’un normale dönmesi yönünde güzel bir adımdı. Stattaki onbinlerce kişi yıllar sonra İstanbullu olmanın coşkusunu, bu güzel şehrin büyülü zamanlarını hatırladı, umut tazeledi.

Evde aceleyle konsere hazırlanıyoruz.
“Tatlım, belki Shakira’yla kısa bir tanışma olabilir. Ama galiba kulise tek başıma gitmem gerekecek” dediğimde bozuntuya vermedi ama bir şey de söylemedi.
Sonuçta eşim Batılı ve kendine güvenli bir kadın.
Islak ıslak duştan çıkıp kapıyı açtığımda karşıma dikildi ve evlilik yüzüğümü uzattı: “Bunu unutmayacaksın umarım!”
Patlattığım kahkahaya hafif rezervli bir tebessümle eşlik etti.
Shakira” deyince bende akan sular durur, öyle bir durum var.
Ama “Çınar” deyince Shakira’da akan suların durabileceğini düşünmesi nefisti gerçekten.
“Sen daha güzelsin, ayrıca ben seni seviyorum, gel gidelim dese bir an için bile gitmeyi düşünmem” dedim.
Söylediklerimin samimi olması beni de şaşırttı. “Bunu söyledim ve bu doğru” dedim içimden.
Demek ki doğru evlilik yapmışım. Maşallah bana.

Maçka Parkı’ndan aşağı salınıp stada varıyoruz.
Rengârenk giyinmiş gençler, saçlarını, kılıklarını Shakira’ya benzetmiş kızlar...
Çok uzun zamandır görmediğim bir ‘konser kalabalığı’...
Konser kitlesi, hep aynı yerlerde gördüğümüz, aşina olduğumuz, dolayısıyla heyecan vermeyen insanlara benzemez.
Kocaeli’ndeki odasında İspanyolca şarkı ezberleyen liseliler, muhafazakâr çiftler, eski sosyetikler, Suriyeli aileler, Ukraynalı modeller...
Yeni İstanbul tüm renkleriyle karşımda... Hepsi en güzel, en özgür halleriyle...
Deniz tarafından Vodafone Park’a giriyoruz.
Artık Boğaz manzarası olmasa da kokusu, tatlı rüzgârı hissediliyor.
Ve haber geliyor. Shakira’nın kulisine çağırıyorlar.
Güvenlikten geçiyor, kapıda 10-15 dakika bekliyoruz.
Avustralyalı kadın koruma “Hadi” diyor, beni içeri doğru ittiriyor.
Ve sahne kıyafetiyle karşımda!
Sandığımdan daha minyon, sevimli, güzel bir Latin kadını...
Sıcak bir tebessümle bakıyor.
Gülümseyerek “Hola” diyorum.
Başını hafifçe yukarı kaldırıp indiriyor ve Barranquilla aksanıyla “Que tal” yani “Naber” diyor.
Bu noktadan sonrasını hatırlamıyorum, bilincim kapanmış.
O minyon kız, bir hareketiyle ve sesiyle ortalığa alev saçan bir tanrıçaya dönüşüyor.
Fotoğraf çektiriyoruz, sonra korumalar beni kibarca postalıyor, onu da süratle sahneye götürüyorlar.

İyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı


Arap kuyumcunun hiperaktif dansöz kızı

TIPKI BİZİM GİBİ AMA...
Ve ilk şarkı her konserindeki gibi ‘Estoy Aqui’... Yani, ‘Buradayım’:
Ya se que no vendrás / Todo lo que fue / El tiempo lo dejo atrás...
(Gelmeyeceğini biliyorum. Zaman her şeyi sildi. Geri dönmeyeceğini biliyorum.)
Şarkı beni bu sesi ilk duyduğum günlere götürüyor: 1990’ların ortasında, Amerika’daki üniversite yıllarıma...
Shakira’yı bana ilk kez Venezüellalı kız arkadaşım dinletmişti.
O zaman Amerikalılar tanımazdı.
‘Estoy Aqui’ yeni çıkan albümünün ilk şarkısıydı.
Bu kadar masalsı bir yorumu, insanın kalbini gıdıklayan ‘r’ sesini hiç işitmemiştim.
O arkadaşımın hızlı nakarat bölümünü ezbere eşlik edişi kulaklarımda...
Yan dal olarak İspanyolca okumamda, bir sömestr İspanya’da yaşamamda Shakira’nın biraz payı var galiba.
Bizim X ile Y arası kuşak biraz tuhaftır, bazıları “CEO kuşağı” der ya.
Neyse ki bir hödüklük yapıp “Kanton Çincesi öğreneceğim. Geleceğin global liderlerinden olacağım” filan dememişim. İspanyolcayı seçmişim.
Latin kültürü benim için hep ‘aslında olmak istediğim şey’ gibiydi.
Yani tıpkı bizim gibi... Ama daha rahat, daha özgür, daha mutlu...
SHE WOLF: AZILI FEMİNİST
Sıradaki şarkının anlamı ‘Dişi Kurt’, Shakira kendini azılı bir feminist olarak tanımlıyor.
Şarkı da erkeklerin hâkimiyetindeki bu dünyada kadınların tatmin olmasının ne kadar zor olduğunu anlatıyor.
Seyirciye “Hadi kızlar” diye bağırıyor.
Ve binlerce Türk kadını onunla beraber “Auuuuvvvv!” diye uluyor!
Müthiş bir bağ kuruyor izleyiciyle.
Normalde çoğu şarkıcı sahneden güçlü ışıklara bakarak şarkı söyler.
O ise en güçlü spotları seyirciye çevirtirmiş hep.
“İnsanların gözüne bakarak söylemeyi seviyorum. Onları görmek istiyorum” diyor bir söyleşisinde.
Bazen hiç tanımadığı insanlara bakar, onları eski arkadaşları zannedermiş. Bir keresinde yıllar önce ölen bir arkadaşını görür gibi olmuş ve bütün gece ona şarkı söylemiş.
‘Si Te Vas’, ‘Nada’ güzel, hüzünlü aşk şarkılarına geliyor sıra.
Hayatımın aşkı yanımda, el eleyiz...
Ama bu aşk şarkıları yüreğime işliyor yine de.
Türkiye’ye değil, yeter... Şöyle ağız tadıyla kendime hüzünlenesim geliyor.
Mesela kayıp gitmekte olan gençliğime... Yitip giden onca insana, anıya...
Bu şarkılar bunlarla ilgili...
Bir ara gözüm ta stadın en uzak köşesinde ellerinde telefonlarıyla şarkıya eşlik eden küçük bir gruba takılıyor.
Onlara da hüzünleniyorum niyeyse... Kim acaba buradaki binlerce insan? Hayatları iyiye gidecek mi? Mutlu olacaklar mı?
Shakira seyirciye teşekkür ediyor: “Sizler benim arkadaşlarımsınız. İyi günde kötü günde hep yanımda oldunuz” diyor.
O da bizim yanımızda işte...
Yıllardır bir terör ülkesi diye bakılan canım ülkeme bu boyutta bir konser için ilk gelen o oldu.
BİNBİR GECE EROTİZMİ
‘Perro Fiel’le melankoliden sıyrılıp, rahatlıyoruz.
Bu şarkıyla hüzün yerini erotizme bırakıyor.
Kırmızı ışıklar, gölgeler, kamera açıları, Shakira’nın kıvrımlarını ve dansını müthiş seksi bir gösteriye dönüştürüyor.
‘Binbir Gece Masalları’ erotizmi böyle bir şey olmalı.
Biliyorsunuz, Shakira Lübnan asıllı bir kuyumcunun kızı.
Adı bildiğiniz Şakire, yani Şakir’in kadın versiyonu!
4 yaşındayken babası onu bir Ortadoğu lokantasına götürmüş.
Burada televizyonda bir dansöz görmüş ve çıldırmış.
Evde hep Arap müziği istemiş, annesi de onun için bir dansöz kıyafeti diktirmiş.
Shakira “Hareketlerimin çoğu Arap kültürüne dayanıyor” diyor.
Sırrı işte bu büyülü Ortadoğu-Latin karışımı...
Bu Britney Spears’da, Christina Aguilera’da olmayan bir şey.
Ve şimdi dansöz kıyafetiyle Türk izleyicisinin karşısında...
Bu kıyafeti Kapalıçarşı’dan aldırmış.
Eminim her zamankinden daha çok özeniyor.
Çünkü şimdi karşısında binlerce dansöz, binlerce Shakira var!
Ve stat kopuyor! Artık herkes ayakta.

İyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı


PIQUE TÜRK ERKEĞİ ÇIKTI!
“Elbiselerinin altında, sonsuz bir öykü var” diyen ‘Such A Good Girl’, gitarı eline aldığı ‘Inevitable’ muhteşem...
Ve Kolombiyalı genç yıldız Maluma’yla söylediği ‘Chantaje’, yani şantaj!
YouTube’da en çok izlenen şarkısıymış. Yazıyı yazarken 2.2 milyar izlemedeydi.
Bu şarkıyı Kolombiyalı yakışıklı Maluma’yla çekmesi ilginç geldi.
Çünkü aslında eşi Barcelona’lı futbolcu Pique’nin bir erkekle klip çekmesini yasakladığını okumuştum.
Bunu basına açıklayınca da kızmış Shakira’ya. “Beni korkunç gösteriyorsun insanlara” diye.
“E, peki. O zaman klip çekebilir miyim bir erkekle?” diye sormuş.
Pique yine “Hayır” cevabını vermiş!
Shakira “O tam bir İspanyol erkeği” diyor: “Eşim bir defans oyuncusu. Kaleciden önceki son adam. Alanını koruyacak tabii” diyordu gülerek.
Ayrıldıkları söylentisi var ama sahnede gitarının arkasını gösteriyor. Pique ile iki çocuğunun fotoğrafı çıkıyor. Alkış kopuyor.
Waka Waka’, ‘Loca’, ‘Rabiosa’ gibi şahane şarkılarla İstanbul yıllardır görmediği bir coşkuyu yaşıyor.
Binlerce kişi dertlerinden arınıyor, felekten bir gece çalıyor.
Zaten feleğin onlara bayağı bir borcu var.
Abartmıyorum... O gece gribim bile geçti. Gerçekten fiziksel bir rahatlama hissettim.
UMUT BİTMEZ
İnsanın içindeki kötülük tükenmiyor olabilir. Ama özgürlük duygusu, yaşama tutkusu, iyilik de kolay kolay biteceğe benzemiyor.
Shakira “Aramızdaki farklılıkları, ayrımları giderebiliriz. Benim serüvenim, rüyam bu. Ünlü olun, olmayın... Hepimizin yapabileceği bir şeyler var. Kendimi antropolojik bir misyona çıkmış gibi görüyorum” diyor.
Bol şans ve iyi ki geldin Barranquilla’nın güzel kızı...

İlk bestesini 7 yaşında yaptı
17 aylıkken alfabeyi ezberlemiş, 3 yaşında sayı saymayı öğrenmiş.
Anaokulunda göbek atmaya başlamış. 7 yaşında ilk bestesini yapmış.
Okulda tam bir dâhiymiş ama matematiği kötüymüş!
En başından beri eminmiş dünyaca ünlü olacağından...
Bundan bir an olsun şüphe duymamış.

Babasının gözlükleri
Shakira 2 yaşındayken, babası ilk evliliğinden oğlunu bir motosiklet kazasında kaybetmiş. Babası yasını gizlemek için uzun süre güneş gözlükleriyle geziyor. Shakira 6 yaşında ilk şarkısını yazıyor babası için: ‘Tus Gafas Oscuras’. Yani ‘Koyu Renk Gözlüklerin’...

Márquez’e
iki şarkı yazdı
Kolombiyalı Gabriel Garcia Márquez ile Shakira arkadaştı. Márquez 2002’de Guardian’a “Shakira’nın müziği kimseninkine benzemiyor. Kendine özgü masum bir duygusallık tarzı yarattı” diye yazdı. ‘Kolera Günlerinde Aşk’ın filmi için Márquez ondan şarkı istedi. Shakira iki şarkı yazdı ve söyledi.

 

Tasarazzi Bomonti Ada’da Atölye’yi gezdi

Tasarazzi Bomonti Ada’da ATÖLYE’yi gezdi

Yorumları Göster
Yorumları Gizle