GeriHürriyet Pazar Geleceğin ulaşım aracı mı yoksa baş belası mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geleceğin ulaşım aracı mı yoksa baş belası mı?

Geleceğin  ulaşım aracı mı yoksa baş belası mı?

Sokaklarımızın yeni olsa da şu aralar en popüler üyeleri onlar. Hele de hava güzelse, scooter’a binmenin, hızlıca gideceğiniz yere varmanın tadı tarifsiz. Peki, elektrikli scooter’lar söz konusu olduğunda her şey güllük gülistanlık mı? Cevaptan emin olmayın...

Adını baştan koyalım: İstila altındayız. Elektrikli scooter’lar hayatımıza bir girdi, pir girdi. Onlarca ülkede, onlarca şehirde başınızı çevirdiğiniz hemen her köşede, artık onlar var. Eğlenceli, hızlı ve pratik; hatta uzmanlara göre, birkaç yıl içinde, şehir içi ulaşım alışkanlıklarımızı tamamen değiştirecek bir ‘yenilik’.
Bu küçük ulaşım araçları, bütün dünyayla birlikte İstanbul’da da boy göstermeye başladı. ‘Martı’ adındaki bir uygulamayla en yakındaki scooter’ı görebiliyor, kiralıyor ve istediğiniz yerde bırakabiliyorsunuz. Ne kadar pratik değil mi? Üstelik çok da şirin ve modern görünüyor. Peki gerçekten öyle mi?
Bu yılın haziran verilerine göre, 2.5 milyon nüfuslu Paris’te 12 elektrikli scooter kiralama şirketi hizmet veriyor, Paris sokaklarında 20 bin araç dolaşıyor. Paris Belediyesi, yoğun şikâyetlerin akabinde ‘Fin a l’Anarchie-Anarşiye Son’ başlıklı düzenlemeleri hayata geçiriyor. İlk etapta araçların hız ortalaması 20 kilometreyle sınırlandırıldı. Belediye Başkanı Anne Hidalgo’nun hedefinde, kentte elektrikli scooter kiralama hizmeti veren girişim sayısını üçe indirmek var. Aracını kaldırımda sürenlerin ödemesi gereken para cezası da 135 Euro’ya yükseltildi.

Hepsine plaka

Almanya, gerekli yasal düzenlemeler konusunda elini çabuk tutan ülkelerden biri. Ulaştırma Bakanlığı, tüm elektrikli scooter’ları kayıt altına aldı ve her birine bir plaka verdi. Bu araçları dar kaldırımlarda sürmek yasak, sürücüler 14 yaşından küçüklere kiralanamıyor.
San Francisco’daysa bir gecede bütün scooter’lar toplandı. Ancak iki ay sonra, gerekli yasal düzenlemeler yapılınca burada tekrar ‘en çok scooter’ın olduğu kentlerden biri’ unvanını aldı.
Brüksel’de elektrikli scooter’lar bisiklet sınıfında kabul ediliyor ama mesela Hollanda’da kendinize bir elektrikli scooter satın alabilirsiniz ancak onu şimdilik özel mülkünüzde kullanabilirsiniz.
Elektrikli scooter’lar, turistler tarafından da sıklıkla kullanılıyor. Bu yaygınlık, beraberinde kazaları getirse de elektrikli scooter’ları sadece bununla anmak haksızlık olur. Yine de belirtelim: 2017’de Los Angeles’ta 249 kişi, elektrikli scooter’a bağlı kazalar nedeniyle soluğu hastanede aldı. Kazazedelerin yüzde 91.6’sı araçtan düşmüş veya bir nesneye çarpmış sürücülerdi. Yüzde 8.4’ü ise scooter’ın çarptığı yayalardı. Sürücülerin sadece yüzde 4.4’ü kask takıyordu. İki scooter sürücüsü; İngiliz sosyal medya fenomeni Emily Hartridge ve Brüksel’de ismi açıklanmayan 41 yaşındaki bir adam, bu yüzden hayatını kaybetti.
Kask ve hatta eklem koruyucu kullanmayı ihmal etmeyin; kentinizdeki scooter paylaşma girişiminden kask talep edin. Amerikan elektrikli scooter paylaşma girişimi Bird, şimdiye dek kullanıcılarına 50 binden fazla kaskı ücretsiz dağıttı. Türkiye’nin şu an tek scooter paylaşım girişimi olan Martı’nın da bu konuda çalışmaları sürüyor.

Geleceğin  ulaşım aracı mı yoksa baş belası mı

Kullananlar anlatıyor

Burçin Cimşit:
Elektrikli scooter’ı sabah-akşam Söğütlüçeşme-Yoğurtçu Parkı arasında kullanıyorum. Söğütlüçeşme Metrobüs’ten Moda’ya direkt bir ulaşım aracı olmadığı için işime yarıyor hem de yoğun trafikli alanlarda hayat kurtarıyor. Artık bir sürü noktada Martı’ları bulabiliyoruz; erişimi kolaylaştı. Eğlenceli ve çocukluğumu anımsatıyor. Uygulamadan bazı taleplerim var: Kask vermiyor. Biraz pahalı buluyorum. Özellikle ilk binişlerde bir kampanyaya ihtiyaç var çünkü acemi olduğunuz için normalden daha yavaş sürüyorsunuz ve gittiğiniz süre de ödediğiniz ücret de artıyor. Martı’lar sokaklara homojen dağılmalı, toplu taşıma duraklarında daha çok sayıda scooter olmalı.

Emine Yılmaz:
Mart ayında tatile gittiğimiz Lyon’da ‘Lime’ uygulaması üzerinden elektrikli scooter kiraladık ve ilk kez kullandık. Gezimiz sırasında bize zaman kazandırdı, daha az yorulduk. Lime uygulamasında aracı uygun bir yere bırakıp fotoğrafını yüklüyorsunuz. Akşamları toplanıp şarj ediliyor, belli noktalara geri bırakılıyor, bu işlemi yapanlara da para kazandırıyor. Eşimin dizlerinde sorun var ve uzun süre yürüyemiyor. Çok memnun kalınca, bir tane satın aldık. Katlanabilir olduğu için arabayla gittiğimiz yurtdışı seyahatlerinde de yanımıza aldık, onunla gezdik.

YouTuber EnBaba (@enbabavekizlari):
Kendinize ait bir scooter’ınız varsa onun şarjı, eve taşınması, gideceğiniz yerde bırakamamak gibi sorunlar sıkıntı yaratabilir ama kiralama sisteminde bu problemleri hissetmiyorsunuz. Ben Martı’yı denedim. 24 saat hizmet olmaması ve scooter’ın aracın yolun hangi tarafında park ettiğini haritadan anlayamamak gibi sorunların dışında çok pratik bir uygulama; özellikle de o an yorgunsanız veya aceleniz varsa... Bir keresinde, haritadaki noktaya ulaştım ama scooter yolun diğer tarafındaydı ve arada da bariyer vardı.

Fırat Cavaş:
Elektrikli scooter’ımı her gün kullanıyorum. Saatte sadece 25 kilometre hız yapabiliyor, İstanbul’un çok dik yokuşları hariç, performansı iyi. Kask kullanmıyorum ama kullanmam gerektiğini biliyorum. Elektrikli scooter’la arabaların olduğu yerden gitmek tehlikeli olabilir. Motor ve bisikletleri yolda sıkıştırdıklarını biliyorum ancak sanırım elektrikli scooter’lar insanlara ilginç geldiği için daha dikkatli davranıyorlar. Ben asıl yayalarla sorun yaşadım ama sorun onlarda değil, bizde. Kaldırımlarda yayalar yürümeli, scooter sürenler değil. Bisiklet yolundan gidebiliriz ama yayalar da bisiklet yolundan yürüyor. Şimdilik, yavaş ve çok dikkatli gitmekten başka çaremiz yok.

Geleceğin  ulaşım aracı mı yoksa baş belası mı

10 dakikası 10.5 lira

KİRALAMA UYGULAMASI ‘MARTI’NIN KURUCUSU ALPER ÖKTEM

◊ Martı kuşu, İstanbul’umuzun bir simgesi, özgür, mücadeleci ve girişken bir kuş. Bu sebepten ötürü bu ismi seçtik.
◊ Martı’larımızın ömrü 1-2 ay, Türkiye’de kullanıcıların araçlara çok iyi baktığını söyleyemeyiz. Bir Martı’nın maliyeti, üzerindeki teknolojiyle 3500 lirayı buluyor. Zarar etmeden kalıcı olamayız. Biz Martı için doğru iş modelini bulduğumuza inanıyor, 4-5 yıl sonra kâra geçebilmeyi hedefliyoruz. Kask temin etmek konusunda çalışmalarımız var.
◊ Ücretlendirme sistemini oluştururken, yurtdışındaki örnekleri inceledik. Fransa, Portekiz, ABD gibi ülkelerin büyük şehirlerinde elektrikli scooter kiraladığınızda, 10 dakikalık bir yolculuk için ödediğiniz bedel, bir bardak kahve fiyatına denk geliyor. Biz de Martı’yı bu denklem üzerinden fiyatlandırdık. Martı’yla 10 dakikalık bir yolculuğun bedeli 10.5 TL. Elektrikli scooter’ların yayaları rahatsız etmesini önlemek için Martı’ları kilitliyoruz.
◊ Martı’ya binerken çevreye her zaman dikkat edin, eki açıklama ve kurallara uyun. Martı’ya binerken kulaklık takmayın, tek elle sürmeyin, iki kişi binmeyin, 18 yaşın altındaysanız kullanmayın.

 Pierre-Henry Boivert Foresto: Elektrikli scooter, bana her gün 40 dakika kazandırıyor. Sabah scooter’a binerek tren garına varıyorum, trenden inip tekrar scooter’la işe varıyorum. Scooterım olmasaydı sabahları daha erken kalkmam gerekirdi. Scooter bisikletten daha iyi çünkü Fransa’daki trenlerde bisiklet yeri bulmak sıkıntılı. Küçük dairemde de bisiklete yer bulamazdım. Paris’te her yer scooterlarla doldu. Kaldırımların üzeri, yol kenarları, bazen yolların üzeri bile…. Bu konuda bir yasa çıkarmanın gerekliliğini anlayabiliyorum yoksa yakında şehirde Parislilerden çok elektrikli scooter olacak.

Faset sendromu belirtileri ve tedavisi

Faset sendromu belirtileri ve tedavisiDoç. Dr. Eren Erdem Faset Sendromu'nun ne olduğunu, belirtilerini ve nasıl tedavi edildiğini, Hürriyet Lifestyle'dan Gizem Aydoğan'a açıkladı.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle